Adının ve ülkesinin ne önemi var; mülteci durumunda olduğu bu ülkede yaşamak için ekmeğe, ekmek içinde paraya ihtiyacı var. Ya göğsüne AÇIM diye yazacak dilenecek ya da mendil satacak. Ona dilenmek ağır geldi. Oysa çok kısa zaman önce evi, annesi, babası, kardeşleri, arkadaşları, ülkesinde aç veya tok huzurlu bir yaşamı vardı. En önemlisi vatanı, bayrağı vardı. Ülkesinin sokaklarını bir zamanlar neşeli çocuk sesleri inletirdi. Oysa şimdi top tüfek sesleri kahredercesine yankılanıyordu dört bir yandan. Köyü, kasabası, şehirleri adeta enkaz yığınına dönmüştü. Tarih ve kutsal mabetler bir bir yok ediliyordu.

Nereden bilebilirdi ki ülkesindeki birlik ve beraberliğini bozmaya çalışanlar bir gün muvaffak olacak, ülkesini kan gölüne çevirecek, olan kadınlara ve kendisi gibi masum çocuklara olacaktı. Oysa kendilerine silah doğrultanlar ülkeden kaçmalarına vatansız kalmalarına sebebiyet verenler bir zamanlar ekmeklerini, aşlarını bölüştükleri, farklı mezhep, ırk ve dile sahip olsalar bile tarihlerini birlikte yazdıkları dost ve ahbaplarıydı. Bir kere ateş düşmeye görsün işte her şey alt üst olmuştu tıpkı yaşamları gibi. Ya ülkelerinde kalarak çeşitli işkencelere maruz kalacak ya ölecek ya sakat kalacak ya da ülkelerini terk edeceklerdi.

Bir kısmı ülkesinde kalarak savaşmayı hatta çocuk yaşta savaşmayı seçti. Bir kısmı savaşın getirdiği yokluk ve sefalet içerisinde kayboldu. Bir kısmı sakatlandı. Bir kısmı annesiz babasız savunmasız istismara açık hale geldi.  Bir kısmı ailesi ile vatanını terk etti. Kolay değildi dilini kültürünü bilmedikleri bir ülkede mülteci olarak vatansız olarak yaşamak. Ama diğer çocuklara göre yine şanslılardı onlara kucak açan iyi kötü sığınacakları sınırlarını açan bir ülke vardı. Bu durum başkalarının başına gelse acaba kaç kişi namluların, mayınların hedefinden kaçabilecek, sığınabilecek bir ülke bulabilirdi kaç kişi. Savunmasız masum çocuklara çevrilen namluların gölgesinden kaçabilmeleri hatta bazı durumlarda çeşitli çocuk istismarlarının yanında ölümün kurtuluş olabileceği durumlardan kurtulabilmeleri nasıl mümkün olabilecek ti?

İşte büyükler kavga ederken ezilenler en büyük bedeli ödeyenler çocuklar ve kadınlar oluyor ve savruluyorlardı dünyanın dört bir etrafına;  vatansız, bayraksız, aidiyetsiz. Bunlar savaşın kıydığı, savurduğu, kimliksiz, vatansız yaşamaya mecbur bıraktığı masum çocuklardı. Bu çocuklar bir şekilde hayatlarını devam ettirebilseler bile ileriki dönemde yaşadıkları travmaların sonucunda psikolojik ve psikososyal sorunlara yol açabilmektedirler. Dolayısıyla daha çocuk yaşta kaybolan hayatlar, yaşanmamış çocukluklar, mağduriyetler, eğitimden mahrum kalmalar pırıl pırıl olabilecek bir nesli maalesef imha eder.

Kim niye diğerine üstünlük sağlamak istiyor, hangi çıkarın neyin kavgası veriliyor anlaması mümkün değil ve savaşın ortasında, top tüfek sesleri arasında annesinin sinesine sığınan yavru sorar “Anne çocukları daha küçük kurşunlarla mı öldürüyorlar? Bir diğeri sorar yine “ Cennette anne çukulatalı süt verirler mi anne?” Bir anne ve çocuk için zor anlar bu olsa gerek.

  Bütün bunlar üstelik yeni oluşan şartlara göre sık sık güncellenen savaş durumunda çocukların en az zarar görmesi amaçlanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine rağmen yaşanır üstelik tüm dünyanın gözü önünde.

Savaşın ezdiği yok ettiği savurduğu çocuklara her yıl bir yenileri eklenerek devam eder gider.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hakan türkmen 4 yıl önce

Şimdi bizim ülkemize aynı senoryo üzerinde çalışmalar var. Bunu başarabilirler mi doğrusu emin değilim. Ya olursa diyede aklımdan geçmiyor değil. İşte o zaman ne yaparız çocukları alıp en yakın sınır yunanistan alımı? Alda ne yer ne içeriz. Gitmesek savaşsak ben ölsem o küçücük çocuklara yapılan zulumleri görüyorum kafayı yememek elde değil. Onun için hocam hiç bir zaman savaşın kazanannı olmuyor. Allah yar ve yardımcımız olsun