İçinde müstesna gecelerden “Berat Kandilini” de barındıran Hicri Takvime göre Şaban ayını idrak ettiğimiz şu günlerde ne kadar çok arınmaya, tövbe etmeye,  kendi hayat muhasebemizi yapmaya ihtiyacımız var. Adı üzerinde “Beraat” yani günahlardan arınma temize çıkma demek. Dünya lisanında da kullanırız bu sözcüğü sanığın suçsuzluğu anlaşılırsa Beraat etti deriz. Yani aklandı, temize çıktı, kurtuldu deriz.
Peki, nedir bu geceyi anlamlı kılan hadise. Rivayet olunur ki bu gece Kur’an-ı Kerimi Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına indirildiği gecedir. Levh-i Mahfuz Allah’ın yerleri gökleri dünyayı yaratmadan önce olacakların, tüm yaşanan dakikaların, evrendeki bütün varlıkların kıyamete kadar tüm anlarının kayıtlarının tutulduğu, muhafaza edildiği, kaderlerin kayıt altına alındığı kâinat programıdır. Kısaca kâinatın hafızasıdır.
 İşte Berat Gecesinde tüm evrenin kayıtlı olduğu bu ilahi muhafazadan kutsal kitabımız Kur’an yeryüzüne indirilmiştir. Ayrıca insanların bir senelik yaşam, doğum ve ölümlerinin belirlendiği, rızıklarının dağıtıldığı, fıtrat üzerine yazılan kaderlerinde yaşayacakları hadiselerin belirlendiği bu gecede ibadet ve amasız itaatte samimi olanların, tövbe ve istiğfarda, ibadette, hayır ve hasenatta, yardımlaşma, güzel ahlakta önde gidenlerin geceyi istiğfar ibadet ve hayırla ihya edenlerin bağışlanacağı gecenin sabahında Allah’ın izniyle temize çıkacağı müjdelenmiştir.
Rahmet ve tövbe kapılarının açıldığı, Allah’a şirk koşmayanların dışında hemen herkesin bağışlanacağı bu gecede yeter ki o geceye kadar işlenmiş olan günahlara çok samimi şekilde tövbe ederek Allah’tan af ve mağfiret isteyelim ve bir daha yapmamaya söz verelim. Şu günah yüklerimizi sırtımızdan atıp ilahi bağışlanmayı umarak Kur’an ahlakına sahip olmak hem bizi kurtaracak hem de dünyayı yaşanır kılacaktır.
Berat gecesi öyle bir gecedir ki müminlerin günah yüklerinden kurtulmaları için büyük bir fırsattır. “İstiğfar eden yok mu onu bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Başında sıkıntısı olan yok mu selamete erdireyim ona sağlık ve afiyet vereyim.” Tan yeri ağarıncaya kadar ilahi rahmetin rücu ettiği geceyi ve gündüzünü değerlendirenlere ne mutlu. Böylesine bir fırsatı ganimet bilip bağışlanmayı boynu bükük gözü yaşlı yaratıcıdan talep edenler, kılmadıkları namazlar, tutmadıkları oruçlar için bağışlanmayı dileyenlere ne mutlu. Ahlaki kaygılarından ona sığınanlar, nefsinin isteklerine Allah istemiyorsa konu kapanmıştır yaklaşımıyla yaklaşmayı taahhütte bulunanlar bir daha bir daha yapmamak üzere istiğfar da bulundularsa ne mutlu onlara onlar bahtiyarlar sınıfına gireceklerdir. Tüm bu müjdelere gözünü kulağını kapatıp günah dehlizlerinde sürüklenenler kul hakkı yiyenler, para ve makam hırsı uğruna her yolu mubah sayanlar,  insanları incitenler, Allah’ın haram kıldığı işlerde halen ısrar edenler kaybedenlerden olacaklardır ne yazık ki
Ve her birimiz bu mübarek gecede bir nefis muhasebesine tabi tutmalıyız kendimizi. Yüce kitabımız Kur’an ahlakı bizim hayatımızda ne kadar yer alıyor? Çocuklarımız Kur’an ahlakının ne olduğundan haberdar mı? Yüce kitabımızın Arapçasını okurken acaba Allah ne diyor diye merak edeniniz oldu mu? Hadi tefsiri okuyalım diyeceğim ama kaç kişi Kur’an mealini sonuna kadar okudu. Çeşit çeşit renk renk birinci ofset basılmış, yanı başında hatta her ayetin altında meali olan Kur’an dan da kaçımızın evinde var.  Evimizde olsa bile kaçımız merak edip Allah kelamında ne diyor diye merak etti. Elimizdeki telefondan da tek tuşla sahih kaynaklara ulaşmak mümkün. Namaz kılarken kaçımız okuduğumuz surelerin anlamını biliyoruz. Fatiha’nın anlamını kaç kişi biliyor, sırat-ı müstakim derkenher rekâtta ne demek istediğini merak edip öğrenen var mı? Bana hiç vaktimiz yok ekmeğimizin peşinde koşmaktan yoruluyoruz vakit kalmıyor demeyin. Eğer inanıyorsanız iman sahibi iseniz o kadar çok malayani işler vaktimizi alıyor ki bunlardan birinden vaz geçsek dinimizi Allah’ın bize gönderdiği kitapta ne söylediğini öğrenmek içinde vakit bulabiliriz. Hatta illa ha ki beş vakit namaz,  hem farzı yerine getirmiş olacağız hem de Allah’a olan minnetimiz ve şükrümüzü eda etmiş olacağız.   
Velhasıl Beraatımızı elimize alacağımız samimi ve ihlasla bir “ BERAT GECESİ” geçirmemiz için her birimizin evimizin en mutena köşesinde Allah’ın huzurunda tüm hayatımızı göz önüne alarak nerelerde yanlış yaptığımızın hesabını vererek tüm içtenliğimiz ve gözyaşlarımızla mana büyüklerinin ettiği şu duayı etmeliyiz. “ Allah’ım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü sen buyurdun ki, ‘Allah dilediğini siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz O’nun katındadır.”
 Hepinizin bu gecede etmiş olduğu tövbelerin ve duaların kabul olması niyazıyla hayırlı kandiller.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.