Öne Çıkanlar TÜFE fethi özger alkent 2000 Şahap Sarıer istanbul

Kelimeler, Hayallerle Dans Eder…

Kelimeler, Hayallerle Dans Eder…

Büyük Türkiye Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Yazar Ahmet Karayün, “Bana Biraz Sen Lazımsın” kitabının yazarı Şenay Ertuğrul Seçkin ile çok özel röportaj yaptı.

O bir hemşire… Meslekteki 25. Yılına rağmen, edebiyatı kendisini ifade etme biçimi olarak görüyor ve ikinci kitabıyla okurlarının karşısına çıkıyor. Adom Yayıncılık’tan yayınlanan Bana Biraz Sen Lazım kitabından sonra şimdi de Kayıp Satırlar kitabıyla raflarda yerini alan yazar Şenay Ertuğrul Seçkin ile keyifli bir söyleşi yaptık. Sizi, okumak, yazmak ve kitapların dünyası ile ilgili yaptığımız röportajla baş başa bırakıyoruz.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1975 Ankara Beypazarı doğumluyum. Evli iki çocuk annesiyim. Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi mezunuyum. Meslekte 25. yılımı çalışıyorum. İlk kitabım, Bana Biraz Sen Lazım; ikinci kitabım, Kayıp Satırlar.

Yeni çıkan kitabınız “Kayıp Satırlar” ile ilgili okurlarınıza biraz bilgi verir misiniz? Ne bulacaklar bu kitapta?

İlk kitabımla benzer içerikte ve günlük hayata dair yazılarım var. Herkesin iç dünyasına hitap edebilecek duygular olduğuna inanıyorum.

Yazmaya nasıl başladınız? Bu sizin için bir tutku muydu? Yazma yeteneğiniz olduğunu nasıl fark ettiniz?

Yazmaya lise yıllarımda başladım. Şiire düşkünlüğüm hep vardı. Öğretmen anne ve babanın etkisi diye düşünüyorum. Yazmak tutku değil yaşam biçimi. Herkesin kendini ifade ettiği bir yolu vardır muhakkak. Ben yazmayı seçtim.

Kitaplarınızda vurguladığınız ana tema nedir? Okuyucularınızın hangi duyguyu hissedip birebir yaşamasını istersiniz?

Ana tema net olarak şudur diyemem. Bir şiirde anneyim bir diğerinde evlat yani herkes ’im herkes ’ten olanım. İçten gelen, günün getirdiği duygu düşünceyim. Okuyucu eğer şiir seviyorsa zaten beni anlar. Ufak düz yazı şeklinde denemelerim de şiirsel dille yazıldığı için; kitaplarım da aynı duyguları veriyor bence.

Yazılarınızda yaşantınızdan parçalar var mı yoksa tamamen hayal gücüne mi dayanıyor?

Yazdıklarım duygularımdır, yazdıklarım yaşadıklarımdır. İnsan hissetmeden nasıl yaşar, nasıl yazar bilmiyorum?  

Türkiye’yi Dünya ülkelerine göre sıralamaya alırsak okuma oranı en düşük ülkelerden biri… Okuma oranını iyileştirmek adına neler yapılabilir? Neden okumayı seven bir millet değiliz?

Çağımız iletişim çağı ama en iletişimsiz zamanları yaşıyoruz. İnsanlar birbirini dinlemiyor ki birinin yazdığını okusun o kitapta kendini bulsun. Günü kurtarmaca bir hayat bakışı ile yaşandığını düşünüyorum. Anne baba, çocuğunun kitap okumasını istiyorsa ona örnek olmalı, sanal dünyadan uzaklaşıp gerçek hayata dönmeli. Doğada her şey, her hareket taklit üzerinedir. Sen kitap okursan; eşin de dostun da çocuğun da çevren de kitap okur.

Kitaplarınızı ne kadar sürede yazıyorsunuz? Yazarken belli başlı kurallarınız var mı? Varsa bunlar neler?

Kitap ya da yazı yazmanın belli bir zamanı yok. Bunun bir düzeni olduğuna inanmıyorum. ‘Her dua nasibine, her nasip vaktine esirdir’ hiçbir kuralım kaidem yok kitap ile ilgili. Bir şeyler yaşanır bir kenara iki satır karalanır, bir gün karşına çıkar ve o yazdığının üstüne düşünce eklenir, yazı şekillenir.

Hangi tarz kitapları okuyorsunuz? İdolünüz, kendinize yakın hissettiğiniz yazarlar kimler?

Çok geniş ve çeşitli kitaplar okuyorum. Okuduğum kitaplar belli bir konuyla ilgili değildir. Tarih de severim biyografi de. Mesnevi de okurum Pir Sultan Abdal da.

Sizce bir kitabın başarılı olabilmesi için çok fazla okunması gerekiyor mu? Genel olarak baktığımız vakit; dünya klasiklerine giren bazı romanlar yayınladıkları ilk zamanlar önemsenmiyor ve ya yazarları öldükten sonra değerleniyor. Bu duruma olan bakış açınız nasıl? Bir kitap çok okunursa mı değerli, başarılı vs. olur?

Günümüz Türkiye’sinde kitabın başarılı olması o kişinin toplum tarafından kabul edilmesi ile ilgisi olduğunu düşünüyorum. Çoğu başarılı yazarın bilinmeyen kitapları var. Kendimi yazar şair diye de adlandırmıyorum;  çünkü bu işi yapan çok başarılı ve profesyonel insanlar var. Ben henüz öğrenciyim, kendimin öğrencisiyim. Son zamanlarda çok kitap çıktı yazar olmanın o kadar kolay olduğunu düşünmüyorum. İki kelam ettik diye bu unvana layık değilim. Bizimki ahval-i beyan.

Gelecekte gerçekleştireceğiniz projeleriniz neler? Yeni bir kitap yazıyor musunuz veya yazacak mısınız?

Gelecek dediğimiz, kocaman muamma. Evet, yazıyorum her an her yerde yazılacak bir sürü duygu, düşünce, hayatlar var. Kalemim yettikçe, dilim döndükçe, beyin düşünüp ürettikçe yazmak durmayacaktır bende.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.