Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkça, Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkça

Ülkemizi kasıp kavuran orman yangınları, sel baskınları millet olarak tarifsiz acılar bıraktı yüreğimizde.

Yanan her ağacın feryadını yüreğinde hissedenlerden biride benim.

Ağaçların üzerinde yuva yapan hayvanların yanarken çıkardığı can hiraş sesleri, alev alev yanan ağaçlardan gökyüzüne doğru yükselen dumanları, kilometrelerce uzaktan iliklerimize kadar hissettik...

Ciğerlerimiz yandı kavruldu ağaçlarla beraber kül oldu.

Ardından gelen sel felaketi; umutları, hayalleri, hayatları, önüne katarak sürükleyip götürdü.

Yanan her ağacın ızdırabını acısını, üzerinde barındırdığı hayvanların çığlıklarını kalbimde hissettim. İnsanların çaresizliği gözlerimin önünden hiç gitmedi...

Neden! diye kendime sordum neden?.

Biri bitmeden diğeri başlıyor. Başımı ellerimin arasına alarak düşündüm, sonra kafamı kaldırdım etrafıma baktım, gördüm ki! Art arda gelen bu felaketler sebepsiz değil!

Rabbim biz insanoğlunu afetler ve musibetler göndererek ikaz ediyor; "Durun! Kendinize gelin, yaratılış özünüze dönün" diyor.

İnsanoğlu yaratılış gayesini unutmuş; Eski samimi dostlukların yerini sanal dostluklar almış. Sevgiler pamuk ipliğine bağlanmış, en ufak bir sarsıntı da hemen kopacakmış gibi iğreti duruyor.

Sırtını dayadığın yıkılmaz sandığın kocaman heybetli dağ, ufacık bir sarsıntı da sallanmaya başlıyor. Herkes kendi doğrularını karşındakine zorla dikte ederek kendini haklı göstermenin derdine düşmüş.

Büyüğün küçüğe sevgisi, küçüğün büyüğe saygısı kalmamış.

Edep, haya, sadece lügatlarda kalmış.

"Giyinik çıplaklar çoğalmış, hatta giyinik kısmı kalkmış sadece geriye çıplaklar kalmış. İç çamaşırı ile dolaşmak modernlik olmuş.

Adalet terazisinin şirazesi kaymış, haklı haksız ayırt edilmez olmuş.

Ahlak, ayaklar altına alınmış, namus kavramı anlamını yitirip utanılacak bir kavram haline gelmiş.

İnternet, sosyal medya ve sansürsüz TV kanalları ile "mahremiyet" kavramının anlamı ortadan bilinçli bir şekilde kaldırılmış.

Aklı uçkurunda sapıklar türemiş, el kadar bebeklere, kadınlara hatta hayvanlara tasallut ederek kirletmişler. Yetmemiş bu dünyadan ebedi âleme geçmelerinin yegâne sebebi olmuşlar.

Yıllarca kafalarını kuma gömerek cinsiyet tercihlerini belli etmeyen Lut kavmi artıkları, yeniden başlarını saklandıkları çukurdan çıkarıp bütün iğrençliklerini göz önünde yaşamaya başlamışlar.

İnsanoğlu çıldırmış! Yüreklerinde merhametin zerresi kalmamış. Hayvanlara yaptıkları işkenceden haz alamayıp, doyuma ulaşamamış olacaklar ki! Kirli emellerini, kendilerinden güçsüzler üzerinde denemeye başlamışlar. Bu nedenle hemen hemen her gün kadın, çocuk cinayetleri artarak devam etmiş.

İffetli kadınlarımız, genç kızlarımız geri kalmışlıkla, yobazlıkla itham edilmiş, sevgili listen ne kadar kabarıksa o kadar popülerliğin artmış.

Özel hayat diye bir şey kalmamış. Sosyal medyada aldığın "like" ler hayat standart'ımız olmuş.

Hülasa; Allah’ın kâinatı yaratmasının amacının kendini tanıtmak olduğunu unutup, insanoğlu dünya'da ebedi kalacakmış gibi yaşamaya başlamış.

“Cinleri ve insanları beni tanımaları, kulluk etmeleri için yarattım.” (Zariyat, 51/56)

Allah bu kâinatı ve kâinatın en önemli mahsulâtı, meyvesi olan insanları yaratmış ki onlara kendini tanıtsın. Yani;

- Cemal ve celal sıfatlarını onlara bildirsin.

- Sonsuz ilim, kudret ve hikmetini göstersin.

- Tükenmez hazineler sahibi, nihayetsiz kerem sahibi olduğunu ortaya koysun.

- Sonsuz rahmet, muhabbet ve şefkatiyle kullarını kucakladığını, yeryüzünü bin bir çeşit nimetlerle donattığı bir sofra halinde sunmakla onlarla yakından ilgilendiği, onları himaye ettiğini göstersin.

Bütün bu gerçekleri görüp onu tanıyanlarla, kör olup tanımayanlar için bu dünya bir imtihan salonudur. Yaradılış gayemizden saptığımız anda Allah (c.c) musibetlerle, doğal afetlerle bizi imtihan eder.

Doğru yoldan sapmasınlar, yaratılış gayelerini unutmasınlar diye....

Rabbim son anımıza kadar ayaklarımızı sabit kılsın. Bizleri Sıratı müstakimden ayırmasın.

Selam ve dua ile

Aynur Yavuz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nurettin 4 hafta önce

Kalemine yüreğine sağlık. Biz insanları düşünmeye rotamızı sorgulamaya sevk eden güzel bir yazı.

Avatar
Nurhan Aydoğan 4 hafta önce

Rabbim tez zamanda bu nesile şuur nasip etsin ,yoksa bilim harap,

Avatar
Nurten Türkmen 4 hafta önce

Aynur hanım yüreğinize ve kaleminize sa

Avatar
Birnur 4 hafta önce

Rabbim ıslah etsin inşAllah

Avatar
Sultan Alacalı 4 hafta önce

Degerli ablacığım yine kaleminden dökülenler kalpten dökülmüş rabnim imtihan dünyasında yaşayan bizleri dünyaya gelişimizin asıl gayamizi unutturmasın ıslah eden kullarından eylesin amin ders cıkaran özümüze dönmeyi nasip etsin. Amin.