Korona Virüs ve Sonrasında Gıda Sektörü

Küresel markaların pek çoğu Çin’deki faaliyetlerini kısmen ya da tamamen askıya aldılar ve Asya pazarında küçülmeye gittiler.

Bu noktada Türkiye için hem yeni doğrudan yatırım fırsatlarının ortaya çıktığı hem Çin’in üretiminde durağanlık sebebiyle petrol ve petrol ürünlerinin azalması ve buna bağlı olarak akaryakıt fiyatlarında düşüşlerin meydana gelmesi Türk imalatçısının üretim maliyetlerini de düşürecek bir gelişme olacaktır.

Petrol ve türevlerindeki düşüş kademeli olarak gıda ambalaj ve ithal hammadde fiyatlarına etki edecek maliyetlerin düşmesine sebep olacaktır. Küresel krizin bitmesinin ardından tüm gıda üreticileri hammadde ve malzeme alımlarını ve satış fiyatlarını yeniden güncelleyerek sahaya yansıtabilecekler.

Dünya’nın en büyük gıda ve hammadde üreticilerinden olan Çin’den gıda ithalatı yapan ülkelerde corona virüsü sebebiyle yeni tedarikçiler aramaktadır. Bu duruma en yakın örnek olarak sınırlarını Çin’e kapatan Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı meyve ve sebze kotalarında artışa gitmesi ya da Ortadoğu pazarına gönderemediği pirinç açığını ülkemizden talep etmeleri gibi İthalatta rotayı Türkiye’ye kıran ülkeler örnek gösterilebilir. Dünya pazarında meydana gelen talep doğrultusunda dışa açılabilecek vizyon ve güce sahip tüm yerli üreticiler doğru planlama ile çok hızlı bir şekilde kabuğunu kırıp dünya pazarına ürün satışı yapabileceklerdir. Direk kendileri bu yasal prosedürleri yerine getirmeyecek ama uygun kalite ve standartta üretim yapabilecek firmalar odalar ve dernekler aracılığıyla yurt dışına ürün satabileceklerdir. Bu aşamada esnaf odaları, dernekler ve meslek odaları gibi stk ların önemi bir kez daha anlam kazanmaktadır.

Şimdiye kadar sadece kendi içerisinde yardımlaşma ya da sosyal planlama yapan ama kendi profesyonel alt yapısını uygun organize edememiş stk lar ise gerçek anlamda bir çöküş yaşayacaklardır.

KRİZ ve KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİ

Küresel tedarik zinciri söylemi geçmiş 50 yıl içerisinde dünya basınında hiç bu kadar yer almamıştı. Dünya çapındaki büyük şirketler ve yatırım şirketleri Çin’den başlayan tedarik zincirinin dünyanın diğer ülkelerindeki tüketicileri nasıl etkileyeceğini ve kendilerine gelecek finansal zararları ince ince hesaplamaya başladılar bile.

Aslında Küresel tedarik zinciri terimi Türkiye için gerçek anlamda sık kullanımı olan bir kavram değildir. Ülkemizde İşin profesyonellerinin dışında birçok kişi tarafından sadece lojistik ile alakalı bir çalışma olduğu sanılmaktadır.

Tedarik zinciri yöneticileri konseyinin anlam açıklamasıysa ;
“Tedarik zinciri yönetimi, bütün olarak tedarik zincirinin ve birim şirketlerin, uzun dönem performanslarının arttırılması amacıyla, bir kurum içindeki iş kolları arasında, bilinen iş fonksiyonlarının ve aralarındaki uygulamaların sistematik ve stratejik koordinasyonudur.”

Hammaddeden başlayarak nihai tüketiciye kadar olan tüm süreçlerin kontrolü ve denetimi bugün ticari başarının ayrılmaz bir parçasıdır. Aslında puzzle’ın ‘tüm parçalar tamam’ diye düşünülürken bu parçalardan en önemlisi olan Gıda Güvenliğinin de bundan sonraki tedarik zinciri yönetiminde temel taşı olduğunu ve bugüne kadar göz ardı edildiğini haykırırcasına tüm gıda sektörüne ispatlamıştır.

TÜRKİYE ‘DE KRİZİN SEKTÖRE ETKİLERİ

Türkiye’deki işletmelerin % 60 kobi ve % 15 esnaf işletmeler olduğunu düşündüğümüzde, bu işletmelerin bir daha geri kapılarını açamama endişesiyle karşı karşıya kalmışlardır.

Özellikle zincir restoran, kafeler ve lokantaların hali hiç de iç açıcı değildir. Bir yerde yemek yemek bu durumda en riskli durum olarak basında yer almaktadır. Bu durumda belki işletmelere farklı şekilde destek olacağını düşündüğümüz paket servisler ise evlerde yemek yaparak vakit geçirmenin ve son zamanlarda ön plana çıkan yemek programları etkisinde evlerin mutfaklarında yaratıcılık algısını yükselttiği için bu fikrin bir dayanağı olmamıştır. Kriz bu işletmeler için daha da derinleşmiş ve işletmeler artık kapatma noktasına gelmiştir.

Kaldı ki bu kapatmaların ardında yüzlerce çalışanın işsiz kalması, işletmelere tedarik sağlayan firmaların ödemelerini alamamasının yaratacağı domino etkisi ile en dibi virüs etkisi bittikten sonra ekonomik bir çöküş olarak karşımıza çıkacaktır.

Dünyadaki en büyük restoran zincirlerindeki bile kırılganlıklardan, gıda bulunabilirliğine yola açan korkulara kadar bu sıkıntıları direk yaşamaktadırlar. Bir taraftan hızlı gelişime ayak uydurmaya sağlamaya çalışırlarken diğer taraftan ise ekonomik olarak bu düzene yetişmekte hayli zorlanmaktadırlar.

Gıda sektörünün en önemli halkası olan zincir market ve perakende satış yapan firmalar ise müşterilerini en iyi şekilde nasıl koruyacağını ve geleceğe karşı nasıl süreklilik sağlayacaklarını düşünüp yeni düzene karşı stratejilerini oluşturmaya başladılar bile.

Bundan sonraki süreçte perakende satıcılar özellikle iç pazarlarındaki tedarikçileri desteklemenin ne kadar önemli olduğunun farkına vardığı için yerel üreticileri destekleyen ve onlara yol gösteren bir hamilik üstlenerek bu halkanın bir sonraki krizde kırılmaması için mücadele edeceklerdir. Bundan sonra ise yerel tedarikçiler bu destekler doğrultusunda belki de bugüne kadar karşılarına hiç çıkmayan özel fırsatları doğru şekilde kullanabilirlerse istedikleri ticari yerlere ulaşabileceklerdir.

Tabi ki iki taraf için de önemli olan bundan sonra tek kriter olacak doğru üretim proseslerinde, gıda güvenliğinin ön planda olduğu ve zincirin hiç kırılmadığı sağlıklı ürünleri müşterilere ulaştırmak olacaktır.

Üretici firmalar tarafındaysa yine ilerleyen günlerde kendi üretimini yapan ama dağıtımını bayilik sistemi ile sağlayan tüm firmalar sistemlerini bypass edeceklerdir. Tüm ticari riski bir bayide toplamak yerine gerekli dağıtım alt yapısını oluşturup direk nihai tüketicilere kendileri satış yapmaya başlayacaklardır.

Bu şekilde riski küçültmüş olacaklar ama aynı oranda uzun ve kısa vadede planlanmış büyüme planları da küçülmüş olacaktır. Kısa vadede üretimde azalma etkisi yaratsa bile uzun vadede daha güçlü bir ticari yapı oluşturmalarını sağlayacaktır .

E-ticaretin son yıllarda ön plana çıkışıyla birlikte birçok firma bu kanalda hızlı ilerlese bile oran olarak düşündüğümüzde ülkemizde hak ettiği yeri bulamamış sadece beyaz yakalı ve çalışan insanlara hizmet eden bir satış kanalı halindeydi. Yıkıcı bir deprem etkisi ile gelen bu kriz hepimizin alışveriş alışkanlıklarımızı tabularını yıktı ve e-ticaret üzerinden daha güvenli alışveriş yapabileceğimizi çok hızlı bir şekilde her yaşa ve kitleye öğretmiş oldu.

Bu duruma hazır olan global firmalar dışında kalan yerli üreticiler ise depolarında milyonlarca liralık ürün olmasına rağmen istedikleri satışları yapamamış hatta üretim hatlarını tamamen durdurmak zorunda kalmışlardır. Her ne kadar en hızlı satış yapılabilecek kanal olmasına rağmen e-ticaret kanalı ürünü doğru anlatmak ve zinciri bozmadan müşteriye teslimatı yapmak için üzerinde çok düşünülmesi ve planlanması gereken uzun bir süreç olduğu için bu aşamada sadece bu krizin sona ermesini beklemek zorunda kaldılar.

En kısa tahminle Mayıs sonunda biteceğini öngördüğüm bu kriz sırasında büyük küçük tüm işletmelerin kendi sorunları ile yüzleştiğini ve kıssadan hisse çıkarmaları gerektiğini düşünüyorum.

Bundan sonra tek düze satış kanalları yerine tabandan genele yayılmış ulusal satış kanallarında bulunmak için gerekli tüm girişimlerde bulunmak ve bu konuda hızlı ilerlemek için gerekli profesyonel desteği uzman kişilerden alan işletmeler bence şifreyi çözeceklerdir. Önümüzdeki 5 yıl sadeleşme, maximum verimlilik, tasarruf ve pazarlama en çok kullanacağımız terimler olacaktır.

Her kriz sonunda anlatılan başarı hikayelerinden birisi neden sizin işletmeniz olmasın ki?

05/04/2020

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hakan INAN 3 ay önce

Bravo Onur bey, tum detaylari ile alinmasi gereken dersleri bizlere ornekler ile saglamissiniz, tesekkurler

Avatar
Tarık Turhan 3 ay önce

Onur bey Covid virüsü sonrasını dünya pazarını ve ülkemize yansımasını çok güzel özetlemişsiniz Çok güzel bir yazı kaleminize sağlık yazılarınızın devamını bekliyoruz Kalın sağlıcakla..

Avatar
Serkan Dinçol 3 ay önce

Çok net ve çok açıklayıcı bir yazı olmuş. Kaleminize, emeğinize sağlık Onur Bey