Daha iyi şartlarla aynı işi yapmak üzere bir şehirden bir başka şehre taşındılar. Gençti adam eşi de genç. Bir çocukları vardı. Biri de yolda gelmek üzere. Aynı meslekten iki arkadaşı da aynı şekilde transfer oldular. İlk etapta erkekler ev aramak için gittiler. Bir arkadaşları vasıtası ile aynı binada üç daire buldular. Kısa zamanda evlerini taşıdılar. Başka, insanlara ihtiyaçları yoktu. Yeni insanlar olmasa da olurdu. Onlar hepsi genç hepsi de birbirlerini tanıyan ailelerdi.

İlk aylarda sorun yaşamadılar. Bir süre sonra binada yaşanmakta olan olumsuzluklardan rahatsızlık duymaya başladılar. Onlar için yeni geldikleri yabancı, ortamda güçlük çekmeye başladılar. Bir sabah binada yaşanan çirkinlikler genç adamları düşündürdü. Hepsinin çocukları vardı. İşe gidince, gözleri arkada kalıyordu. Karar verdiler ev armaya başladılar. Bu defa aynı semt olmasına rağmen ayrı sokaklar da daire tuttular. Bu arada beklenen ikinci bebekte aileye katılmıştı. Bahçe içinde iki katlı bir evin birinci katı uygundu. Üstelik ilk, okul evin tam karşısındaydı. Onlar için çok uygundu. Her ne kadar birbirlerinden uzak olsalar da üç arkadaş hep beraberler.

Okullar açıldı evin oğlu okula başladı. Yan apartmandaki komşu kadınlar, yolun karşısında oturan komşular hepsi genç kadına hoş geldin demek için geldiler. Sıcak ilgileri hoşuna gitmişti. En azından aileler birbirini tanıyorlar o semtte en az otuz yıldır oturuyorlardı.

Bebek büyüyor oğlan okula gidiyor. Komşularla ilişkiler iyi. Ev sahibi ide altmış yaş üzerinde yalnız yaşayan bir bey. Oldukça esprili komşuları tarafından sevilen, sayılan biri. Onun hayat hikayesi çok karışık uzun bir korku filmini anımsatıyor. Çocukları çok seviyor. Hele bebeğin ağladığını duysa koca gövdesiyle iniyor. Onunla vakit geçiriyor.

Her şey yolunda üç kafadar sabah akşam bir arada. Yaşlı adamın genç karısı asıl olayların başkahramanı. Bu küçük ailenin baş belası oluyor. Anlaşılmaz tavırlar sergiliyor. Genç adam tecrübesiz ve çok genç olan esini her fırsatta uyarıyor. Sakın ha bu ev sahibesi kadınla görüşme. Bak onun hakkında pek iyi şeyler duymuyorum. Her defasında ise genç anne lakin bak bu yaşlı adamın kahrını çekiyor. Sanki acıyordu. Hiçbir kötülüğünü görmediği için hakkında kötü düşünmüyordu.

Bir gerçek vardı evi kiralamaya geldiklerinde yaşlı adam eşinin - yurt dışında olduğunu söylemişti. Birden bire bu kadın nereden gelmişti . Arkadaşları da görüştüklerinde hep aynı tembihte bulunuyordu. Hepsi de aynı şeyleri söylüyordu. Çünkü o kadının babası ile benzer işlerde çalıştıkları için iş çevresinde de bu kadından söz edilirdi. Tecrübesiz genç anne ihtimal vermiyor söyleyenlere kızıyor dedikodulara itibar etmemelerini söylüyordu, Öyle değilmiş işin aslı. İnsan başına gelmeyince inanmıyormuş Günler geçiyor. Çocuk okulda genç anne bebeğiyle meşgul Evden işe , işten eve genç adam sorun yok. Bir miktar pata biriktirdiler. Bu arada ev sahibesi bebeği sevmek için gece gündüz geliyor asıl maksadı bilinmez.

Şanzımanlı çamaşır makinesi ile dikiş makinesi alacaklar. Çocuklar küçük çamaşır çok oluyor, elinden dikiş nakış gelen genç kadının dikiş makinesine de ihtiyacı var. Bin beş yüz liraları olmuş. Mevsim kış Parayı büfenin içine bırakıyor genç kadın. Çocuklarla meşgul. Bebek biraz huysuz diş çıkarıyor. Büyük okulda. Kapıda, ev sahibesi. Ah diyor sobayı yakamadım kömür yok. Bir teneke kömür verir misin? Hiç düşünmeden olur ama bebek diyecek oluyor. Ev sahibesi kucaklıyor. Ben bakarım sen kömür al gel, Art niyetten habersiz gerçekten ihtiyacı olabilir diye düşünüyor kömürlüğe gidiyor.

Saflık tecrübesizlik işte. Ver anahtarı alsın kendisi. Evden ne çıkarsın. Bir teneke kömürle dönüyor Bebeği anasının kucağına veren kadın acele ile üst kata çıkıyor. Onun telaşı şaşkınlık yaratıyor. Gözü büfeye takılıyor. Para uçmuş. Telaşı ondan Hışımla yukarı çıkıyor. Kadının göğsüne el atıyor paramı sen aldın derken üç adet beş yüz lirayı alıyor. Öteki edepsizce beceriksizlikle suçluyor. E vindeki parana sahip olamadın beni suçlamaya utan diyor. Yine şaşırtan cümlelerle devam ediyor. Genç kadının parasını alıyor ve diyor ki ben sana ne kadar para kaybettinse borç vereyim sen bana bir lira iki lira ödersin. Kocan kızmasın ben de söylemem. Bu sözleri nereye çekmeli ne anlamalı. Genç kadın daha çok öfkeleniyor. Ne demek kocana söyleme ne demek istiyorsun. Yalan söyleyerek sana fırsat vereceğimi bekleme.

Akşama kadar günü ağlamakla geçiyor Parayı nasıl ne şartlarla biriktirmişlerdi.Hırsızlık yapandan çok kendine kızıyordu. Dikkatsiz ve tedbirsizliği için. Akşam eşi geldiğinde eşinin haline şaşırdı. Ne olduğunu sordu. Hıçkırıklarla anlattı. Kocaman bir kahkahayla karşılık verdi genç adam. Karısının gözyaşlarını silerken. Bunun için mi ağlıyorsun. Sen sağlıklısın çocuklarımızı Allah bağışlasın Ben kimin için çalışıyorum. Üzülme haydi hazırlan arkadaşlarımız araba da bekliyor. Bu akşam sahilde yemek yiyeceğiz. Genç kadının keyfi yoktu üzgündü ağlamaktan yorulmuştu. Arkadaşları merakla eve geldiler. Durumdan haberdar oldular zorla da olsa ikna ettiler. Polise bile gitmeye gerek görmediler. Ama seni çok defa ikaz etmiştik de demediler Kadın dersini almıştı. Gece yarısına doğru evlerine döndüler. Bina kapısını açtılar. Babası bebeği kucaklamış beşiğine yatırırken üst kattan merdivenin başında arsızca eşine seslenen kadını duydu. Kadının siniri bozulduğu için cevap veremedi. Genç adam sert bir tavırla ne istiyorsun gece yarısı sordu. Şey yani sen ona kızmadın mı ne biçim kadın derken sözünü kesti adam ne anlamaya çalışıyorsun maksadın ne? Eşim ve çocuklarım sağ olsun onlar için çalışıyorum sen benim evimle ilgilenme bu kapıyı çaldığını görmeyim . Kapıyı örttü Bu olay komşular arasında duyulduğunda genç kadına kimse inanmadı. Ev sahibesine iftira attı dediler. O kiracıydı ya. Onlar mal sahipleriydi. Yine pek politik bir şekilde komşuluk ilişkileri sürdü. Zaten Çocuğunun okul dersleri bebeğinin büyüme çağında olması samimi olmasına engeldi.

Kış mevsimi olmasa hemen çıkacaklar ama kara kış yollarına engel. O mahallede o ailenin başına gelen ilk olay. Oysa ona inanmayan komşular hırsızın ana babasını yaşamını sağdan soldan duydukları halde ne kadar yanlış yaptıklarını anlamadılar. Yan apartmandaki komşuda toplandılar çay kurabiyeler ikramlar. Evin hanımı kızları hizmet ediyorlar. Buzdolabının üstünde ev hanımının cüzdanı. O sabah yüz lirayı bozduruyor. Seksen lirası var biliyor cüzdanın da. Laf arasında hırsız pazarda iki liradan çilek aldığından bahsediyor. Ama turfanda çilek o yıllarda bile beş lirayken. Aman diyorlar hangi sergiden aldın tarif et. Yo diyor ben size alırım. Ev sahibi hanım ya ben de geleyim alacaklarım var. Akşam üzeri pazara çıkıyorlar. Komşu bizim genç anneye balkondan sesleniyor. İster misin sana da alalım. Aman hele o kiminle çıkmış pazara hayrolsun demeye kalmıyor.

Kadın cüzdanına bakıyor. Kuruş yok paralar uçmuş Evine dönüp para arayacak dur abla diyor kaç liran kayıp. Seksen lira. Ben sana vereyim sonra bana öde. O komşu seksen lirayı o hırsıza ödedi. Genç kadının parası ile deri paltolar. Kaşık çatal takımı alır. Balkonda asılı olan halısı kayboldu. Dışarıdan kimse giremez bahçe kapısı açılsa duyulur. Olaylar sürekli gelişiyor. Başka yaşlı bir kadının kapısı önündeki su bidonları kaybolur. O kadın hırsızın evine çıkıp banyosunda bidonları bulunca kiracısının üzerine atar. Bir başka komşunun bıçağını derken artık sınır tanımıyor. Bulduğunu aşırıyor. Bir değil üç defa kiracının kapısının üzerinde anahtarlarını çalıyor.

Genç anne alış verişte iken okula giden oğlunu aldatıyor anne size bakmamı istedi yalanlarıyla. Evin erkeği kilit değiştiriyor. Son değişim anında merdivenin başına gayet davetkar ve açık saçık genç adama sesleniyor. Nasıl bir adamsın bunu kadın diye evinde tutuyorsun. Çok kızan adam ağır konuşuyor ama nafile iflah olacak gibi değil .Genç kadının babası vefat ediyor. Cenaze için gitmeleri gerek. Yan apartmandaki komş unun evine eşyalarının bir kısmını taşıyorlar.

Mal canın yongası ya ne yapsınlar bu kadın çalmadan duramıyor Artık sokak sakinleri de inanmaya başlıyor. Her kese maddi zararlar veriyor. Aile yola çıkıyor. Genç kadın üçüncü çocuğuna hamile. Cenazeden sonra genç adam dönüyor.

Kadın annesinde bir ay kalıyor. Bu arada genç adam , evine balkondan girip çıkıyor. Elektrik bile yakmaya çekiniyor. Ne yapacağı belli olmayan bir belalı kadın var..Sık sık uygunsuz tekliflerde sunuyor. Aslında mutlu bir aile onlar , Huzur bulamıyorlar o yüzden tedirgin genç adam ve eşi Bir ay sonra evine dönüyor kadın Baş sağlığı dilemek için geliyor komşular.Onlar gittikten sonra kapıda beliriyor. Biliyorum kızgınsın başın sağ olsun diyor . Kapıyı kapatacak genç kadın bir dakika diyor. Hamileyim.Kapatamıyor kapıyı, ısrarla dinlemesini istiyor. Senden bir kaç ay sonra doğuracağım. Sen ve ben çocukları yan yana koyacağız göreceksin şaşırma sakın çok benzeyecekler. Artık alıştığı için cevap vermiyor. Kimseye hatta eşine de bahsetmiyor. Yalnız öğretmen arkadaşıyla paylaşıyor. Teselli ediyor arkadaşı edepsiz diyor.

Aradan yıllar geçiyor. O evden taşınalı çok uzun süre geçmiş Öğretmen arkadaşı hani şu hırsızlık yapan edepsiz var ya onun oğlu benim öğrencim. Asla senin çocuklarına benzemiyor. Hani inanmayıp kiracı değil mi iftira atıyor diyen komşuyu ise soyuyor. Hem de evlerinde iki kızı ile öğlen uykusunda. Eve girerken görenler olmasına rağmen ispat edemediler. Sonra sana inanmamıştık şimdi öğrendik dediler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.