Düşlerinde hep aynı şeyleri görüyor, uyandığında gerçek olacak diye bekliyordu. Yüzünü hatırlamıyor rüyasında ona koşuyordu. Sevgilisi olmalıydı. Yakışıklıydı öyle güzel bakıyordu ki. Gözlerine dalıp gidiyordu. Rüya olmamalıydı. Koşarken ayakları titriyor bir an önce onu kucaklamak istiyordu. Yemyeşil çayırlar ayakları altında hışırdar gibiydi. Gökyüzüne uzanan meşe ağaçlarının yaprakları arasından Güneş parlıyor o’nun yüzünü göremiyordu. Gözleri kamaşıyordu. Kollarını açmış genç kızı bekliyordu. Kalbi deli, deli çarpıyordu. Göğüs kafesinden fırlayacak gibiydi. Nefes, nefese kalıyor ben sana geldim , diyemiyordu. Çok emindi onu bekliyordu o küçük derenin kenarında. Ağaçlar arasından evden çıkışını görüyor hasretle bekliyordu. O gün ekmek almak için yollamıştı annesi. Beklemediği biranda karşısına çıkmıştı. İlk görüşüydü. Birden göz, göze geldiler. Ayakları dolaştı , şaşırdı nereye gideceğini bilemedi. . Aklı karıştı yere yuvarlandı. O geldi hiç konuşamadılar. Nazikçe kaldırdı düştüğü yerden . Gözleri buluştu. Heyecan fırtınasına tutulmuştu. Teşekkür ederim diyemedi. Sanki dili tutulmuştu.. Merakla bakıştılar aniden oluvermişti O da . gözlerime bak anla der gibiydi . Bir görüşte tanımadığı o gence aşık mı olmuştu. O genç manalı bakıyor gülümsüyordu tanıyor gibiydi, genç kızı O bakışlar seni seviyorum diyordu. Genç kızın kalbine şimşek hızıyla indi. O da en az kız kadar heyecanlıydı. Yoksa aşk böylemi başlıyordu . Kızın heyecandan yanakları al, al oldu. Başını öne eğdi genç adam elini okşar gibiydi. Acele ile uzaklaştı. Ayakları kalbi titriyordu. Arkasına dönüp bakamadı. Ama genç adam usul ,usul onu evine kadar takip etti Elini tutup onu kaldırırken hissetti kız titriyordu. İlk defa başına böyle bir şey geldi. Şaşkındı. Ne olduğunu anlamadı. Arkadaşlarını görüyordu. Sevgililerinden söz ediyor. Buluşmalarını anlatıyorlardı .O böyle duygulardan habersizdi. Eğitimde çıtayı yükseklere taşımak , çok okumak istiyordu. Çalışkandı da. Başarılı bir öğrenciydi. Avukatlık yada gazetecilik okumak istiyordu . En çok kendini mahkeme salonunda , sırtında avukat cübbesiyle savunma yaparken hayal ediyordu. Kapıyı açan annesi çok öfkeliydi. Geç kaldın diye kızdı . Korkusundan anlatmadı annesine. Düştüm dedi sadece. Ama aşk ateşi kor gibi yüreğime düştü diyemedi Odasına gitti yattı. Düşümde görürüm hiç değilse teşekkür etme bahanesiyle onunla konuşurum dedi Sesi nasıldı yumuşak ve sevgisini anlatacak kadar duygu yüklümüydü. Tıpkı gözlerini anlattığı gibi. Öyle olmalıydı. Aşkını fısıldarken . Uyudu kız düşlerken. Dünyası allak bullak olmuştu. Yalnızca ona bakan o gözlerin ne demek istediğini anlamaya çalışıyordu. Aslında gerçekle düşleri karışmıştı. Aradan uzunca bir zaman geçti. Artık saçmalamaya başladım rüyayı gerçek sandım dedi. Duygu dünyası karışıktı.. Geçen zaman toparlanmasına yardımcı oldu Zaman en iyi ilaçmış dedi ve O rüya gibi karşılaşmayı o genci unuttu. Unutmayan biri vardı o gizemli bakışların sahibi. O da pişmandı . Söyleyemediği için. Okuluna gitmek için yola çıkacağı yerde kızın sokağının başında buldu kendini. Çok şık giyinmişti. Ama gözleri kızın kapısında bekliyordu.

 Beklediği yer otobüs , durağıydı. Kaç otobüs geldi durdu, indiler, bindiler. Genç adam heykel gibi hareketsiz gözleri bir noktada ama kız çıkmadı. Bir ara kapı açıldı heyecanlandı . Sevince kapıldı onu görecekti. Söylemek istediklerini içinden tekrarladı. Sabaha kadar neler Söylerim nasıl söylerim. Acaba tutsam ellerinde, gözlerine bakarak söylesem . Dinler mi ? Ya kızar kaçarsa, dinlemezse öyle olmamalı. Elini tuttuğumda minik kalbini avucuma bırakmıştı. Oda uyumamış o muhteşem karşılaşmayı tekrar ,tekrar yaşamıştı. Açıkça aşık oldum diyecekti. Tamam tanımıyorsun, tanımaya çalış. Seni sevdiğimi anla demeliydi. Hiçbir şey düşünemiyorum Senden başka anla lütfen demeliydi. Ellerini tutacak gözlerinin içine bakacak anlatacaktı. Sözleri karıştırmaktan korktu. Kapıya takıldı gözü yok o kalbini çalan güzel kız değildi, Hayal kırıklığı yaşadı. Döndü , üzgündü. Geceyi uykusuz geçirmiş sabah erkenden oraya gitmişti. Zaman kaybetmek istemiyor ona kavuşmak hayalini kuruyordu. Unutamamıştı. Üzülerek ayrıldı buruk bir hasret dağladı yüreğini Ellerine baktı bomboştu. , Sanki avuçlarındaydı. kızın güzel yüzü. Onun buğulu gözlerini yakından görmüştü ya. İçi yandı gidemem dedi, İstanbul’a dönemem. Güzel sanatlar akademisinde öğrenciydi Ailesinin tek çocuğuydu. Anlatacaktı annesine. Anlayış göstereceklerdi. Üzerine titredikleri evlatlarına hayır diyemezlerdi. . Bütün bunlar aklından geçti kararı kesindi okula dönmeyecek sevdiğini söyleyecekti. Nasıl olduysa yolu o küçük korudan geçti, Nasıl olduysa o dere kıyısında , karşısına çıktı. Kaderdi onu karşısına çıkaran. Ne hayal ne düştü. Akşam, üzeri yine oradaydı genç adam. Bekliyordu belki bakkala gitmek için çıkardı. Kapı yine açıldı. Annesiydi kız neden çıkmıyordu. Uzaktan görseydi. Yok çıkmadı göremedi,Umudunu yitirmedi. Yarın görmeyi hayal etti. Ona anlatacak çok şeyi vardı.

Güzel gözleriyle bana bakacak dinleyecekti. Genç adam araştırmaya başlamıştı. Kızın kim olduğunu o güzel gözlerin sahibi kalbine taht kuran kimdi. Beyaz atlı prensini bekleyen prenses o muydu. Hayalleri çok genişti . Bir anda beyaz atlı benim dedi o beni bekliyordu. Hayal miydi. Deli olacaktı. O evi ve evdekileri merak ediyordu. Kız öğrenciydi. Kaç kardeşi var anne babası kimler. İçin , için yangını büyüyor. Kıza açılacak uygun zamanı bulamıyordu. Üstelik onun güzel perisi ortalarda görünmüyordu. Genç adam artık duramıyor. Her gün sabahın erken vaktinde o durağa geliyor, öğle yemek vakti gidiyor sonra tekrar geliyor. Gece yarısına kadar bekliyor. Kız hariç her kesin dikkatini çekiyor genç adam. Kızı ara ara görüyor. Hatta okulunun önüne gidiyor yaklaşamıyor. Onu görünce dili tutuluyor adeta. Kızı asla yalnız göremiyor. Yalnız görünce konuşamıyor. Yine evin önüne gelip bekliyor. Kız hariç annesi babası hatta komşuların dikkatini çekiyor. Ama kime geliyor kimle görüşüyor kimse bilmiyor. Nihayet kızın dikkatini çekiyor düşlerinin hayallerinin prensi olduğunu hatırlıyor. Unutmamış. Unutamamış. Kızın küçücük kalbinde yeniden yangın başlıyor.- Okul dönüşü göz göze geliyor aniden önüne çıkıyor genç adam Kız şaşkın. Bakamıyor o tarafa. Yanında arkadaşları var. Ayrılamıyor. İlk gelen otobüse atıyor kendini. Aman Allahım kalbi duracak gibi. Konuşamıyor . Ne zaman ailece bir yere gidilse orada genç adam. Aylar, geçiyor adım, adım takip etse de bir türlü aşkını sevdasını anlatamıyor. Kızın yanakları al al oluyor heyecanlanıyor onu görünce . Bir gün annesi evde yokken kapı çalıyor. Kapıda tanımadığı bir genç kız. Elinde bir mektup Delikanlı yazmış. Zarfı açıyor heyecanla sanki bekliyor gibi. İkisi de karşı, karşıya gelip sevda sözünü edemiyor, İşte o anda anne kapıda kızın elindeki mektubu alıyor. Mektubu getiren kız kendine ait olduğunu söyleyip kızı kurtarıyor. Mektubu getiren kızı anne azarlıyor. Kızının yanında görmek istemsediğini söylüyor O günden sonra genç adam kahırlanıyor. Uğramıyor dere kenarına. Durağa da gelmiyor. Artık kız artık, biliyor ,seviyor, seviliyor. Bir araya gelemedikleri için üzülüyor. Genç adam mektuptan sonra hayalleri yıkılmış . Şimdi kızın gözü durakta gelecek diye bekliyor Aradan geçen zaman yaralı kalbi tamir ediyor, Genç kız evleniyor. Yıllar geçmiş umudu kalmamıştır. Karşısına çıkan talibi anne babasının rızasını almış kız evleniyor. Bilmiyor ki uzaktan da olsa takip ediliyor. Bilse onu bekler miydi bilinmez ümitsiz bir aşk hikayesi. Sevgiyi sadece gözlerde yaşayan iki sevgili. Hamileliğinin ilk aylarında yolları kesişiyor. Hasret dolu mahzun bakışları yakalayan genç kadın sevdası üzerine küller serpiyor. Delikanlı hesap sorar gibi sadece gözler konuşuyor. Yalnız olsa çok bekledim.neden gelmedin diyecek annesi yanında. Doğum yaptıktan sonra hastanede ziyaretçileri dağılırken elinde bir buket genç adam baş ucunda. Sadece çok sevmiştim diyor ilk ve son defa konuşuyor. Genç anne artık önemli olan çocuğum diyor sevgisini gömüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.