Birazda cefakar şefkat timsali yetimler güzeli anamdan söz edeyim. Altı aylıkken anasını ince hastalıktan kaybetmiş. Hiç ana kucağı, ana şefkati görmemiş. Hiç kulağına ninniler fısıldayan anası olmamış. Kendisinden dört yaş büyük ablası ile yapayalnız kalmış. Emine babasını da hatırlamıyor. Bebekmiş dağdan odun getirmeye giden, delikanlı tek kolu olmayan çolak Ali karlar arasına saklanmış olan hain kayanın hışmına uğramış. Çolak derlermiş babasına yiğitmiş çalışkan. Yaşadığı kazanın oduncusuymuş. Dağdan odun getirir satarmış Evinin ekmeğini iki küçük kızının rızkını kazanırmış. Kuru dalları toplar eşeğine yükler kasabaya inermiş kış mevsimlerinde. Hem evinin yakacak ihtiyacını da karşılarmış. Bağ, bahçe işleri tarlasını kendi eker biçermiş. Mutlu bir yuvanın anası olmuş Rahime, Çolak Ali’nin yolunu gözlermiş.

İki arkadaşı ile sözleşmiş. Sabah ezanında Sivri dağına oduna gideceklermiş. Öylede olmuş ezanla birlikte yola çıkmışlar. Heybesinde azık torbası aklında iki kızın hayali. Ayrılırken falan yerde buluşalım karanlığa kalmayalım diyerek te sözleşmişler. Dağılmışlar. Ali topladığı odunları eşeğine yüklemiş. Sıcak yuvasını, yeşil gözlü Rahime’yi düşünmüş. Dumanı tüten tarhana çorbasının kokusu gelmiş burnuna. Yola çıkmaya, buluşma yerine varmaya gayret ederken bir ağaç kütüğü görmüş. Son olsun demiş asılmış kütüğe olmamış. Bir daha denemiş. Yok olmuyor. Bir daha kütük yerinden oynamış. Zaten tek kollu imiş, Ali. Dengesi bozulmuş arka üstü düşmüş işte hain kaya karlar arasında gizliymiş, Beyin kanamasından hayatını kaybetmiş Arkadaşları beklemişler, seslenmişler yok, alaca karanlıkta aramaya başlamışlar eşeği yüklü Ali yerde kanlar içinde. Yakın bir köyden gelen kağnıya yüklemişler Ali’yi. Eşeği Ali’den önce gelmiş. Avlunun ortasında duruyor Ali Yok. Rahime kadın endişeli Ali nerde diye bakınırken. köyün ahalisi gelmiş. Yukarı çıkmışlar Soramamış Nerede diyememiş. Boğazına düğümlenmiş hıçkırık ağlayamamış. Kağnı ile geliyor demişler. Tükenmiş . Rahime kadın. Kalmış iki minik kızıyla. Ev tarla bağ bahçe ve yetimler. Çaresiz , kimsesiz. Gerçek yaşanmış, yürekleri yanık ağır darbeler almış insanların hikayesi. Türk filmlerinden alınmış ya da uydurma hikayeler değil. İki yetimin hayat hikayesi. Onlar böyle yetim kalmışlar. Karşısına çıkan Topal lakaplı Mustafa ile evlendiriliyor. Küçük bir kazada yaşıyor. Rahime dul. Kasabanın büyükleri karar veriyor evlenmeli dul kalmamalı. Bakarım kızların ,kızlarım baba olurum. Tarlayı bağı bostanı ekerim diyor. Dört çocuklu adama inanıyor İnanmazsa ne yapacak ki karar verilmiş zaten yetimler anasına söz düşmüyor, . Aah kader ve kimsesizlik çaresizlik. Topal malı , mülkü ele geçirince kızlarıyla kapının önüne koyuyor.

 Rahime kadın hastadır. Canını dişine takıp uzak bir köydeki dayısına gider. Kapının önünde can verir. Yetimler güzel anacığımın hayatı böyle başlıyor. Ablasını bir halası, yetim Emine’yi öbür halası alıyor. Büyütüyorlar. Ablası on üç yaşında evlendiriliyor. Ben onu ilk okul çağımda tanıdım. Bir türlü ısınamadım . O da beni hiç sevmedi. Kalp ısınmazsa sevgi yalan oluyor. Kalp ısınmazsa mutlaka bir sebebi oluyor. Bunu anlamak ilk anlarda olmuyor zamanla ortaya çıkıyor veya anlamaya başlıyor insan. Onu tanıdığım zamana kadar hayatı hakkında merak duymadım. Daha sonraları yetimlerin hayatının en zor günlerinin sebebi oldu Sevmesem de anneme olan hayranlık ve sevgim ablasına nazik ve ölçülü olmama engel değildi. Saygıda kusur etmemeye dikkat ettim. Fedakar oldu hep. Ne kadar yüreğini ortaya koyduysa, ne kadar iyilikle davrandıysa. O hep anamı kırdı. Yaraladı. Paramparça etti. Her zaman sevgisini acısıyla birlikte yüklendi. Asla nankörsün demedi ona, Evet sözü kesilmiş. Evlenecekti. Oysa o yaşına kadar halasının beş katlı konağının her işi ona bakıyordu. Sabah Ezanla kalkıyor, bir tekne hamur yoğuruyor. Mayalana kadar yapacak işi çok. Hala ve kızları sıcak yataklarında mışıl, mışıl uyurken, inekler sağılacak. Süt kaynatılacak. Hayvanlar sürüye katılacak eve dönüp ocakta bazlamalar pişecek. Sofra hazırlanacak. Süt sıcak yumurta kıvamında olacak. Kızlar uyanacak. Emine konağın tahta merdivenlerini fırçalanacak Akşamdan tembihlendi. Kiraz mevsimi ise sabah serinliğinde kiraz toplanıp gelecek üzüm zamanı ise Sivri dağının eteğindeki bağlardan üzüm toplayacak. İşi bitmez ki çamaşırlar toplanıp çaya gidilecek. Emine yumruk , kadar küçücük çocuk. Emine duygu yüklü anası bellemiş halasını bir lokma ekmeğinin hakkını vermek için. Halbuki kendi kızları okula başlarken seferberlik zamanı nüfus kağıdı kayboldu deyip yaşını büyüterek okula yollanmamış. O sadece sahip çıkanlara hep minnet duymuş şikayet etmemiş Konakta işler bitse halanın evli kızları var onların evine de gider tutar yaparmış. Düşündükçe yoruluyor kırılıyorum. Kalk Emine , koş, yap, indir, kaldır of Canım mekanı cennet olsun anamın hiç şikayet etmedi. Anlatırken kahırlanmadı. Zaman, zaman dizlerine yattığımda merak eder sorardım hüzünlenir söylerdi, Bu kadar çalışmasaydım belki hasta da olmazdım diye düşünürdü…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.