Ayna karşısında,
Verdim mücadelemi.
Sonra baktım simama,
Dumanlı bir yara aldı,
Hüzün bakışlarıma.
Pencereden bakan gözlerim,
Ayna karşısında,
 Kendi sokağımı gördüm.
Sakladığım ne kadar,
Kötü yanlarım varsa,
Birer birer,
Sıfatıma vurdu.
Karaktersizim...
 
Sevgili okuyucularım, bu yazımda size belki hoşnut gelmeyecek vuruşlarda bulunacağım. Dilim sürç-i lisan ederse af ola.
 
Evet, ruhun bedene sabit olduğu hakkında acaba kaçınızın haberi var? Yoksa sadece bedene tabi olarak mı yaşıyoruz, bu hayat aleminde. Bildiklerimizin sadece akıl ile sabit olduğunu mu düşünüyorsunuz? Saçma insanoğlu dünya ya geldiği zaman saf ve temiz bir ruh olarak gelir ve bedene bir çip gibi yerleştirilir. Beden sadece bir makinedir, onu ayakta tutan tamamen ruhtur. Ama biz bedenimizin et kıyafetine o kadar bürünmüşüz ki kendi benciliğimizin içinde, ne etrafımızı görebiliyoruz ne de merhamet duygusu taşıyoruz. Engelli, çirkin ya da fakir diyerek insanları sınıflandırıyoruz. Ey toprağın altına eşit girecek olan insanlar sorarım size, hanginizin diğerinden farkı var. Çok gördüm ben mevki makam sahibi ya da mektep yalamış insanları, burunları Kaf dağında ve kendi etrafları yüzünden kimseyi dinlemek istemeyenleri. Ya senden büyük Allah var, sen neyin tavını yalıyorsun arkadaşım. Bugün senin görmekten mahrum bıraktığın kalp gözün var ya, ya o insanı Allah senden daha çok seviyorsa. Hayır, demezsin ki onu, hatta dersin ki ben şuna buna yardım ediyorum .Ha orada dur! sağ elin verdiğini sol ele gösterirsen ne hayrı kaldı peki.

Bugün o sahip olduğun tüm değerler zamanla geçip gidecek. Etrafında insanların bile az kalacak. Mahrum bıraktığın o güzel insanların sevgisine bile muhtaç olacaksın, sonra da kapılarından ayrılmayacaksın. Han sahibi de olsan ya da her uzvun dört dörtlükte olsa bitecek.

Nasıl gece yıldızlarını bazen bırakıyor, yerine bulutlu soğuk hava vuruyor nefesine. Nasıl güneş mevsimini bırakıp, yağıyor toprağına. Her şeyin yeri zamanı ve yaşayan her şeyin bir güzelliği var. Nemrut olmadan Nemrutu takip etmeyi bırak ta, biraz insan sev konuş tartış fikrini al belki senin bilmediğin onca şey vardır onda. Mesela sen kağıt kese katlamasını biliyor musun? Yada yama yapmasını biliyor musun? Pekiyi engelli değilsin, körlüğün ne olduğunu biliyor musun? Ama sorarsan eğer; sen çok karakterlisin. Neden hayatın düzgün diye mi?, Sağlamsın diye mi?, Paran var mı diye?, neler neler saymak isterdim de ...

Karaktersizim arkadaş.
Görmedim komşumu,,
Görmedim ahrazı,
Görmedim kalbin altında ki güzelliği.
Karaktersizim arkadaşım.
Bilincimi kendi,
Benciliğime gömdüğüm için.
"Bu dünyada ne ekersen onu biçersin",
Sözünü mala mülke verdiğim için.
Karaktersizim arkadaşım.
Kalbimi insanlık için heyecanlandırmadığım için...
Nilüfer ALBAYRAK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim Erdem Karabulut 10 ay önce

Filiz keleş bu makaleyi okumamız üzere üç kez üst üste link gönderdiyse mutlaka okunmalı diye düşündüm.. ruh halimi yansıtmış yazar ikinci yazısındada böyle bir derinlik olur ise yazarlık sınavında başarıyı yakalamış olur..
Hadi hayırlısı İbrahim Erdem Karabulut