Bütün umutların tükenmeye başladığı bir dönemde, Milletimizin tüm onur ve asaletiyle ,Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Türk Milleti için bağımlı yaşamaktansa ölmek daha iyidir' diyerek,   esaret altında var olunamayacağını ve kutsal vatan topraklarımızın ilelebet işgal edilemeyeceğini tüm dünyaya haykırarak,   Samsun'a çıktığı, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin başladığı gündür bugün..
            Sizlere tarihsel gelişimi anlatmayacağım.Bunu tüm okurların çok iyi bildiklerini biliyorum. Çünkü hepimizin ya dedesi,ninesi,veya dayısı ,amcası bu mücadelenin içerisinde bulunanlardır.Onlar da bizlere neleri nasıl yaşadıklarını,yakınlarımızın ‘’ VATAN,BAYRAK,MİLLET ‘’ uğruna nasıl şehit olduklarını anlatmışlardır.
Sizlere bugünkü durumumuzu anlatmak istiyorum.
Dedelerimiz,ninelerimiz,amcalarımız,dayılarımız ne uğruna şehit oldular ?
Mustafa Kemal Atatürk;
 ‘’ Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir ‘’
 ‘’Ey yükselen yeni nesil ! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz ‘’
‘’ Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir’’
    diye neden söylemiştir ?
Ay yıldızlı bayrağımızın altında hepimizin bir ve bütün olarakyaşamasına imkan sağlayan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti ne için kurulmuş ve Cumhuriyetimiz kimlere emanet edilmiştir
TÜRK GENÇLİĞİNE…
Peki biz Türk Gençliği olarak neler yapıyoruz ? Kendimizi sorgulamamız gerekmez mi ? Ülkemizin geleceği için ne kadar düşünüyoruz,neler düşünüyoruz ? Ne kadar çalışıp başarmak için çaba harcıyoruz ? Büyüklerimize saygı, küçüklerimize sevgi duygularımız neredeler ?
           Biraz sitemkar da olsa, bana göre bu duygular kaybolmakta,veya kaybolmasına göz yumulmaktadır.Başka milletlerin teknolojik bilgilerini alıp geliştirip,ülkemiz lehine kullanmak yerine,hatta bizler yeni yeni ülkemiz için teknolojik,toplumsal ve kültürel yeni buluşlar bulmamız gerekirken,başka ülkelerin örf,adet ,ve yaşam biçimlerini moda diye alarak kendi öz benliğimizi kaybettiğimizin farkına varmıyoruz.
            Kılık kıyafetlerimize olmayacak bir biçimde paralar harcayarak, her kıyafete göre bir ayakkabı,veya her ayakkabıya göre bir kıyafet istenir.Kaşlarımıza,dudaklarımıza pirsing denilen iğneler takılır.Vücudumuza,kollarımıza deri altı döğmeler yaptırılır.( Bunların sağlıklı olmadığını bilim adamları açıkladıkları halde ).Yırtık ve belde durmayan pantolonlar giyilir ve bu pantolonlar düştükçe yukarı çekilir.Sokaklarda,banklarda sarmaş dolaş oturulur ve hatta ahlak kuralları dışında davranılır.Birisi müdahale etse büyük bir öfkeyle cevap verilir ve hatta şiddet uygulanmak istenir.Daha bu türlü sıralayacağımız bir sürü bizlere uygun olmayan,örf adet ve törelerimize uymayan davranışlar sıralayabilirim. Peki ne yapılmalı diye sorduğunuzu hissediyorum.Söyleyeyim.Tabiki gençlerimiz giyinecekler.Hem de çok şık giyinsinler.Gezsinler,eğlensinler ama görevlerini unutmasınlar.Nasıl ki anneler,babalar çocukları için kendi yiyeceklerinden veya giyeceklerinden taviz verip çocuklarına harcıyorlarsa,onlara iyi,güzel ve sağlam bir gelecek için her türlü çabayı gösteriyorsa,çocuklar da başarılı olmak görevlerini yerine getirmek zorundalar.Bu görevleri yerine getirirken de örf adet ve törelerimize uygun,şık kıyafetler giyerek , güzel ahlakımızın o güzel duygularıyla hareket etmeliler. Bakın, Ülkemizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk; ‘’Birtakım kuş beyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar. Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır. Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur’’             diyerek ne güzel anlatmış toplumun,gençliğin ahlak yapısının nasıl olması gerektiğini.     Unutmasınlar ki sadece ailelerine karşı bir sorumlulukları yok.Çanakkalede,istiklal savaşında şehit olan dedelerimize,ülkemizde bulunan çaresiz insanlarımıza,insanım diyen her canlıya karşı sorumlulukları var gençlerimizin. İşte bunun için gençlerimiz sorumluluklarını yerine getirmek zorundalar diye düşünüyorum. Evet sevgili gençler,bu ülke sizden başarı bekliyor.Birlik ve beraberlik içinde,yüreklerimiz sevgi dolu,el ele,gönül gönüle, öz benliğimizi unutmadan çalışarak,çok çalışarak,ülkemizi muasır medeniyetler topluluğunun üzerine çıkarmak için, silkinip kendimize gelelim.      Dış güçlerin ülkemizde oynadığı oyunları bozarak,içimizde bulunan hainlerin tuzaklarını görerek ve düşmeyerek,Bayrağımızı şerefle dalgalandırarak, Selam ve dualarınızı göndererek şehitlerimize, kutlayın bayramınızı.Haykırın tüm dünyaya.
                                        ‘’ NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ‘’
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kemal 4 yıl önce

hocamın ellerinden öpuyorum