Kahraman Perakende

Perakende sektörü, ekonomimizin büyümesine oranla yıllık yaklaşık 2,5 katı daha fazla büyümektedir ve bu hızlı büyüme domino etkisi ile yüksek oranda istihdam oluşturmaktadır.

Kısa bir özetle, aslında perakende büyüme eşittir işsizlikte azalma diye düşünebiliriz. Ama bu güzel verilere karşın sektörün en büyük sıkıntısıysa kalifiye çalışan ve işte süreklilik sağlayamamaktır. Sebebi her bölgeye göre değişse de 18-25 yaş aralığındaki çalışanlar bu sektörde uzun süre çalışmak ve kariyer yapmak yerine başka işlere geçişlerinde bir basamak olarak görmektedirler.

Perakende işletmeler büyük şehirlerde iş imkanlarının daha bol olması sebebi ile çok tercih edilmeseler bile özellikle Anadolu’da gençler için çok önemli bir iş olanağı olarak halen ön plandadır.

Perakende şirketlerde istihdam edilen personel sayısı, dünyadaki ve ülkemizdeki gıda ihtiyaç büyümesinden dolayı sürekli artış göstermektedir. Ekonomistlerin tahminlerine göre ülkemizde 2019-2025 yılları arasında ortalama 1,4 milyon kişiye ilave istihdam yaratılacağı düşünülmektedir. Perakende sektörü yalnızca istihdam yaratmanın dışında kendi iş gücüne uygun kalifiye personel oluşturmak için sürekli şirket içi eğitimler vermektedir. Satış, pazarlama, gıda güvenliği gibi kurum içi eğitimlerin yanında, personellerine doğru kariyer planlaması yapmaları ve akademik eğitimleri konularında da profesyonel katkıda bulunmaktadırlar.

İlerleyen zamanlarda bu eğitimleri alan personel sektörden ayrıldığında farkında olmasa bile aldığı kurumsal kültür ve iş etiğini çalışmaya devam ettiği işte uygulamaya devam etmektedir. Sonuçta hepimiz birilerinden iyi ya da kötü bir şeyler öğrenip, doğru olanları alıp üzerine kendi yeteneklerimizi ekleyerek iş hayatımıza yansıtmadık mı? İşte, perakende sektörü de aynen bu şekilde ilerlerken ülkedeki kurumsal alt yapıyı desteklerken sağlamlaştırmış oluyor.

Sektör, ülkemizde değişen talepleri doğru zamanlı bir şekilde cevap vermek için organize bir halde hızlı reaksiyon vererek farklı satış kanallarına da yetişmek zorundadır. Tüm uygun alt yapı için yatırımlarını tamamlayarak bilgi teknolojilerini iyi kullanmaya mecburdur.

Perakende satışta bu gelişmenin en büyük ayağı olarak e-ticaret örnek gösterilebilir. E-ticaret kanalından yapılan işlemlerin yüksek olmasının en büyük sebebi ise müşterilerin yer ve mekân fark etmeksizin her şekilde alışveriş yapabiliyor ve istediği adrese teslimat alabiliyor olmalarıdır.

Ama en kritik noktada e-ticaret alışverişin yaygınlaşması beraberinde başka bir sorunu getirmektedir. Normal bir markette 10.000TL lik bir alışveriş için 3,5 personel çalışması gerekirken, e-ticarette aynı rakam alışveriş için sadece 1 personele ihtiyaç vardır. Bu matematik ışığında perakende sektöründe ilerleyen yıllarda istihdamda ciddi bir daralma söz konusu olacaktır. İçinde olduğumuz dönemde özellikle marketlerin rekabet adına mantar gibi her mahallede 3 şube açması istihdamı ters orantıda beslese bile, umarım bu sorunu insan kaynakları departmanları şimdiden çözmek için uğraşmaya başlamışlardır.

Yaşadığımız dönemde perakende dinamik yapısı ve organizasyon yetenekleri ile en hızlı değişen ve modernleşebilen sektör olmuştur. Aslında hepimizin yıllardır hayal ettiği ‘krizi fırsata dönüştürme’ sözü bünyesinde barındırdığı potansiyel sayesinde bu yüzyıla perakende damga vurmuştur.

Dünyayı değiştiren trendler, nüfus artışı ve bilgi teknolojilerindeki gelişmeler perakendenin dünya çapındaki ekonomik güç olması için tüm olanakları sunmaktadır. Korona virüs salgınında hepimizin hayranlıkla seyrettiği perakende tüm süreçlerden başarıyla geçmiştir. Perakende tüm sektörlerin durduğu, gerilediği ve satış yapacak müşteri bulamadığı bu dönemde şimdi arkasına yaslanıp tedarik ve teslimat ağını sağlamlaştırmakla uğraşmaktadır. Bu konuda kendi için geliştirdiği yöntemlerle hem tedarikçilerine hem de müşterilerine yeni bir ivme kazandırmayı başarmıştır.

Çok geçmişe gitmenize gerek kalmadan perakende market çalışanları hakkında başka bir konuda hafızanızı yoklamak isterim.

Tedarikçisi olduğumuz mağazanın depocusuna söylenirken, müşteri olduğumuz marketteki reyon görevlisine kolay gelsin bile demeden geçerken ya da 5 dakika sırada beklemek istemediğimiz için kasiyere kaba bir tavırla ‘başka kasa açabilir misiniz acaba’ diyen sesler geldi mi kulağınıza? Bu davranışları direkt siz sergilemişsinizdir çok eminim ama mutlaka karşılaştığımız bir tutum olduğunu düşünüyorum.

Peki içimizden kaçımız çalışanların değil az insanla çok iş yapmaya çalışan emici sistemin hatası olduğunu bildiğimiz halde tepkimizi gösterip kaba davranışı gösteren kişiye bir tepki verdik acaba?

Şimdi gün geldi, egolarımız karantinaya takıldı evde bekliyorken, market market dolaşamaz, reyonlardan marka seçemez ve hatta fiyatları bile inceleyemez olduk. Tek ana fikrimiz temel gıda ve hijyen ürünlerine ulaşıp en azından birkaç haftalık stok yapmak oluverdi bir anda. Ama o da bitmedi, ardından marketlere bile giremez olduk. Öncesinde sırada iki kişi gördüğümüzde ‘başka kasa açamaz mısınız’ diye seslendiğimiz kasiyerin sırasında en az 3 metre geride vakur bir tavırla beklerken verilen hizmetin değerini gerçekten anlayıp saygıyla bakar olduk. Sırf o temel ihtiyaç maddelerine ulaşmamız için tüm riskleri göze alıp, ailesini evde bırakıp işe gelen o reyon görevlisinin yanından geçerken ‘ne kadar cesur’ diye düşünür olduk.

Geldiğimiz noktada hepimizin kriz öncesi sergilediğimiz tutum ve davranışlarımızı yeniden analiz ederek özeleştirimizi yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Acaba bundan sonraki dönemlerde de aynı hatalara düşmemek için bugün önemsiz gördüğümüz iş kollarını ve çalışanlarının ileride hayatımızdaki gerçek önemini anlamamız için başka krizleri beklemek ne kadar doğru?

Onur ERDOĞAN

07/04/2020

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.