İSTANBULDA HASTANE OLMAK MI, YOKSA DOKTOR OLMAK MI?.!


Değerli okuyucularım!
Bugün size sağlık sisteminde geçen bir konuyu yazmak istiyorum.
Bu zaman kadar hastanelerde yaşanan acil müdahale odalarında, özelikle yeşil odalarda
bulunan pratisyen doktorların gereksiz orada bulunduklarını dile getirmek istiyorum. Gelen hastayı
yerlerinden bile kalkmadan tedavi etmeye çalışıp, hatta gereksiz azar etmeleri de çabası. Bunun
dışında yinede ülkemizde bulunan hastanelerin çokluğu ve hekimlerin hakkının yenmememsi
gerektiğini düşünüyordum ve gereksiz tartışma ya da hemşire ve doktora olan tacizleri kınıyordum. Ta
ki bu son 15 gün yaşamış olduğumuz bir olaya kadar.


Babam kronik şeker hastası ayak parmakları yıllar önce kesildi. Bu pandemi döneminde ayağı
azdı, siyahlaştı ve iltihap akmaya başladı. Sokağa çıkma ve kronik hastalarında çıkması yasak olduğu
için evde bakım istedik. Eve gelen doktor hastaneye gitmesi gerektiğini söyledi ama babam korktuğu
için gitmedi ve gelen doktor ona evrak imzalattı. Tamam burada ilk suçlu babamdır korkusu yüzünden
gitmedi. Aradan geçen bir ay sonra iştahsızlaşmaya hatta ayağı kötü olmaya ve şekeri bir türlü
dengede olmadı. Biz tekrar eve bakım için doktoru aradık. Doktor eve 3 gün sonra geldi ve sabah 9.00
da geleceklerini söyleyerek öğleden sonra geldiler bu durumda ayağını pansuman yapmak zorunda
kaldık. Eve geldiklerinde ayağını açıp bakmadan; “Hastaneye gidin tahlil yaptırın bizim orada ortopedi
ve plastik cerrahımız var.” deyip bizi Beylikdüzü Devlet Hastanesine yönlendirdiler.


Ertesi sabah Beylkidüzü Devlet Hastanesine gittik. Tahlilleri yapıldı sonra plastik cerrahın o an
orada olmadığını söyleyerek cildiyeciye yönlendirdiler cildiye doktoru kendi branşı olmadığını
söyleyerek plastik cerrahını aradı çocuğu hasta olduğu için iki saat sonra geleceğini söyledi. Doktor
geldiğinde kendisinin bir şey yapamayacağını söyleyerek, bize sevk kâğıdı yazarak Şişli Etfal
hastanesine yolladılar. Belediyenin ambulansı ile gittik. Orada bulunan doktor; “Bize neden sevk
ettiler, o hastanede ekipman yok mu, doktor yok mu? Kendi kafanıza göre nasıl gelirsiniz.”
gibilerinden bizi azarladılar ve eve yolladılar hatta muayene ederken de bu amcanın acile yeti var
dedikleri halde. Bizde eve getirdik ertesi gün fenalaştı ve ambulans çağırdık bu seferde
Büyükçekmece Kolan hastanesine götürdük. Orada tahlilleri yapıldı müdahale yapıldı ve bize hafta
sonu olduğu için hafta başı getirin ortopedi görsün dediler. Ama tam teşkilatlı hastane olsa daha iyi ve
Şişli Etfal neden ilgilenmedi dediler. Bizi tekrar eve yolladılar.
Babam daha kötü olmaya başladı yine ve Başakşehir Şehir Hastanesini aradık oraya götürdük.
Orada ilgilendiler onlarda aynı şeyi söyleyip Şişli Etfal ya da Bağcılar devlet hastanesine götürmemizi
bu iki hastane ancak size yardımcı olur dediler. Şişli Etfal’den randevu aldılar ve biz tekrar oraya gittik.
Orada yapılan tetkiklerden sonra hastanın ayağının kesilmesi gerektiğini ama çıkamaya bileceğini,
organların yetersiz olduğunu ve hatta ameliyat bile olmazsa ölebileceğini söylediler. Bunun dışında
biz yinede ameliyatı kabul ettik ve bizi Samatyada bulunan bir hastanede MR’ a yolladılar sonucun 10
gün sonra çıkacağını söylediler ve üstü körün pansuman yapıp bizi tekrar eve yolladılar.
Bu süreçte ALO 184 Sağlık bakanlığını devamlı aradık şikayetleri dile getirdik size yardımcı
olacağız dedikleri halde hiçbir geri dönüşüm yapmadılar. Kayıtlar mevcuttur.
Samatya’ya götürdük ve MR’ın erken çıkmasını sağladık 06.07.2020 tarihinde, Şişli Etfal’i
aradık. Bize gelmeyin oradan bize MR sonuçlarını yollayacaklar biz sizi arayacağız dediler. Sonra

işlerinin olduğunu yoğun olduklarını söyleyip hep ertelediler ertesi gün kız kardeşim bir tanıdığı ile
konuşurken tanıdığı az bekle demiş ve Ankara da bulunan bir tanıdığıyla konuşuyor. Ardan geçen 10
dakika sonra geri dönüş yapıp, Şişli Etfal hastanesine götürmemizi, doktorun beklediğini söylüyorlar
ve gidiyoruz. Bize orada iyi bir ilgi ve yetersiz gördükleri organların sadece bu süreçte yaşadığı
hastalıktan dolayı pek fazla problem olmadığını ve akşama ameliyata alacaklarını söyleyip 07.07.2020
tarihinde ameliyata giriyor, bacağını kesiyorlar hem de yoğun bakım ünitesine gerek kalmadan.

Peki şimdi soruyorum size bu ülkede illa biri mi olmalı arada, tedavi olmak için ya da insan
yerine konulmak için. Hadi biz şanslıydık, peki ya başkaları. Ülkede hastane olması mı önemli yoksa
Hipokrat yemini eden doktorlar mı?
Sağlık bakanının ne kadar haberi var bu olanlardan? Peki ne kadar teftiş ediyorlar? İnsan canı
bu kadar mı ucuz?
O 15 gün boyunca bir hastayı dolaştır ve ölümünü beklemek ya peki bu maneviyat çektiğimiz
acı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.