Umuttur güneşin aydınlığı. Yeni bir gün , her dem yeni bir umudun başlangıç noktasıdır. İçini ısıtır, yüreğinde sessiz sevgi kervanına yol verir. Umut yüklüdür o kervan sevda yüklüdür.. Sağlıkla sabaha merhaba demek ne hoştur. Eşe dosta sevdiklerine sımsıcak gülüşünü yansıtmak ne güzeldir. 
Eğer yüreğinden gözlerine oradan da insanlara yansıyorsa tebessümün,içini ısıtıyorsa yüreklerde yer buluyorsa mutluluk işte. Her gün , her an böyle yaşanmıyor ne yazık. Bazen siyaset dalga, dalga kasırgalar misali, bazen bir felaket haberi. Acı veriyor, insan olanın yüreği yanıyor. Bilmediğin bir yerlerde zalimin zulmüne şahit olup çaresiz kalmak. Bir deprem bin yıkılış.

Bir trafik kazası kalplerde kurşun misali. Soygunlar, ithamlar, yalanlar, en kötüsü yalancı mutluluklar kor ateş. Yakıyor ha, yakıyor. Üç yüz altmış beş güne ne çok acılar, ne çok ıstırap, ne hazin öyküler sığıyor yaşanan acılardan habersiz inceden sızlayan yüreğimiz mutsuzluğu haykırır da anlayamayız. 

Bildiğimiz yerlerde bildik tanıdıklarımızın acısını, yokluğunu duyar biliriz de görmemiş gibi duymamış gibi yaşarken mutlu olduğumuzu sanırız. Aslında içimizde sönmeyen bir ateş yangın misali. Elimizden gelen varsa da seyredenlerden oluruz. Aldırış etmeyiz de öfke vardır, hasetlik vardır. İçin, için sevinir ama riyakarca ah vah da deriz. Biz insanız işte. Özümüz sözümüze denk değildir. Kendi özümüze dönüp, kendimizle yüzleşmekten korkarız . Korkak olduğumuzu bilmez gibiyiz. Oysa kusurumuzun farkında olmalı kendimizle yüzleşmeliyiz. Aksi takdirde kaybedeceklerimiz üç günlük dünya aleminde kazanmaya çalıştıklarımızdan çok daha fazla. Hal böyle olunca , korkaklığımıza , vurdum duymazlığa kılıf ararız. 

Aslında aramaya lüzum bile yoktur. Geleceğimizin karanlığını hiç düşünmeden kolayı seçer, suçu zamana ve onun getirdiklerine atarız ne büyük yanlış. Ne büyük gaflet. Kocaman bir ömür içinde yaşanan kim bilir kaç tane üç yüz altmış beş gün eder. Her bireyin yaşadığı ömre göre değişen  Bir yıl boyunca ağlarız, güleriz, sağlığımızı yitirir, yeniden kazanma mücadelesine gireriz. Yorucu bir savaşın içinde oluruz. Umut bittiği anda sımsıcak güneş gibi ısıtıverir sevgiler, Gök kuşağının yedi rengi sarar bazen umut yolunda. Gülüşler ısınır. Sımsıcaktır sevgiler. Ne güzel. Koca yılı günlere bölüp parsel, parsel dağıtmışız. Sonrada ah gitti, bitti diye dertlenmeye başlamışız.

Anlamak zor eskittiğimiz koca yıla sakladığımız dertleri kederleri bir çırpıda akarsuların kıyısına bırakıp hatıralar rafına kaldırmışız. Beklentiler yeni gelecek güne devir edilmiş. İçinden çıkamayacak kadar çok dertler, kederler, hüzün dolu yürekler, kaybedilen değerler Sanki canlanacak sanki bitecek gibi umut deryasına dalmaya devam ediyoruz. Senede bir gün aslında çelişkilerin çekişmesi gibi. Ne farkı var aslında giden yıl, gelenin devamı değil mi Neden senede bir gün kendimizi yoruyoruz.

Üç yüz altmış beş gün de her gün senede bir gün değil mi ? Yeni günler yeni umutlar getirsin. Eskiyen giden yok olanın hatalarını tekrar etmeyelim. Galiba her zaman dün bu güne ışık olmalı Dün yapılan yanlışı bu gün düzeltme çabasına dönsün.Güneşin her doğuşunda sevgiler yücelsin dostluklar çoğalsın. Önce kendimizle sonra başkaları ile savaşlar sona ersin. Yedi iklim dört bucakta insanlık galip olsun.

Sevgiye Kalın, Sevdanızla Yaşayın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.