Her Hayat Bir Roman 19. Bölüm

Sevgili okurlarım coronanın ardından şu tatil günlerinde Armatörün torununun hayat hikâyesine devam edeceğiz tabii ki. Yasakların kalktığı pavyon kadınlarının iş arayışı olduğu günlerde hemen yazmak istedim. Çünkü Armatörün torunu hayat hikâyesinin içinde binlerce hayat hikâyesini de barındırdı. Bunlardan bir tanesi de pavyon kadınları.

Armatörün torunu kuaförlük yaparken salonuna birçok pavyonda çalışan kadın geliyordu.Sadece pavyon mu..? Barlarda koluna bilezik takan müşterisine içirdiği her içki karşılığı kolundaki bileziği çoğaltan ve paraya dönüştüren kadınlar. Armatörün torunu bu özel kadınların hem saçlarını yapıyor hem makyajlarını yapıyor pavyonda çalışan kadınları işlerine yetiştirmeye çalışıyordu. Bir yandan da kısa da olsa bu özel kadınlarla sohbet ediyor onların hayatlarını merak ediyor sürekli sorularına cevap arıyordu.

Neden pavyonda çalışıyorlardı..? Neden normal bir iş yapmıyorlardı..? Neden bedenlerini satarak içki masalarında sarhoş erkekleri mutlu etmeye çalışıyorlardı...? Gecenin sessizliğinde neden canlarını riske atıyorlardı...?

Merak işte öğrenmek istiyordu. Hep aklında deli sorular. Aslında eğlenceli görünüyorlardı bu pavyon kadınları lakin içlerine bir girdiniz mi neler vardı orda bir bilseniz. Kiminin kocası adam öldürmüş cezaevine girmiş kadın çocuklarıyla bir başına kalmış kiminin kocası maddeden cezaevinde kadın çocuklarını okutmak zorunda kiminin kocası ölmüş ailesi sahip çıkmamış. Kumarhanede çalışan kadınlarımız bile vardı sadece çocuklarına akşam bir ekmek götürebilmek için süslenip silahların patlayabileceği kumarhanede sabahlara kadar servis vermek mecburiyetinde bazen de günlerce uyumadan kumarhanede sabahlayan kadınlarımız.

Pavyondaki kadınlara gelen farklı tekliflerden bahsediyordu bir tanesi mutsuz ama mecbur olduğunu ifade eden bu kadın "çok farklı teklifler alıyorum" diyordu. Büyük paralar teklif eden erkeklerin farklı cinsellik beklediklerini anlatıyordu. Gaylerin farklı taleplerde bulunduğunu ve üzülerek para için kabul ettiğini anlatıyordu.

Bazen de başlarına musallat olan paralarını yemek için yaklaşan seni korurum amaçlı yanaşan pezevenklerden bahsediyordu.

Bir gün taksimde pavyonda çalışan kadın kendisini koruyan pezevengi in bir başkasının kendisine âşık olmasıyla o adamı bıçakla yaraladığını ve cezaevine girdiğini üzülerek anlatıyordu. Sorduğumda neden üzülüyorsun senin kazancını yiyordu bu adam dediğimde "bu hayatın içinde tek başına çok zor ayakta durmak" diyordu.

Kadının üç çocuğu vardı kiracıydı evine sürekli yabancı erkekler geliyordu. Meğer pavyonda gece tanıdıkları adamlarla gündüz buluşup parasıyla evinde birlikte oluyormuş. Ve bu erkekler başına musallat olduğu için sürekli ev yer değiştirmek zorunda olduğunu da anlatıyordu.

Pavyonda çalışıp zamanla kendine bir ev alanda vardı.

Erkeklerin kredi kartlarının şifrelerini çalanlar ve kartı boşaltanlar evlerine çağırdıkları erkekleri pezevenkleriyle don atlet soyup cüzdanını boşaltanlar vardı.

Hatta pezevengiyle anlaşmalı bir başka erkekle evlilik yapan kadın birkaç ay sonra adam bana tecavüz etti deyip mahkemeye verip para koparmaya çalışanlar.

Öyle ilginç hayatları vardı ki anlatıyorlardı sürekli kimi köyünden gelmiş, kimi şehirli kimi birilerinin tuzağına düşmüş kimide kendi isteğiyle bu işi yapıyordu.

Birçoğu duygularını yitirmişti. Sadece para düşünüyordu. Erkeği para olarak gören kadın hiçbir duygu beslemiyordu.

Tek hedefi vardı o da çocuklarına iyi bir gelecek kurmak.

Bazen düşünüyorum sanki bu pavyona gelen erkekler de durumun böyle olduğunu bile bile paralarını bu özel kadınlara veriyordu.

Ya da onlarda bir hevesle kaptırıyordu kendini.

Türkiye’nin en ünlü gay barlarında genç kadınların çoklu cinsellik yaşarken çekilen videolarının yurt dışına porno sitelerine satıldığını anlatıyordu.

Genç kızların para kazanmaya hevesli olanlarının bazı kadınlar tarafından erkeklere para karşılığı sunulduğunu anlatıyordu.

Dinlerken ve şu an anlatırken bu hayatları tüylerim ürperiyor sevgili okurlarım.

Laleli Aksaray taksim tarlabaşında O güzel İstanbul’un perde arkası aralanıyordu.

Gizemli şehirdi İstanbul herkesin yaşamak istediği lakin perde arkasını bilmediği koca İstanbul.

İstanbul nelere şahitlik ediyordu ve elinden bir şey gelmiyordu yaşananlar çoğu zaman sırlar âlemine gömülüp gidiyordu koca İstanbul da.

Anlatıyordu pavyon kadını başına gelenleri bir bir anlatıyordu.

Erkekleri nasıl tuzaklara düşürdüklerini ve erkekler tarafından nasıl tuzaklara düşürüldüklerini.

İçini çekerek başına geleni yeniden anlatmaya devam etti.

Bir başka erkeği hayatına aldığını adamın madde bağımlısı olduğunu anlatıyordu. Bir gün işten eve geldiğinde ne bu adamı nede kızını evde bulamadığını anlatıyordu.

Pavyon kadını yorgun olduğu için uyur. Aradan zaman geçer eve kızı gelir kızı bir başkadır o gün hiç konuşmaz. Adam yoktur meydanda. Pavyon kadını kızına "ne oldu bir sorun mu var" der.

Kızı cevap vermez pavyon kadını şüphelenmeye başlar aradan birkaç gün geçer pavyon kadını eve gelir kızı saçlarını yolmakta ve bağırarak ağlamaktadır. Defalarca tecavüze uğrayan kız çıldırmıştır. Pavyon kadını kızında ki değişikliğe bir anlam veremez kızını doktora götürür. Maalesef ki pavyon kadınının hayatındaki madde bağımlısı adam kıza tecavüz etmiştir.

Kızın saçlarını yolması bu yüzdenmiş. Kadın bir türlü bu durumu gün ışığına çıkaramaz ve adam bir gün başka bir yerde çoklu madde kullanır intihar eder. Bu kız hala tedavi olmaktadır. Pavyon kadını deyip geçmeyin sevgili okurlarım sadece İstanbul da değil birçok yerde eşleri tarafından pavyonda çalıştırılan kadınlarımız var. Hususi pavyonda çalıştırmak üzere genç kızlarımıza nikâh yapanlar var maalesef. Annemin neden bu kadar dikkatli olmamızı istediğini şimdi daha iyi anlıyorum. Devam edeceğim sevgili okurlarım bugünlük benden bu kadar. Görüşmek üzere hoşçakalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.