Fiziksel, biyolojik, kimyasal kirlenme ve çapraz bulaşma gibi terimlerin yerine en basit anlatımıyla sağlığımız için tehlike oluşturmayan ve tüketime uygun olan gıda, güvenli gıdadır.

İlk tohum elde edilmesinden veya hammadde tedarik edilmesi ile başlayan süreçte yardımcı madde-katkı maddeleri temini, dış ürün satın alma ve mal kabul yapılması, ürünlerin depolanması, işlenmesi, imalat, temizlik ve dezenfeksiyon, ürün ambalajlama, sevkiyat, tüketiciye sunulmasına kadar kontrol edilmesi gereken işlemlerin tamamıdır.

Bu aşamaya kadar olan kısım aslında hiç göremediğimiz ama uluslararası bağımsız denetleme kuruluşlarının sürekli yaptığı kontroller ve sonunda verdiği belgeler (ISO, HACCP, IFS, BRC) doğrultusunda iyi olduğuna inandığımız ve güvenilir gıda olduğunu ispatlayan ürünler özellikle perakende raflarda rahatlıkla bulunmaktadır.

Yaşam piramidimizin en tepe noktasında yer alan beslenme, aynı zamanda yüzyıllardır toplumlarda en önemli sosyalleşme aracıdır. Sağlıklı yaşama olan ilgimizin artmasıyla birlikte tüketici olarak hepimizin temizlik ve hijyen konularına olan farkındalığı artmıştır.

Bugüne kadar gözle görebildiğimiz ya da duyularımızla fark edebildiğimiz mekân temizliği, çalışan personel titizliği ve görsel hijyen kurallarının sadece eldivenle yemek yapmak, mutfakta ikaz levhaları asmanın başarısız olduğunun bariz kanıtıdır.

Artık tüm işletmelerde hammadde alımlarında fiyat ve vadeden önce güvenilir hammadde ve sürdürebilirlik ön planda olacaktır.

Tarımsal ürünlerin bile poşete girdiği bir zamanda, müşterilerin hijyen ve kalite algısı yükseldiği için belki de her işletme bundan sonra çalışan şef isimlerinden çok, hijyen sertifikalarını ve denetleme raporları isimlerinin önünde yer alacaktır. Geri dönüşü olmayan yeni ticaret aslında biz evlerimizde oturup beklerken çoktan kendi kurallarını sahaya indirip düzenini kurdu bile.

Halkaların birinin incelmesinin bile ilerleyen süreçlerde tüm zincirin kopmasına neden olduğunu maalesef acı bir şekilde yaşıyoruz.

İçinde bulunduğum ve yıllardır her aşamasını yakından bildiğim gıda sektöründe üretici firmalar üçe ayrılıyorlardı.

1-Her zaman yerel üretici olarak kalmayı seçen ve gıda güvenliğine yatırım yapmayı gereksiz gören çok para kazanmayı seçenler.

2-Aslında büyümek isteyen ama gıda güvenliği ve hijyen konularını bilmesine rağmen “gittiği kadar gitsin” kafasında üreterek hep risk alanlar.

3-Tüm güvenli gıda üretim belgelerine sahip (HACCP, IFS, BRC) kaliteli üretim yapan dünya standartlarındaki firmalar.

Üçüncü şıkta bulunan firmalar geçen 25 yılda bu aşamalara gelmek için ciddi değişiklikler, eğitimler ve yatırımlar yapmıştır. Tohumdan hasata, personelden yönetime, ambalajdan sevkiyat koşullarına kadar gerçekleştirmesi gereken tüm prosedürleri adım adım izleyerek soframıza güvenli gıdayı ulaştırmayı başarmışlardır.

Şimdilerde içindeki katkılardan dolayı hep uzak durmamız öğütlenen ambalajlı gıdaların içeriklerindeki katkıların zararları dışında şu anki durumumuza göre hijyenik ve tüketilebilir olduğunu söyleyecek bir profesör çıkar mı acaba diyerek sabırla bekleyen sadece ben miyim?

Virüs salgını tamamen bitmeden hangimiz öğlen arasında sefer tası ya da paketli atıştırmalıklar yerine döneri tercih edebilir ki?

İlk iki şıkta bulunan üreticilere göre 3.şıktaki üreticiler bugüne kadar gereksiz yatırım yapan “enayiler” olarak görülmüş olsalar bile, virüs salgınında gördük ki hijyen ve gıda güvenliğine önem vermek en sonunda onlara hak ettiklerinden fazlasını kazandırıyor. Birçoğu içinde bulunduğumuz konjonktürde ardından gelmek isteyecek üreticilere en az 25 yıl fark atarak, hafızamızda güvenli markalar arasında hak ettiği yeri aldılar bile…

Hepimiz gıda tüketimlerimizde dikkatli, hassas, sorgulayıcı olmak zorundayız.

Unutmayalım ki sağlıklı gıda hepimizin hakkıdır.

Onur ERDOĞAN

28/05/2020

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.