Öne Çıkanlar yerel haber kültür Esenyurt haberleri istanbul Beylikdüzü Haberleri

Facianın nedeni göz kararı hasar tespiti

Kazım Pıynar, Ahmet Görçüm ve Yakup Çetin'in haberi

Van'da 12 kişinin hayatını kaybettiği ikinci deprem, bina denetimlerindeki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi. Çöken binalardan bazılarının 7,2'lik Van depreminden sonra ön hasar tespiti için kente giden uzmanlarca denetlendiği ortaya çıktı. Binaların dış cephesine giydirilen kaplamalar sökülmeden göz kararı yapılan bu denetimler, faciaya sebep oldu.

Van'ın Edremit ilçesinde meydana gelen 5,6'lık ikinci depremin Van'daki binaları yıkması, 23 Ekim'deki deprem sonrası yapılan hasar tespit çalışmalarını tartışmaya açtı. 25 binanın çöktüğü ve 12 kişinin enkaz altında can verdiği Van'da, ilk depremden sonra yapılan ön hasar tespit incelemelerinin göz kararıyla gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Binaların sadece dıştan görüntüsüne bakmakla yetinen uzmanların, herhangi bir numune almadan hasar tespiti yaptığı, dış cephesinde giydirme bulunan yapıların da sağlam sayıldığı öne sürülüyor. Bilimsel metotlarla yapılacak asıl hasar tespitinin ise bayramdan sonra gerçekleştirilmesinin planlandığı öğrenildi.

Van Beton ve Yapı Malzemeleri Test Laboratuvarı'nda görevli inşaat mühendisi Faruk Görünüş, 7,2'lik depremin ardından ayakta kalan binalarla ilgili nitelikli bir çalışma yapılmadığını söylüyor. Görünüş, "Ağır hasarı olmayan binalarda sadece gözlem yoluyla inceleme yapıldı. Bu da sağlıklı sonuç vermedi." diyor. Normbeton Mühendislik Şirket Müdürü Murat Doğan ise kaplamalar sökülmeden yapılan denetimin büyük hata olduğuna dikkat çekiyor. "Dış cephe yapılan inşaatlarda bu kaplamalar açılarak sıvalarda, kolonlarda çatlak olup olmadığı incelenmeliydi." uyarısında bulunuyor. AFAD Acil Durum Müdahale Genel Müdürü Ejder Kaya'nın Zaman'a yaptığı değerlendirmeler de bu tespitleri doğruluyor: "Hasarlı binaları gözlemsel olarak belirledik. Yapılan çalışma depreme dayanıklılık testi değildir. Depreme dayanıklılık testi yapmadık."

Edremit merkezli 5,6 büyüklüğündeki son deprem, önceki depremin yaralarını sarmaya çalışan Van'da 2 otel ve 1 dershanenin de aralarında bulunduğu 25 binanın yıkılmasına yol açtı. Enkaz altında kalan 12 kişi hayatını kaybederken, 28 kişi de sağ çıkarıldı. 23 Ekim'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki sarsıntı Erciş'te ağır hasara yol açarken Van'da sadece 6 bina yıkılmıştı. Ancak Erdemit merkezli son deprem, Van'ın merkezini vurdu. Önceki gece yıkılan 25 binanın büyük kısmı ilk depremden sonra boşaltıldığı için can kaybı az oldu. Arama kurtarma çalışmaları hızla devam ederken, hasar tespit çalışmalarına ilişkin bazı iddialar ortaya atıldı. Buna göre, deprem bölgesinde ön hasar tespit çalışmaları yüzeysel yapıldı. Evlerin kolon ve kirişlerinden numune alınmadan ev sahiplerine binaların sağlam olduğu söylendi.

Alınan bilgilere göre 7,2'lik ilk depremden sonra hasar tespit ekipleri Bayram Oteli'nde de incelemelerde bulundu. Göz kararıyla denetim yapan heyet, dış cephesine giydirme yapılan otelin sadece bazı duvarlarında çatlaklar olduğunu belirtti. Otelin kalınabilecek durumda olduğu sonucuna varan yetkililerin bir kısmı da burada konakladı. 'Oturulamaz' raporu verilmeyen binada misafir ağırlamaya da devam edildi. Otelin sahibi Aslan Bayram da göz kararı verilen oturulabilir sözüne dayanarak güvenli olduğu düşüncesiyle evi yerine otelde geceledi. 47 yıllık Bayram Oteli, geçen sene tadilata alınmıştı. Cumhuriyet Caddesi ile Soydan Kavşağı'nın kesiştiği noktada bulunan 60 odalı otel, İran Şahı Rıza Pehlevi ile 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ı da ağırlamıştı.

AFAD: SADECE GÖZLEMSEL İNCELEME YAPTIK

AFAD Acil Durum Müdahale Genel Müdürü Ejder Kaya, 7,2'lik depremden sonra yaptıkları ön hasar tespiti incelemelerinin sadece gözlemsel olarak yapıldığını söyledi. Kaya 100 binden fazla haneyi incelediğini bunlardan 30 hanenin hasarlı olduğunu dile getirdi. Erkoç, "İncelemeler hasarlı binaların tespiti için sadece gözlemsel yapıldı. Depreme dayanıklılık testi yapmadık." dedi. Mevcut usullere göre ön hasar tespit çalışması görsel materyalle gerçekleştiriyor. Uzmanların hazırladığı rapor bina sahiplerine verilmiyor. Depremden sonra ön hasar tespit çalışması ev sahiplerinin yazılı dilekçesi ile gerçekleştiriliyor. Deprem bölgesindeki binaların yaklaşık yüzde 30'unun gözle kontrol edildiği, diğerlerine ise henüz bakılmadığı belirtiliyor. Kesin hasar tespit raporları ise binalardan alınan numunelerin incelenmesi sonrası hazırlanıyor. Van'daki bir binanın kapıcısı ön hasar tespit çalışmasını şöyle anlattı: "28 Ekim günü öğlene doğru iki kişi geldi ve binayı gözle kontrol ettiler. Bize herhangi bir belge vermediler. 'Binamızın durumu nedir oturabilir miyiz?' diye sorduğumda bir şey söylemeden gittiler."

Kolonlardan numune alınmalıydı

Van Beton ve Yapı Malzemeleri Test Laboratuvarı'nda görevli inşaat mühendisi Faruk Görünüş, 7,2'lik depremin ardından ayakta kalan binalarla ilgili nitelikli bir çalışma yapılmadığını öne sürdü. Görünüş, "Ağır hasarı olmayan binalarda sadece gözlem yoluyla inceleme yapıldı. Bu da sağlıklı sonuç vermedi." dedi. Normbeton Mühendislik Şirket Müdürü Murat Doğan da, yıkılan Bayram Oteli'nin tadilat geçirmiş ve dış cephe kaplaması yapılmış bir yapı olduğunu hatırlatarak, "Kaplama yapılmış binalarda muhakkak kaplamaların altına da bakılmalı. Belirli yerlerden matkaplarla bu kaplamalar açılarak sıvalarda, kolonlarda çatlak olup olmadığı incelenmeli." diye konuştu. Bayram Oteli'nin hasar aldığı yönünde kendisine bilgi geldiğini aktaran Doğan, "Önlem alınmaması büyük bir hata." değerlendirmesini yaptı.

ZAMAN

AYRINTILI İNCELEME YAPILMADI

Mithat Yurdakul ve Önay Yılmaz'ın haberi

Önceki gün Van’da meydana gelen depremin ardından aralarında bir Japon yardım gönüllüsünün de bulunduğu 10 kişiye mezar olan Bayram Otel’in, 23 Ekim’deki ilk depremin ardından resmi görevlilerce ayrıntılı incelenmediği ortaya çıktı. Bayram Otel, Van’da resmi yapı denetimi yapılacak 15 bin bina arasında sırasını bekliyordu!

Dış cephesindeki kaplama nedeniyle, belirgin hasar görülmediği için ayrıntılı incelemede öncelik kapsamına alınmayan otelin, Van’da resmi yapı denetimi yapılacak 15 bin bina arasında “sırasını beklediği” öğrenildi. Bina ile ilgili yapı denetim firmalarının “oturulabilir” görüşü verdiği iddia edilirken, yapılan ön incelemenin sadece resmi görevlilerin çok kısa gözlemlerinden ibaret olduğu ortaya çıktı.

‘Otel sağlam dediler’

5.6’lık depremle yerle bir olan Bayram Oteli’nin sahibi Aslan Bayram, dün gece NTV’ye yaptığı açıklamada, 7.2’lik deprem sonrası tüm kolonlara tek tek baktıklarını belirterek, “Ben de otelde kalıyorum. Deprem anında odama çıkıyordum. 4. kattayken deprem oldu, üst kata fırladım ve kurtuldum. Biz 7.2’lik depremin ardından bütün kolonlara tek tek baktık ve bir şey yoktu. Kendi evlerimizden korktuk, otelde yattık. 4-5 tane mimar arkadaş geldi ve kolonlara baktı. İstanbul’dan gelen yetkin biri de aynı şekilde binayı inceledi ve ‘otel sağlam’ dedi. Bina güvenliydi, gerçekten korksam kendim yatmam orada” dedi. Bayram sarsıntı sırasında otelde çalışanlar hariç 27 kişi olduğunu, bunlardan 12’sinin de dışarıda olduğunu dile getirerek, “Yani otelde deprem anında 15 kişi vardı. Otelin altında tatlıcı dükkanı vardı, orada kaç kişinin olduğunu bilmiyoruz” diye konuştu.

Özel şirket görevlileri gelmiş

Bayram bu açıklamasından sonra ortadan kaybolurken, anlattığı denetim elemanlarının resmi görevliler değil özel yapı denetimi şirketlerinden olduğu öğrenildi. Otelle ilgili “sağlam” görüşü veren uzmanların, savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında sorgulanabileceği, binayı ve güçlendirmesini yapan müteahhitlerin de sorumlu bulunabileceği kaydedildi.

Resmi denetimciler bakmamış

Tahliye için öncelikli olarak dış cephesinde bariz çatlak bulunan binalar ile hastane ve okul gibi kamu yapılarını ayrıntılı incelemeye tâbi tutan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı resmi görevlilerin ise söz konusu oteli dışarıdan gördüğü, öncelikli ve ayrıntılı incelenecek binalar kapsamına almadığı öğrenildi. Otel sahibinin inceleme için resmi talepte bulunmadığını ifade eden yetkililer, otelin bu yüzden ‘ayrıntılı inceleme için sıraya alındığını’ dile getirdi. Bölgede rutin inceleme yapılacak ve öncelikli kapsamda bulunmayan 12-15 bin kadar bina bulunduğu öğrenilirken, 250-300 kadar resmi yapı denetim görevlisinin bölgede çalıştığı kaydedildi.

AFAD ‘tamamlanıyor’ demişti

Başbakanlık Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), 23 Ekim depreminden 8 gün sonra yaptığı açıklamada, binalarla ilgili ön hasar tespit çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirtmişti.

Açıklamada, “Van Valiliği emrine psikolojik ve sosyal destek hizmetlerinin verilebilmesi için uygun nitelikte ve yeterli sayıda personel görevlendirilmiştir. Başkanlığımızdan gönderilen 20 kişilik teknik heyet, çeşitli illerden görevlendirilen 200 teknik personelle birlikte ön hasar tespit çalışmalarını tamamlamak üzeredir” ifadelerine yer verilmişti.

Hasar tespiti nasıl yapılmalı?

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Semih Tezcan, deprem sonrası hasar tespit çalışmaları yapılırken dikkat edilecek hususları şöyle anlattı:

* Yapı-zemin ilişkisi açısından temel seviyesinde oluşan zemin hareketleri gözlemlenmeli,

* Yapının genel duruşunu gösteren şakül kaçıklığı (yan yatma) kontrol edilmeli,

* Kolon-kiriş birleşme noktalarındaki çatlakların durumları önemlidir. Bu noktlar tek tek kontrol edilmeli,

* Kolon ve kirişlerdeki çatlak genişlikleri ölçülmeli, buna göre hasarın önem derecesi belirlenmeli,

* Beton ve çelik kaliteleri kontrol edilmelidir,

* Az, orta veya ağır hasarlı kolonların, tüm binada mevcut kolonların sayısına olan oranı belirlenmelidir.

5 dakikada inceleme

Yerlebir olan Bayram Oteli’ne 30 metre mesafedeki Akdamar Otel’in Genel Müdürü Okan Yazıcıoğlu, Cumhuriyet ve Maraş Caddesi üzerindeki otel ve işyerlerinde ‘5 dakikalık inceleme yapılarak sözlü olarak oturulabilir onayı verildiğini’, görevlilerin sadece ellerindeki listeyi işaretleyip gitmekle yetindiğini söyledi.

Yazıcıoğlu şöyle konuştu: “Bizim otelimizde de fayanslarda, alçılarda patlaklar oldu. Ancak kolonlarda bir hasar yoktu. Depremden sonra ‘Bakanlıktan geldik’ diyen iki mühendis otelimize geldi. Belirli yerlere baktılar. İncelemeleri 5 dakika kadar sürdü. Bize yazılı bir rapor vermediler. Sadece ellerinde liste vardı. ‘Oturulabilir’ diye işaretlediler. Bize de ‘oteliniz açık kalabilir’ dediler. Buradaki bütün binalarda inceleme böyle yapıldı. Biz yazılı belge almak için kriz merkezine başvurduk, ancak henüz belge verilmedi. Bu depremden sonra hasarımız olmamasına rağmen çalışanlarımızı izne çıkardık, odaları kapattık. Bayram Oteli ve diğer otellere de sadece gözleme dayalı benzer izinler verildi.”

‘İzin aldıkları’ iddia edildi

AFAD tarafından 23 Ekim’deki depremin ardından 6 bin dolayındaki bina için ön hasar tespit çalışmaları sonucu “oturulamaz” görüşü verilirken, uzmanların Bayram Otel için “oturulmayacağına ya da müşteri kabul edemeyeceğine yönelik bir talimat vermediği” ortaya çıktı.

Otelle aynı cadde üzerinde bulunan ve isminin yazılmasını istemeyen bir esnaf “Kriz merkezine başvuru yaparak oturulabilir izni almıştı” iddiasında bulundu. Binanın gazeteciler ve yardım ekipleri tarafından özellikle bu nedenle güvenli olduğu söylendiği için tercih edildiği belirtildi. Bayram Otel’in sahibi Arslan Bayram da yetkililerin ve mühendislerin oturulmasına izin verdiklerini anlattı. Ancak Arslan Bayram’a gün içinde iki telefonundan da ulaşmak mümkün olmadı.

47 yıllık bina

1964 yılında hizmete giren 5 katlı ve 60 odalı Bayram Otel, tarihte birçok ünlü isme evsahipliği yaptı. 1972 yılında İran-Türkiye arasındaki demiryolu ağının açılışı için Van’a gelen dönemin İran Şahı Rıza Pehlevi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay da bu otelde konakladı. 1970’lerde siyasi çalışmaları için kente gelen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eski başbakanlar Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan gibi siyasetçiler de bu otelin misafirleri arasında yer aldı.

Geçen yıl 1 milyon dolar harcanarak onarımdan geçirilen oteli Vali Münir Karaloğlu hizmete açtı. Ancak onarım sırasında depremle ilgili güçlendirme yapılmadığı, bütçenin büyük bölümünün iç dizayn çalışmalarına harcandığı iddia edildi.

Devletten ses çıkmadı

TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, bir süre önce Van’a uzman gönderebileceklerini belirterek, “Bir eknik heyet, yani devletin olanakları içinde mühendis ve mimarlar yapıları gözlemleyerek ‘Bu bina girilir, girilemez’ der. Bizim yeterli sayıda mühendis ve mimar arkadaşımız var. Devletin büyük organizasyonu, eğer bu acil afet yönetim sistemi iyi işleseydi bu kadar teknik insanı buraya gönderirdi. Bugün itibariyle bile devlet, bu az hasarlı, içine girilebilecek, daha doğrusu taşıyıcı sistemlerinde herhangi bir sorun olmayan konutlar için karar verme yeteneğinden yoksun. Şu anda böyle bir güç yok. Biz gittiğimizde hem valiliği hem yerel yönetimleri ziyaret ettik, bu türden bir teknik desteği müsaade edilirse verebileceğimizi söyledik. Herhangi bir yanıt gelmedi” demişti.

İlk depremden sonra otelde kalan gazetecilerin binada çektiği çatlak fotoğrafları.

Hangisi doğru?

Van’da 23 Ekim tarihinde meydana gelen 7.2 büyükyüğündeki depremin ardından Bayram Otel’de konaklayan inşaat mühendisleri, binayı inceledikten sonra gazetecilere otelin sağlam olduğunu söylemişti.

Adana’dan gelen mühendisler, sohbet sırasında gazetecilere otelin kolonlarında incelemelerde bulunduklarını ve bölgedeki en güvenilir binalardan biri olduğunu belirtmişti.

Ancak Türkiye gazetesi muhabiri Salih Bilici, “Restorasyonunu, boya badanasını iyi yapmışlardı. Otele girer girmez çatlaklar dikkatimi çekti. Bunları da otel görevlisine sordum. Duvarlarda çatlaklar olduğunu ancak kolonların sağlam olduğunu söyledi.

Kafamda bir sürü soru işaretiyle odama geçtim. Nedense otel bana güven vermiyordu. Asansörleri çalışmıyordu. Her tarafında çatlamalar vardı. Bunlar bizim gördüklerimizdi. Otel personeli bile rahat değildi” diyerek, depremden hemen önce ayrıldığı otelle ilgili çarpıcı ayrıntılar verdi.

'Otel enkazı peynir gibi eriyordu'

Van'daki 5,6'lık depremden 18 saat sonra Ramazan Olaş'ı sağ olarak kurtaran ekibin koordinatörü Umut Dinçşahin, Bayram Oteli'yle ilgili acı gerçeği "Enkaz içinde çalışırken bazı noktalarda yapı peynir gibi eriyordu" sözleriyle ortaya koydu.

Van'daki 5,6 depremin yıktığı iki otelden biri olan Bayram Oteli'nde enkaz arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Depremden 18 saat sonra otel enkazından Ramazan Olaş adlı bir vatandaş sağ olarak kurtarıldı. Olaş'ı kurtaran ekipten GEA Takım Koordinatörü Umut Dinçşahin Olaş'ın kurtarma öyküsünü NTV yayınında anlattı.

Dinçşahin şunları söyledi: "Deprem olduktan 15 dakika sonra Bayram Oteli'ne geldik. Otoparkın altından bir tünel kazarak beyaz eşya dükkanının içine girdik ve bir ses aldık. Ramazan Olaş'ın sesiydi. Otel personeliymiş. İğneyle kuyu kazarcasına çalıştık. Dikey tünel kazdık. Aynısını Haiti'de yaşadık ama oradan farklı olarak burada yapı kalitesi kötü. Kolon ve kiriş birleşimlerindeki çatlaklar ve artçılar şiddetli oluyordu. Otelin depo kısmı sağlam kalmış, eskiden hamammış. Orada 4-5 mektekarelik bir odada zaman zaman 15 kişi çalıştık. İğneyle kuyu kazıldı. Tek tek çaba gösterilerek yapıldı." Otelin yapı kalitesiyle ilgili değerlendirmede bulunan Dinçşahin, "Yapı taşıyamayacağı kadar büyük bir çatıyla donanmıştı. Yapının kendi kapasitesine uygun çatısı yoktu. Enkaz içinde çalışırken bazı noktalarda yapı peynir gibi eriyordu. Çok zorlu bir çalışma oldu. Bütün ekip 48 kişi çok büyük bir emek koydu" dedi.

Bölge çıtır çıtır kırılıyor

5.6’lık depremin yol açtığı felaketi değerlendiren uzmanlar ‘Binaların sağlam olup olmadığı iyi incelenmedi. O binalarda kimse olmamalıydı’ dedi

Van’da meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki depremde hasarlı binaların çökmesiyle ortaya çıkan felaket, gözleri yeniden bu bölgeye çevirdi. Uzmanlar bölgede bundan sonra da depremler olacağını belirterek, sağlamlığı tespit edilmemiş binalarda oturulmasına izin verilmesinin büyük hata olduğunu söyledi. Uzmanların bu konudaki görüş ve uyarıları özetle şöyle:

‘Onlarda kimse olmamalıydı’

Prof. Dr. Naci Görür (İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi): “Arap Yarımadası’nın kuzeye ilerlemesiyle Avrasya ile Arap levhalarının arasında kalan Doğu Anadolu Bölgesi sıkışmaya devam ediyor. Bundan sonra bölgenin güneyinde yeni depremler meydana gelebilir. Depremden sonra ayakta kalan binaların sağlam olup olmadığının iyi incelenmedi. Ağır hasarlıları ayıklamak kolay oluyor. Ancak bazı binaların gerçek durumunu saptamak için uzman gözle bakmak gerekir.

Çadır sıkıntısı başlayınca, ‘Evi sağlam olanlar evlerine girsin’ diye bir söylem başladı. Vatandaş bunların sağlam olup olmadığını bilmez ki. Bu sıkıntıların olmaması gerekirdi. 5.6’lık depremden sonra o yıkılan evlerin içinde kimse olmamalıydı. Anlaşılan bu işi tam olarak anlatamıyoruz maalesef.”

‘Oturma izni verilmemeliydi’

Prof. Dr. Okan Tüysüz (İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi): 5.6 büyüklüğündeki deprem, 7.2 büyüklüğündeki depremden bağımsız ve sağ doğrultu atımlı bir fayda meydana geldi. Bölge sıkışıyor ve çıtır çıtır kırılıyor. Bu depremin Edremit fayı üzerinde meydana geldiği anlaşılıyor. Depremler bundan sonra da olacaktır. Bununla kalacağını sanmıyorum. Yıkılan binalar konusu var. Öğrendiğimiz kadarıyla bir inşaat teknikeri, idari müdür ve bir inşaat mühendisi oturulabilir raporu veriyor. Yıkılan otel 1964’te yapılmış. Çok zayıf olduğu belli, üstelik 7.2 büyüklüğünde bir deprem geçirmiş. Sadece bu özelliklere bakarak burada oturma izni verilmemeliydi.”

‘Cahillik ve cesaret işi’

Prof. Dr. Muzaffer Elmas (Sakarya Üniversitesi Rektörü ve İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi): “5.6 büyüklüğündeki deprem, 1998 yönetmeliği öncesi yapılmış binaların depremden sonra yıkılmaya aday olduğunu gösterdi. Bu durum 1999 depremini yaşayan bölgelerde de aynıdır. Aslında 5.6’lık depremde hiçbir yapının yıkılmaması gerekirdi.

Binaların güvenli olup olmadığının nasıl belirleneceği 2007 Deprem Yönetmeliği’nde açıkça belirtilmişken, gözlemsel olarak önceki yönetmeliğe göre yapılmış binalara ’depreme karşı güvenli oturulabilir’ demek bir cehalet ve cesaret işidir. Orada bir acayip iş var.”

Skandal iddia: Gül gelecek diye çatlaklar sıvandı

Van’daki depremin ardından geçen hafta bölgeye yardım götüren Yunan Arama Kurtarma Örgütü’nün Midilli Şubesi Başkanı Dr. Zoi Livaditon da ilginç bir iddiayı ortaya attı. 17 Ağustos Marmara Depremi’nde de gelen Dr. Livoditon, Sabah gazetesinde yer alan habere göre yerle bir olan binaların daha çok kerpiç ve briketten yapıldığını vurgulayarak şunları anlattı:

“Bazı kamu binaları da briketten yapılmış ve ciddi hasar görmüş. Ama buna rağmen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bölgeye gelecek diye bu binaların bazılarının çatlaklarını sıva ile kapatıp boyadılar. Sonra da boyayı eskitmeye çalıştılar. Yine bu ziyaretten önce çadırlardaki çocukların bazılarına internet erişimi olan diz üstü bilgisayarlar dağıtıldı. Cumhurbaşkanının ziyareti bitince de topladılar. Depremzedelere yemek dağıtımı konusunda ise herhangi bir sorunun yaşanmıyor.”

Felaket haber peşinde yakaladı

Doğan Haber Ajansı muhabirleri Yılmaz ve Emir, 5.6’lık depreme, haberlerini geçmek için geldikleri Bayram Oteli’nde yakalandı. Malzemelerine ulaşılan muhabirlerin kendileri kayıp...

Van’ı ikinci kez yıkan depremde yerle bir olan Bayram otelinin enkazında kalan iki DHA muhabirinin eşyaları bulundu. Ekipler, deprem anına kadar çalışmalarını sürdüren, ancak kendilerine ulaşamadıkları Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir’in depreme koridorda veya lobide yakalanmış olabileceği kanaatine vardı.

Büyük deprem sonrası basın mensuplarının çalışma alanı olarak belirlediği Bayram otelinin enkazından dün 16.00 itibariyle 27 kişi yaralı kurtarılırken, biri Japon 10 kişinin cesedine ulaşıldı. Çok sayıda yatağın bulunduğu enkazda kurtarma ekipleri hemen her adımda demir engellerle karşılaşırken, dün öğleden sonra Yılmaz ve Emir’in kaldığı üçüncü katın enkazına ulaştı. Sivil Savunma Arama - Kurtarma Birliği’nden bir ekip, DHA muhabirlerinin kaldığı odaya girdi. Ancak odada sadece kameralar, fotoğraf makineleri, basın kartları, çantalar ve elbiseler bulundu. Yılmaz ve Emir’in deprem sırasında odada olmadıklarını tespit eden ekipler, koridorda veya lobide olabilecekleri ihtimali üzerine enkazdaki çalışmalarını bu yöne kaydırdı.

Yemeğe gitmeden önce...

Edinilen bilgilere göre, DHA Van Bürosu muhabiri Yılmaz ile Diyarbakır Bürosu muhabiri Emir, önceki gün deprem bölgesinde bakanların temaslarını ve diğer gelişmeleri izleyip haberlerini geçti. Saat 20.30 sıralarında günün son haber ve görüntülerini DHA merkezine geçmek için Bayram oteline gelen iki muhabir, yemeğe gitmeden önce cihazlarını üçüncü kattaki odalarına bırakmak için yukarı çıktı.

Lobiden ayrılan iki DHA muhabiri o sırada depreme yakalandı. Enkaz altında kalan iki muhabirin kurtarılabilmesi için GSM operatörüyle temasa geçildi.

Yılmaz’ın en son 21.09’da, Emir’in de 20.35’te cep telefonlarını kullandıkları saptandı. En son sinyal alınan nokta belirlenerek arama-kurtarma ekiplerine iletildi. Ancak dün akşam saatlerine kadar iki DHA muhabirine ulaşmak mümkün olmadı.

SEBAHATTİN YILMAZ 20 Mayıs 1959 Erzurum doğumlu. 1980’de yerel Aziziye Postası gazetesinde mesleğe başladı. 1991’de HHA Erzurum Bürosu’nda görev aldı, 1993’te Van Bürosu’na geçti. 29 Aralık 1994’te Van Edremit yakınlarında düşen ve 56 kişinin yaşamını yitirdiği uçak kazasında olay yerine ulaşan ilk gazeteci oldu. Meslek yaşamında bir çok ödül alan Yılmaz evli ve iki çocuk babası.

CEM EMİR 1985 Tunceli doğumlu. Mesleğe 17 yaşında Evrensel gazetesinde başladı, ardından ANKA Ajansı’na geçti. Yaklaşık 2 yıldır DHA Diyarbakır Bürosu’nda görev yapıyor. Siirt’te küçük yaştaki bir kıza yapılan cinsel istismar haberi birçok gazetenin manşetinde yer aldı ve Türkiye günlerce Siirt’teki bu olayı konuştu.

MİLLİYET

Kaynak : haber7.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.