RUSYA SEÇİMİNİN SONUCU BAŞINDAN BELLİ

 

RUSYA SEÇİMİNİN SONUCU BAŞINDAN BELLİ”

Rusya’da Pazar günü yapılacak devlet başkanlığı seçimlerini değerlendiren Prof. Dr. Nadir Devlet, seçim için “sonu başından belli” değerlendirmesinde bulundu.

18 Mart Pazar günü Rusya Federasyonu’nda yapılacak devlet başkanlığı seçimi için yedi aday yarışıyor. Adaylardan en güçlüsü elbette mevcut devlet başkanı Vladimir Putin. Putin’in yeniden seçileceğine kesin gözüyle bakılıyor. 18 Mart’taki seçimler için “Sonucu başından belli” değerlendirmesini yapan İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nadir Devlet, “Putin, neredeyse 20 yıldır iktidarda, seçimlerde Putin’in karşısında yedi aday var. Tabii ki en güçlü aday Putin, çünkü Rusya tek adam yönetimine sahip olduğundan her türlü devlet organları yıllardan beri onun belirlediği bürokratlar kontrolünde faaliyet gösteriyor” dedi.

“PUTİN KENDİNDEN ÇOK EMİN”


Nadir Devlet, “Putin kendinden o kadar emin ki, başkanlık adaylarının ortak televizyon tartışmasına bile katılmıyor. Adaylar arasında Rusya tarihinde belki bir ilk olarak bir kadın, Kseniya Sobçak yarışıyor. Diğer tanıdık ad ise Türkiye ile Rusya arasında gerginlik sürdüğünde ‘Türkiye’yi bombalayalım!’ diyen Jirinovski. Putin’in karşısına çıkabilecek tek aday ise Rusya Federasyonu Komünist Partisi adayı Pavel Grudinin gibi görülüyor. Devlet Başkanlığı yönetimi bu adayı diskalifiye etmek için bir hayli fırsat yakaladıysa da onu anlaşılan önemli bir aday olarak görmediler’’ diye konuştu.

“TATARLAR ‘YES MAN’E DÖNÜŞTÜ”

Putin’in karşısında en güçlü aday olabilecek Aleksey Navalni’nin adaylığının Rusya Yüksek Seçim Kurulu’nun engellediğini, Bazı önemli isimlerin seçim öncesinde Navalni’nin zenginlikleri ve yolsuzluklarının incelenmesi için bir kampanya başlatıldığını ve Rusya’nın çeşitli şehirlerinde gösteriler olduğunu söyleyen Devlet “Navalni Yüksek Seçim Kuruluna seçimlerin adil şekilde yürütülmesi için 4 bin 500 seçim sandığı gözetmeni, ayrıca 850 monitör yerleştirmeyi teklif etmişti. Bu talepler aynı kurulun başkanı Ella Pamfilova tarafından reddedilmişti” dedi.

En son olarak da Putin’in 11 Mart’ta Amerikan televizyonu NBC News ’e verdiği mülakatta, “ABD Başkanlık seçimlerine karışan 13 Rusyalının Rus olmayıp Ukraynalı, Tatar veya Yahudi olma ihtimali var” şeklinde Tatarları suçlayan bir beyanda bulunduğunu söyleyen Devlet, “Bütün bunlara rağmen Tatar liderlerin Putin’i destekler demeçler vermeleri, onların nasıl bir ‘yes man’e (evet komutanım) dönüştüklerinin güzel bir örneğini teşkil ediyor’ ’ifadelerini kullandı.

“FÜZE AÇIKLAMASI SEÇİME YÖNELİK”

Devlet, ’’Pek çok siyasi lider gibi Putin de gerekirse sahte verilerle propaganda yapmaktan çekinmiyor. 7 Mart’ta RFE/RL web sayfasında yayımlanan bir habere göre, Putin’in Yüksek Lisans tezini de Milli Maden Kaynakları Üniversitesinden Vladimir Litvinenko hazırlamış. Vladimir Putin o üniversitede hiçbir zaman bulunmamış, ayrıca tezin iki kaynaktan intihal edildiği tespit edilmiş. Putin seçim öncesi propaganda aracı olarak ise 1 Mart’ta yaptığı konuşmada, ‘Dünyanın her yanını vurabilecek büyük bir nükleer füze hazırladıklarını ve dünyadaki hava savunma sistemlerinin buna karşı koyamayacağını’ söylemişti. Onun bu tehdidi NATO ve Avrupa’ya yönelik olsa da aslında Rus halkına ne kadar güçlü olduklarını ve buna kendi zamanında ulaşıldığını hatırlatmak maksadını taşıyordu, yani seçime yönelikti. Zaten çoktan beri Putin gerek Kafkaslarda, gerek Ukrayna’da ve gerekse Suriye’de silaha dayalı siyaset yürütüyor” şeklinde konuştu.

“ASLINDA RUSYA’NIN ÇOK SORUNU VAR”

Bu güçlü görünüme rağmen, Rusya’nın iç ve dış sorunlarının bir hayli fazla olduğunu söyleyen Devlet,  “Bunları halkın gözünden saklamak ne kadar mümkün olacak? Putin kırsal kesimde sağlık sistemini nerdeyse yok etti. Rosstat (Rusya İstatistik İdaresi) verilerine göre, 2000 yılında 10 bin 700 hastane varken, 2015’te bu sayı 5 bin 400’e inmişti. Öte yandan ülkede köy nüfusu hızla azalmakta, doğum oranları düşmekte, Rusya her yıl bir milyon işgücünü kaybetmekte. Dış politikaya gelince de AB Ukrayna anlaşmazlığı dolaysıyla Rusya’ya uyguladığı ekonomik ambargoyu tekrar altı ay, 15 Eylül’e kadar uzatma kararı aldı. Bu çerçevede 38 Rus şirketinin mal varlıklarına el konulmuştu” diye konuştu.

Nadir Devlet, “12 Mart 2018’de Britanya parlamentosunda konuşan Başbakan Theresa May, geçenlerde Salisbury kentinde eski GRU (Sovyet Askeri İstihbarat) albayı Sergei Skripal ile kızı Yulia’ya yapılan Noviçok adlı Sovyet sinir gazı saldırısının ardında büyük ihtimalle Rusya’nın olduğundan, buna dair güçlü delillerin mevcudiyetinden bahsetti. Neticede Britanya’da bulunan 58 Rusya Federasyonu diplomatından 23’nü ülkeden uzaklaştırma kararı aldı. Ayrıca Birleşik Krallık Rusya Federasyonundaki Dünya Futbol yarışına da katılmayacağını ilan etti. Kısacası Putin tekrar seçildikten sonra daha da sorunlu bir Rusya‘yı yönetmeye başlayacak.  Bu sorunları, saldırganlıkları veya propagandaları ile yok edebilecek mi, göreceğiz.’’dedi.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.