Öne Çıkanlar ksp nezir karayün plastik cerrahı Ankara Üniversitesi Büyükçekmece Belediyesi

Diyabet hastalığı ile baş etmenin yolları
 Tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de tehdit eder hale gelen diyabet, adeta çağın salgınına dönüşmüş durumda. Hastalık, özellikle çeşitli organlarda yarattığı tahribatlarla istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebiliyor. Ancak diyabet konusunda bilinçli hareket edip tedaviye uyum gösteren hastalar yaşam kaliteleri düşmeden hayatlarına devam edebiliyor.

Diyabetli Hasta Sayısı Gün Geçtikçe Artıyor

Türkiye’de diyabetli hasta sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği tarafından yaptırılan araştırmaya göre bu hastalığın oranı %13.7’ye kadar yükseliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Erdem Türemen, insanların yaklaşık üçte birinin ise durumlarından haberdar olmadıklarının altını çiziyor. Dr. Türemen, hastalığın bu denli artmasının bilinen ya da bilinmeyen pek çok nedeni olduğunu belirterek şunları söylüyor: “Toplumda daha yaygın olarak görülen Tip 2 diyabete neden olan faktörlerin en başında kilo sorunu geliyor. Çünkü diyabet obeziteyle, vücut yağlanmasıyla ilişkili bir hastalık. Tabii obezitenin de birçok nedeni var” diyor. Hareketsizlik, TV seyretme saatlerinin artması ve beslenme problemlerinin hastalığı tetikleyen en önemli etkenler olduğunu belirten Dr. Türemen, diyabetin artık çocuklarda dahi görüldüğüne dikkat çekiyor.

Risk faktörü içinde misiniz?

İlk zamanlarda sinsi bir hastalık olarak seyreden diyabette, risk faktörü olan gruplar büyük önem taşıyor. Örneğin ailesinde diyabetli olanlar, fazla kilolular, hipertansiyon hastaları, kalp hastaları ve kolesterol problemi yaşayanlar en riskli gruplar olarak öne çıkıyor. Dr. Türemen, bu noktada riskli gruplara uygulanacak tarama testlerinin olası diyabet öykülerinin erken teşhis edilmesini sağladığını söylüyor: “Diyabet riskinin arttığı dönemi pre-diyabet olarak tanımlıyoruz. Halk arasında ‘gizli şeker’ diye bilinen bu dönemde, hastanın diyabet riski artmış oluyor. Pre-diyabeti çok önemsiyoruz; çünkü bu dönemde bazı önlemleri almak, birtakım ilaçlar kullanmak, hayat tarzını değiştirmek ya da diyet yapmak gibi pek çok adım, muhtemel bir diyabeti önlemektedir.”

Yemeklerden sonra sürekli acıkma hissi, çok fazla susama, ani kilo kaybı gibi durumlarda kan şekerinin yükselmesinden şüpheleniliyor. Kan şekeri ölçümü normal çıkarsa ve hastanın kilosu, fiziki muayene sonuçları yerindeyse herhangi bir endişeye gerek olmadığını söyleyen Dr. Türemen, gerekli durumlarda testlerin devreye girmesi gerektiğini vurguluyor. Hastanın Vücut Kitle İndeksi 30’un üstündeyse, ailede diyabet mevcutsa, hiperlipidemi, hipertansiyon ya da kalp hastalığı öyküleri varsa bu kez tarama testleri ve şeker yükleme testlerinin yapılması gerekiyor. Şeker yükleme testinin, kişinin pre-diyabet olup olmadığını da gösteren bir işlem olduğuna dikkat çeken Dr. Türemen, “Kişinin açlık şekeri normal çıkabilir fakat şeker yükleme testi yapmadan pre-diyabet olup olmadığını anlamayabilirsiniz. Bu testle kişinin pre-diyabet olup olmadığını; eğer pre-diyabet varsa diyabete ne kadar yakın olduğunu da öğrenmek mümkün” diyor.

Düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile diyabete meydan okuyun

Yaşam tarzını değiştirmek bu hastalığa yakalanma riskini azaltıyor. Düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile diyabete meydan okunabiliyor. Özellikle gizli şeker olarak bilinen pre-diyabet döneminde gerekli tarama testleriyle önlem almak, diyabete erken yakalanma riskini de düşürüyor.

Pre-diyabet dönemde diyabeti yavaşlatan ilaçlar kullanmak gerekebiliyor. İlaç kullanmadan önce hastalara, beslenmelerini düzeltmelerini ve hareketli olmalarını öneren Dr. Türemen “Eğer hasta bunları uygular ve belirli bir kilo kontrolünü sağlayıp bunu devam ettirmeyi başarırsa zaten ilaca da ihtiyacı kalmıyor. Önemli olan, pre-diyabet döneminde kilo kontrolünü sağlayabilmektir. Diyabetin korkutan komplikasyonlarının da, iyi bir takip ve hasta uyumuyla önlendiğini hatırlatmakta fayda var. Çünkü önemli olan, kan şekerinin belirli bir düzeyde tutulmasıdır” diyor.

Hayatınıza Hareket Katın

14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Ayşe Serap Yalın diyabet hastalığında doğru egzersiz yapmanın önemine değinerek önemli ipuçları paylaşıyor:

• Egzersize yavaş ve düşük hızda başlayıp giderek tempoyu artırın. Kendinizi aşırı zorlamayın.

• Yanınızda her zaman diyabet hastası olduğunuzu belirten bir yazı, bileklik vb. taşıyın.

• Haftada 3-5 kez yürüyüş yapın.

• Ayak probleminiz varsa yüzme ve bisiklet gibi ayağa daha az yük bindiren sporları tercih edin.

• Spor ayakkabınızı ve spor kıyafetlerinizi her an görebileceğiniz yerlerde tutun. Böylece egzersiz her an aklınızda olacaktır.

• Ayaklarınızı sık sık kontrol edin (kızarıklık, su toplaması vb).

• Egzersiz süresince yanınızda glukoz kaynağı besinler bulundurun.

• Geç vakitlerde egzersizden kaçının, tek başınıza egzersiz yapmayın.

• Adımsayar kullanın ve 10000 adımı hedefleyin. Bilimsel çalışmalar adımsayar kullananların, kullanmayanlara göre 2500 adım daha fazla attığını ve daha fazla kilo verdiğini gösteriyor.

• Yeterli miktarda su için.

• Egzersiz öncesi ve sonrası kan şekerinizi ölçün.

BİLGİ İÇİN

Eda Akyüzlü-Medya Direktörü/ eda.akyuzlu@leopr-tr.com Tel:0212 373 40 31 Cep: 0530 500 37 17

Tuğçe Oral -Müşteri Süpervizörü/ tugce.oral@leopr-tr.com Tel:0212 373 40 91 Cep: 0 530 500 37 26

Anadolu Sağlık Merkezi Hakkında

Yaşam kalitesini artırmak için dünya standartlarında sağlık hizmeti sunmak hedefiyle kurulan Anadolu Sağlık Merkezi, modern tıbbın gereklerini yeni ve kapsamlı bir sağlık anlayışıyla hastalarına aktarıyor. Hizmet kalitesine önemli katkı sağlayan Johns Hopkins Medicine (JHM) ile devam eden işbirliği Anadolu Sağlık Merkezi'nin sağlıkta referans merkezi olma vizyonunu da destekliyor. Kurulduğu günden buyana gerçekleştirdiği çalışmalarla ‘Sağlığın Merkezi’ konumuna ulaşan Anadolu Sağlık Merkezi; onkoloji, kalp damar sağlığı, kadın hastalıkları ve tüp bebek, nöroloji, cerrahi bilimler ve iç hastalıkları dahil olmak üzere tüm branşlarda sunduğu hizmetlerde hasta odaklı yaklaşımla hareket ediyor. Hizmetlerinde hasta hakları ve güvenliğini temel önceliği olarak belirleyen Anadolu Sağlık Merkezi, kaliteli sağlık hizmeti ile dünyanın farklı bölgelerinden gelen hastalara tedavi olanağı sunuyor

Johns Hopkins Medicine Hakkında

Johns Hopkins Medicine, Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi hekimlerini ve bilim adamlarını, Johns Hopkins Sağlık Sisteminin organizasyonları, sağlık profesyonelleri ve tesisleri ile birleştirmektedir. Johns Hopkins Medicine’ın misyonu, tıbbi eğitim, araştırma ve klinik bakım standartlarını mükemmelleştirerek toplumun ve dünyanın sağlığını daha iyi bir seviyeye çıkartmaktır. Farklı ve kapsamlı olan Johns Hopkins Medicine, Johns Hopkins Hospital’ın 1889’daki açılışından bu yana, sağlığı korumak için hekimlerin ve tıbbi bilim adamlarının biyomedikal araştırmalar ve tıbbi bilgilerin uygulanması konularındaki eğitimlerinde uluslararası liderlik sağlamıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.