BAĞIMLILIK TEDAVİSİNDE YENİ YAKLAŞIM!
 Bağımlılık biyolojik, psikolojik ve sosyal yönleri olan, tıbbi, kronik ve ilerleyici bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bağımlı kişiler çoğunlukla tıbbi ve sosyal zararlarına rağmen bağımlılıklarını sürdürmekte, bağımlı olduklarının farkında olamamakta ya da inkâr etmektedirler.

“Her Hücrenin Bir Ruhu vardır Onları Zehirlemeyin”

Hastalığın çok boyutlu olması hem tanılama hem de tedavide çok boyutlu düşünmeyi ve planlamayı gerektirir. Bu nedenle bağımlılık tanı ve tedavisi profesyonel ekip ve kurumlarla sürdürülmelidir.

Prof.Dr.Sedat Özkan “Yapılan çalışmalar ayaktan sürdürülen tedavilerin hastaneye yatırılarak yapılan tedavilerin kadar başarılı olabildiğini hatta bir grup hastaya daha çok avantaj sağladığı saptanmıştır.”

Bağımlılık tedavisi geçmişte diğer psikiyatrik hastalıklar gibi depo hastanelerinde günlerce yatırılarak tedavi edilirdi. Günümüzde ise bu tedavi şekli hem kurumsal hem de yaklaşım biçimi olarak değişmiştir.

“Gün hastanesi modeli’nin bağımlılık tedavisinde özel bir önemi vardır”

Günümüzde “gün hastanesi” tedavi şekli oldukça gelişmiştir. Yapılan çalışmalarda genel psikiyatrik hastalıklarda gün hastanesine başvuru oranı %12 olarak bulunmuştur. Önceleri psikiyatri hastalarının tedavi sonrası gözlemi için kullanılan gün hastanesinin, günümüzde acil psikiyatrik hastalıklarda da başvurulan bir yerdir. Tüm psikiyatrik hastalıklarda oldukça etkin olarak fayda sağlamaktadır.

Uzun süreli detoksifikasyon tedavisinden sonra, tedaviden ayrılma ve tekrar maddeye başlama oranlarının yüksek olduğunu görmekteyiz.Hastaların uzun süre hastanede kalmalarının bağımlılık dürtüsünden fazla etkilenmiyorlarmış izlenimi verdiğini, hastaları koruyan bu güven verici hastane ortamının aslında yanlış güven verdiği belirtilmek isterim.

Bağımlılık tedavisi gören hastaları gerçek yaşam içinde tedavi etmek, hem hastayı yaşamından koparmamakta hem de hastada oluşabilecek bağımlılık dürtüsü ile baş etmesini sağlanmaktadır.

Gün hastanesinin diğer önemli avantajlarından biri de hasta-aile-tedavi ekibi işbirliğine olanak sağlamasıdır. Bağımlılığın oluşmasında, sürmesinde ve tedavisinde en önemli faktörlerden biri olan ailenin hasta ile ilişkilerini gün hastanesinde görerek değerlendirme fırsatı da bulunmaktadır.

Bu modelde hastalar psikiyatri uzmanları tarafından değerlendirildikten sonra ilk aşama olan detoksifikasyon tedavisi alınmaktadır. Hastaların tedavisi bağımlılık alanında uzmanlaşmış doktor, bağımlılık danışmanı ve psikiyatri hemşiresi tarafından yürütülmektedir. Detoksifikasyon döneminde hastalar mümkün olduğunca kısa süre gözlemde tutmakta ve böylece hastalar sosyal hayatlarından izole edilmemektedirler. Detoksifikasyon tedavisinden sonra ikinci ve en önemli aşamaya geçilir. Bu aşamada hastalara psikiyatr ve bağımlılık terapisti tarafından yoğun psikososyal destek sağlanır.

Bağımlılık tedavisinde ilaç tedavisi tek başına yeterli değildir, psikososyal destek sağlanan hastaların tedavi süresince, bağımlı oldukları maddeden daha uzun süre uzak kaldıkları, yasa dışı madde kullanma sıklığının azaldığı saptanmıştır. Bununla birlikte çalışmalar, bağımlılık tedavisinin bireye özgü olarak planlanması gerektiğini göstermiştir. Tek yönlü ve sabit bir tedavi programının, tüm hastalara uygulanması başarısız olmaktadır. Bu nedenle kliniğimizde, hastanın kişilik özellikleri, iş hayatı, yaşam biçimi, sosyal çevresi göz önünde bulundurularak, hasta ve yakınları ile iş birliği içinde her hasta ayrı ayrı değerlendirilir, kişiye özgü tedavi programlanır ve uygulanır.

Bağımlılık tedavi programında, kişinin motivasyonu, tedavinin yapısı, uygulanış biçimi ve uygulayan tedavi ekibinin uzmanlığı ve uygulandığı merkez tedavinin başarısını etkilemektedir. Hastanın motivasyonu, bu uzun ve zor süreç için temel etkenlerden biridir. Özensiz tedavi, kapalı servisler, aynı oda da birden fazla bağımlı ya da hasta ile uzun süre yatış, sosyal desteğin olmaması, kişinin motivasyonunu olumsuz yönde etkilemekte ve tedavi başarısını düşürmektedir.

Gün hastanesi modelinde, hastanın motivasyonu göz önünde bulundurularak, hastayı uzun süre yatırıp sosyal desteksiz bırakmak yerine, hasta yakınları ile iş birliği içinde, kısa süreli yatış, yoğun ve özenli bir bakımla, kişiye özel odalarda, kişiye özgü tedavi programlanmaktadır.

Bağımlılık tedavisinde en önemli ilke hasta ile kurulacak güven ilişkisidir. Güven ilişkisi hastanın her inkarının çözülmesinde katalizör etkisi yapmaktadır. Hastanın kendini sürekli tedavi altında hissetmesi temel prensiptir. Terapist bunun için hastasına tedavide olduğunu anımsatacak ve sürekli iletişim halinde olacaktır.

Bağımlılık tedavisi hastanın yaşamının yeniden yapılandırılması olarak kabul edilmelidir. Bağımlı, hastalığından dolayı çoğunlukla başta kendisi olmak üzere, ailesini ve sosyal çevresini de olumsuz etkilemekte ve tüketebilmektedir. Bu nedenle bağımlılık tedavisi, bağımlı ile başlayan ve zamanla aile ve sosyal ilişkilerine de yayılan bir iyileşme sürecidir. Bu süreçte en önemli aşama bağımlının terapist tarafından çok iyi tanınmasıdır. Terapist hastayı tanıdığı ölçüde doğru zamanda ve doğru desteği sunabilir. Bağımlı kişinin, bağımlılığı ve kendisi ile yüzleşmesi ikinci aşamayı oluşturmaktadır. Bu aşamalar eksiksiz tamamlandıktan sonra bağımlının yaşamının yapılandırılma aşamalarına geçilebilir. En son aşamada ise bağımlının kendini bağımlılık oluşturacak her türlü faktörden koruma süreci bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.