Geçmişe yolculuk 2
İlkay Ölmedi O Şimdi Şehit.

Bazen siz planlarsınız bir aksilik çıkar planllarınız suya düşer.
Bazen de plansız, programsız ani kararlar alarak  yaşamak insana beklemediği bir haz, mutluluk verir.

En son yazımda eniştemin ani ölümü ile çıkılan sıla-i rahimi anlatmıştım sizlere.
Ölümün soğuk yüzü bile sılayı rahim yapmanın verdiği huzuru gölgeleyememişti.

Eniştemin defin işleminin ardından soluğu anne ve babamın kabirleri başında aldım.
Yaşayanların yanı sıra kabir ziyaretleride ayrı bir huzur verdi.
Kabir alemi ibretlik bir dünya.
Mezarların arasında dolaşıp fatihalar okurken sanki o günleri tekrar yaşıyorsunuz.
İşte komşumuz Emine yenge. Yıllar önce ebedi aleme göçüp gitmiş.
İşte dünürlerimiz Kadir amca, eşi Duduş yenge yanyanalar.
Az ilerde şehitlikte şehitlerimiz  yatıyor.
Başlarında nazlı nazlı dalgalanan şanlı bayrağımız, altında yatan şehitleri, rüzgarı ile incitmekten imtina ediyor ve "Emanetlerim çok kıymetli onlar bu Vatan için Şehadete koşan yiğitler" diyor.
Sekiz şehit!
Keltepe şehitliğinde yan yana yatıyor.
Hepsi daha hayatlarının baharında bu vatan için can vermişler.
Tek tek şehit mezarlarını gezip dua ederken mıh gibi çakılıp kalıyorum.....

İlkay KURU
D.T 03.07.1978
Ö.T 18.07.1998
Kapı komşumuz Hacıosmanların Fadime yengenin torunu.
Mevlüt ve Ceyla KURU'nun ortanca oğulları.
Sen ne zaman büyüdün de Şehadete koştun be çocuk...
Çocukluğunu hatırlıyorum, daha dün gibi.
Soyadı ile müsemma zayıf, ince, kuru bir çocuktun.

Babası Mevlüt enişte polis memuru.
Annesi Ceyla abla çıkmaz  sokağımızın en güzel, alımlı kızlarından biri.
Evlenip meslekleri gereği Türkiye'yi gezmişler.
Ceyla ablanın anlatımıyla İlkay sakin bir çocuk. Haşarılıkları yok.
Sanki Mevlam ilerde şehadete koşacak diye çocukluğunuda muhafaza altına almış.
İlkay büyümüş, Vatanına milletine hizmet etmek için Astsubay olmuş.
Polis olan babası Mevlüt enişte de komser olmuş bu arada.
Ceyla abla gururlu....
Nasıl gururlanmasın ki?...
Eşi ve oğlu Vatan için nöbet tutuyor. Oda başını yastığa rahatça koyuyor çünki Vatan onlara emanet.
İlkay göreve başlayalı yaklaşık iki yıl olmuş ve Ceyla ablanın var olan gururuna İlkay'ın Şehadet gururuda eklenmiş. O şimdi bir şehit annesi.

Akşam haberlerini izlerken dört askeri ile birlikte Bingöl Yayla dere kırsalında İlkayımız'ın Şehit düştüğü haberinini alıyorum.
Telefona sarılıp haberin doğruluğunu üzülerek teyit ediyorum.
İlkay daha yirmi yaşında.
Hayatının baharında, daha sakalı bile düzgün çıkmadan Şehadete, peygamber efendimizin sancağı altına koşuyor.
Üzerinden cep Kuran-ı Kerimi çıkıyor.
Araya koyduğu ayraç ipinden hatimin yarısına geldiği anlaşılıyor.
Bingölün dağlarında gezerken molalarda sırtını kayaya dayayıp cebinden Kuran-ı Kerimin'i çıkarıp okuyormuş.
Göreve başladığında öğrendiği Kuran'ı hatim etmeden şehadete yürüdü.
Annesi kalan kısmı okuyup hatimi tamamlamaya niyet ediyor lakin Müftü efendi "o hatimi meleklerle birlikte kendi tamamlayacak, "Allah yolunda öldürülenlere ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz" . (Bakara 154) Ayetine mazhar olmuş İlkay" diyerek annesini bu niyetinden vazgeçirmiş.
Ne güzel bir ölüm. Ne güzel Rab'in  huzurana bu şekilde varmak.

"Şehit tahtından Rab'be gülümser
Ah binlerce canım olsaydı der"
.............
............

Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Anne baba yanıyor, kavruluyor. Aile hergün yanıyor ateş dinmiyor, sızı hiç bitmiyor. Aradan beş yıl geçiyor. Her günü her saati yana yana koca beş yıl.
Mevlüt enişte ve Ceyla ablaya hac nasip oluyor. Keltepe Şehitliğinde huzurla uyuyan evlatları ile helalleşip hacca gidiyorlar. Peygamber (a.s) efendimize İlkay'ın Şehadetini anlatıyorlar. Yürek yangınları bir nebze olsun hafifliyor.
Kabe'ye geçiyorlar. Şehitlerinin hayali ile tavaf ediyorlar. Sefa ile Merve arasını beraber kolkola yürüyorlar, Arafat'ta vakfeye beraber duruyorlar. Şeytan taşlarken bile İlkay'ın varlığını yanlarında hissediyorlar. İbadetlerini tamamlayıp Bayram'ın ilk günü kurbanlarını kesip hacı oluyorlar.
İbadetlerini yerine getirmenin huzuru içerisinde otel odalarına çekiliyorlar. Bayramın ikinci günü sabahına Şehit İlkay'ın babası Mevlüt enişte uyanamıyor. Ruhunu o oda da teslim ediyor.
Şehit babasınada böyle güzel bir ölüm yakışır zaten.
Gözleri yarı açık, yüzünde hafif bir tebessüm, sanki oğlu ile buluşmanın huzurunu yaşıyor.

Ey Şehit!
Bu vatan ve üzerinde yaşayan bizler sizlere minnettarız.
Kanınızla suladığınız Vatan üzerinde oynanan oyunları bozacağız.
Emanetinize sahip çıkacağız.
Rahat uyu güzel çocuk.
Bu Vatan bizlere emanet.
Selam ve dua ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.