Öne Çıkanlar Beylikdüzü Haberleri proje Bluetooth eğitim haberi Esenler Belediyesi

HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR

 Beylikdüzü'nde rant odaklarının çizdiği senaryonun oynandığından bahseden Çelikkol mevcut yerel yönetime yüklenirken, mensubu olduğu siyasi partinin geçtiğimiz beş yıllık sürecini de değerlendirdi. CHP'nin geçen dönem düştüğü stratejik hataya düşmemesi gerektiğini belirten Av. Çelikkol "rant odaklarının belirlediği aday değil CHP'nin vizyonuna, misyonuna uygun bir aday olmalı" dedi.



Öncelikle evinizi açtığınız için teşekkür ederiz. Şimdiye kadar gün yüzüne çıkmamış yönleriyle Osman Gürcan Çelikkol kimdir?

Ordulu bir ailenin İstanbul' da doğmuş en büyük çocuğuyum. Üç kardeşiz, bir erkek ve bir kız kardeşim var. İstanbul Beylerbeyi'nde doğduk orada büyüdük. Yaz aylarını iple çekerdik Ordu'nun derelerine girmek için.  Çocukluğumdan itibaren avukat olmak istiyordum. Rahmetli babaannemin, rahmetli dayımın, rahmetli halamın çok etkileri var. Halam avukattı, rahmetli dayım Cumhuriyet Savcısıydı ve ben küçükken bizde kalırdı okula gidip gelirdi. Babaannemde  halamdan etkilenerek bana sürekli avukat olmayı empoze ederdi. Bende çocukluğumda hep avukat olmak isterdim. Başka bir meslek hiç aklımdan geçmezdi. Allah'a çok şükür avukatta oldum. Çok kararlı bir şekilde planladım, programladım. Hem babamla çalıştım hem okudum. Ben kendi elimde olan alabileceğim her şeyi aldım. Tabi siyaset çok farklı bir alan o başkalarının elinde biliyorsunuz:)



Siyasi hayatınız ne zaman başladı?


Siyasi düşünce ve davranışım çok küçük yaşlarda başladı.  1973 seçimleri çok hareketliydi, Ecevit devler arasında, anahtar parti Erbakan vardı,1975 yılında Babam rahmetli dayımla birlikte bir market açtılar. Babam aslında terziydi. Market açılınca bizde çalışmaya başladık, esnaf ortamında hayatın içine daha da girdik. Büyüklerimizin konuşmalarını da dinlemeye başladık. 77 seçimleri çok özeldi Türkiye'de, o zamanlar Kıbrıs harbi olmuştu ve şu anda benimde mensubu olduğum Cumhuriyet Halk Parti'si çok ciddi bir oy oranıyla birinci gelmişti. O seçimlerde şöyle bir slogan vardı 666 başbakan... Neydi bunun anlamı: 6 Haziran saat altıda Ecevit başbakan olacaktı... Seçimlerden 4-5 ay sonra Ecevit miting yapacak ve Demirel diyor ki: çok tehlikeli bu mitinge katılmaman gerekiyor fakat Ecevit çok kararlı bir şekilde mitingi yapmak için çıktı. Emekli astsubay bir amcamız vardı rahmetli oda mitinge gitmek için heyecanla yola çıkmıştı. Yüzündeki coşkuyu hiç unutmuyorum.


Peki, resmi olarak siyasete ilk girişiniz ne zaman oldu?

1999 Ağustos ayında Beylikdüzü'ne taşındım. 2004 seçimlerinde daha aktif bir şekilde ilgilenmeye başladım.  2005 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye olarak kaydoldum.  2006'da belde yöneticisi oldum akabinde Belediye Başkanlığı için kendimce bir duyguyla hazırlanmaya başladım. 2009'da aday adayı oldum ama maalesef, partinin tercihlerine, doğasına, ruhuna uygun olmayan  aday atanınca Cumhuriyet Halk Partisi burada Ak Parti’nin seçilmesine vesile olan bir adayla seçime girdi ve kaybetti.  Sonuçta Beylikdüzü’nün  10 yıl AKP  ile kayboldu. Seçimlerden sonra İstanbul İl Disiplin Kurulu Başkanlığına yapılan 2010 İl kongresi sonrası  seçildim. Onun akabinde de 2012 yılına kadar İstanbul İl Disiplin Kurulu Başkanlığına görevini . Halende siyasetteki ilk ve son talebim olan Beylikdüzü Belediye Başkanlığına aday adayıyım.



Peki, bu Parti tüzüğüne uymayan adayların aday olarak gösterilmesinin sebebi nedir sizce? Yani Beylikdüzü'nde bu görevi layıkıyla yapabilecek partililer mi yok?

Beylikdüzü'nde görevini layıkıyla yapmayacak olanların sayısı elle gösterilecek kadar az yapabilecekler ise derya gibi fazla fakat her nedense o elle gösterileceklerden atamalar gerçekleşti. bunun çok derin araştırmaları yapılabilir ama özü şudur, Beylikdüzü bir rant bölgesidir. Rantiyeler yani o kirli paraya talip olanlarda her partiyi dizayn etmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi bölgenin en güçlü Partisidir ve Beylikdüzü sol ağırlıklı bir bölgedir. Hayatı iyi analiz etmiş, okumuş, kültürlü kesimlerin olduğu yerdir. Bunun yanı sıra da müthiş bir rant bölgesidir, alanlar azaldıkça rantların oranı da artmaktadır. Rant ve rantiye grubu her partiyi dizayn edecek her türlü eylemde bulunmaktadır. Kendisine uygun adayları bir şekilde partiye empoze etmektedir. 2014 yılı içinde sıkıntılarımız vardır. Bunu benim kadar herkes bilir de kimse dile getiremez. Cumhuriyet Halk Partisi’ni 2004 ve 2009 yılında dizayn etmeye başladılar ve AKP ‘ye kazandırdılar. O dönemde seçilen adaylar partinin  tüzüğüne  kurumsal  kişiliğine  ve  karakterine uygun insanlar olsaydı burada kimsenin yapabileceği bir şey yoktu.  CHP seçimi alırdı. Başkan kaybediyor ama meclis üyesi kazanıyor, il genelde birinci parti oluyor, büyükşehirde fark atıyorsun, tüm bunlar CHP'nin burada aslında birinci parti olduğunu sadece başkan adayının yetersiz olduğunu gösteriyor. Demek ki doğru aday tercih edilmiyor. Ben bunun sebebinin de rantın talan yapan unsurların aday belirleme sürecini etkilediği şeklinde analiz edip çıkartıyorum. 2004/ 2009 böyle gelişti, 2014 yılına daha dikkatli girdiler. 2009 da bölge dolmaya başladı ve tepkiler çoğaldı, Rantiye  İşi baştan sıkı tutarak CHP içine sızmaya başladı. Belediye Meclisinin  en güçlü partisiyiz. ben bir Cumhuriyet Halk Partili olarak partimi tartışmaktan çok mutsuzum ama olayların üstüne de set çekersek, onları tartışmazsak, rantiye yine bildiğini okur. Zaten istedikleri de budur, sessiz kalın hiç bir olaya ses çıkarmayın, Osman Gürcan Çelikkol hayatını Yüksek  sesli yaşamak için vardır.



2009 yerel seçimlerinden sonraki CHP'nin ilçe yönetimini demi rantiyenin atadığı yönetim olarak görüyorsunuz?

İlçe yönetimi için böyle bir söz söyleyemem, ilçe yönetiminde mutlaka ki değerli partililerimiz de var ama ilçenin sorumluluğu İlçe  Başkandadır. Son 4 yıllık  sürecin doğru okunması ve incelenmesi gerekir CHP’li . Kamuoyunun söylemlerimizle  yaktığımız ışıktan faydalanmasını temenni ediyorum, biz bir ışık yakıyoruz o ışıktan faydalanın. Özellikle partililerin neler oluyor, nereye gidiyoruz diye sorgulaması lazım. Genelde Ülkemizde özelde ise Beylikdüzü’nde  yaratılan sahte algılar ile rantiyeye yol açılıyor , Sahte algılarla kamuoyu  uyutuluyor ancak  daha sonra şok gerçeklerle gün yüzüne çıkarıyor.  Ben ve benim gibi düşünen bir çok arkadaşımız gerçeği  en başında görüyoruz ve gerçeklerin net görülmesine , ışık tutuyoruz, bu ışığın aydınlattığı yerdeki temizliği pisliği her neyse  görmeliyiz ülkemizde kentimizde birlikte yaşıyoruz.



Rantiye grupları İstanbul büyükşehir Belediye Başkanlığı Adayları için de birilerini pohpohluyor diyebilirmiyiz?

İstanbul için benim böyle bir tespitim yok. Chp'nin İstanbul için, 4 tane aday adayı var, bunlardan en ön plana çıkan 2 kişi var. Biri  Sayın Genel Başkan Yardımcımız Gürsel Tekin diğeri ise Şişli Belediye Başkanı Sayın  Mustafa Sarıgül'dür.  Her ikisi de sokağı, halkı, hitabı çok iyi bilen siyasette kendini kabul ettirmiş kişilerdir.  Genel Merkez CHP Tüzüğünün 4 ve 5 maddesinde tarif bulan Emeğe ve en önemlisi Erdemliliğe sahip adayı seçecektir.



Beylikdüzü'nün son 5 yılına baktığımızda Beylikdüzü'nün kaybettiği en önemli şey nedir? Alacağı hizmetlerden alamadığı şey nedir?


Beylikdüzü oksijenini ,yeşilini ,yaşam alanlarını kaybetmektedir., Beylikdüzü özellikle merkezi kısımlarında beton bloklarla perdelenmiş bir kent haline gelmiştir. Gecekondusu olmayan bir kentte Büyük AVM ve Sitelerde kaçak inşaatlar kamu alnı gaspları başını alıp gitmektedir. Ama en önemlisi Beylikdüzü'nde kamuya tahsis edilmiş alanlar, yeşil alanlar bunların tümü peşkeş çekilmiştir.  Örneğin okul olarak ayrılmış bir yer, hastane olarak ayrılmış bir yer plan değişip, Rantiyeye sunulmuştur. Bu yerler üstelik hibe edilen yerlerdir. Vatandaş demiş ki ben buraya hastane yapmanı istiyorum,  al bu yeri kullan planlamanı da ona göre yap demiş, ancak rantiyenin temsilcileri, iktidar olmanın avantajı ile insanların duygularına aykırı onları kandıran onları aldatan davranışlar şeklinde ortaya çıkan sonuçlarla bu  yerleri de kirli rantalarına  çevirmiş yeşil alanları ve kamu hizmetine tahsis edilen alanları  talan etmişlerdir. Beylikdüzü'nde buna çok örnek var, yeşil alanı yaptığı siteye katmış, altına otopark yapmış, üstüne sosyal tesis yapmış, halkada satmıştır. Talan edilen yok edilen alan parayla ölçülemez. , Beylikdüzü göbeğinde gözümüzün önünde yapılan  inşaatlarda fazla kaçak alanlar var.  Bu yerlerin değeri parayla ölçüşemez kamunun Beylikdüzü halkının malını paraya çevirip satmışlardır.  Ben geçenlerde bir Belediye  meclis toplantısına gittim, Bey city denen yerde bir yıkım yapılmış, bende gittim gördüm, yıkım nasıl yapılıyor biliyor musunuz? Binaya iki tık tık vuruyorlar her şey yine kaldığı yerden devam ediyor. Fazladan yapılan yer olduğu gibi duruyor, kartonpiyer gibi bir şey yapılmış orayı yıkıyorlar. Kullanım alanına hiç dokunulmamış, diyorlar ki bu yıkım yapılmadı, başkan diyor ki bu yıkım yapılmıştır. Şimdi Başkan Yusuf Uzun dini referans alan, her konuşmasını dini sözcüklerle bağlayan, bir referans veriyor ancak uygulamaları ile en kutsal hakkı kul hakkını yiyenlere sesiz kalıyor hatta yargılanma pahasına Sayın Başkan engel olman gereken  kulun hakkını kula niye yediriyorsun.  Hesabı verilemeyecek tek bir haktan bahsediyorum kul hakkından, bunu ben yememeliyim yiyene de mani olmalıyım. Başkan olarak senin görevin halkın emanetine ihanet etmemektir.

Burada Tiyatro Oynanıyor

Cumhuriyet Halk Partisi mecliste lider parti, yeşil alanları, plan değişiklikleri, arsaların satışı vs meclisten geçen kararlar. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanıyla bir iş birliğine mi girdi ki Beylikdüzü'nün yeşil alanları gitti, arsaları satıldı?

Bizim tepkimiz sorumluluk makamlarında bulunanların sorumlulukları yerine getirmemesi İyi işlere saygı duyar ve destekleriz . Burada müthiş bir tiyatro oynanıyor, oyuncularda son derece profesyonel oynuyorlar, seyirci ise farkında bile değil nasıl oyuna dahil olduğunun, güzel bir oyun izliyoruz sanıyorlar, ama Bu oyunun içinde Beylikdüzü halkının  yeşil alanlar gidiyor. Beylikdüzü'nde ortaya çıkan sonuçlardan başta Partimin sorumluluk makamlarında bulunanlar da sorumludur.  Şunu bana anlatabilirlerse ben bütün sözlerimi geri alacağım. Biz burada yapılan şu haksızlıklara karşı şurada şu davayı açtık. Bunlara bizim gücümüz yetmedi evet biz 15 kişiyiz AKP 11 kişi ama 5 tanede MHP var. Onlar bir araya geldiğinde biz bir kişiyle kaybettik. Gelsinler anlatsınlar, en kritik oylamaya bizim iki tane meclis üyemiz gelmiyor. Bir tanesinin gerekçesi  yeğeni hastalanmış Tekirdağ’ına giderek tylolhot almış hatta  beni bekleyin Tekirdağ gidip döneceğim demiş ama beklememişler. Bir başka arkadaşımız diyor ki bana baskı yapıldı. Bu kadar söyleyebilir diyerek konuyu kapatıyor bu arada  Gürpınar' da yaşayan yüzlerce kişinin şikâyetçi olduğu imar planları, 14 e 14 geçiyor. Bir kısım MHP'lilerinde içi el vermiyor, ben biliyorum ki AK Parti'de vicdanı rahatsız olup, oylamaya gelmeyen arkadaşlarda var.




Rantiye parayı götürmek için bu oyunu yazdı, herkesin rolü belli zaten, senaryo  uygun rollere göre yazılmış , sonuçta da Beylikdüzü'nün güzelliği, yeşili, doğası, talan edilip paraya çevriliyor. sonra alıp o paraları öbür tarafta yiyecekler orada cennete gidecekler ya; para olmadan cennete almıyorlar. Hayatı para olan her şeyi para ile satın alacağını düşünen biri için bakış açısı cennet gibi bir yeri bedava verirler mi?   ya da cehennemde torpil bulacaklar paralarıyla, cennete geçecekler hepsi bu dünyada kalacak işte sadece bu dünyayı kirlettikleriyle kalacaklar.



Böyle büyük bir rant topluluğu varsa böyle büyük oyunlar oynanıyorsa isiz bu oyunu bozmaya çalışırken zorlanmayacak mısınız? Siz bunu bozarken tehditlerde alacaksınız belki saldırılara uğrayacaksınız, sizi destekleyen birileri var mı, bunu nasıl başaracaksınız?



Ben  biliyorsunuz avukatım. Nazım Hikmet'in avukatlar için söylediği bir söz var;" bu işte insafsız olmalı birazcıkta kibirli, ne katır ne zulüm, seni ancak ölüm teslim alabilmeli " öldürürler alırlar. Haksız Tahrik benim haksızlığın yok etme duygumu besler öyle bir şey yaparlarsa beni daha da güçlendirirler  bende enerji patlamasına neden olur, şu anki enerjim bunları söylememe sebep oluyor ama bana daha fazlası verirlerse   kendileri zararlı çıkarlar.



Beylikdüzü'nde yapmayı hayal ettiğiniz, düşündüğünüzde heyecanlandığınız bir projeniz var mı?

Beylikdüzü her şey düzenli başlamış, bu düzeni bozmaya çalışıyorlar. Ben gözümü açtığımda gördüğüm İstanbul Boğazı'dır. Çok güzel bir manzarayla dünyaya geldim. Beylikdüzü'nde de güzel bir manzara görüyorum ama bozulmaya başlayan bir manzara... Ben buranın İstanbul'a inilen değil gelinen  bir ilçesi olmasını amaçlıyorum. Komşularımın  aradığı her şeyi bulabilecekleri bir ilçe olmasını istiyorum. Kültürümüze geçmişimize özellikle Selçuklu mimarisine uygun yapılar yapılmasını isterim. AVM'ler yerine kapalı çarşı tarzında samimi bir alışveriş merkezi, yapılacak kamusal binaların  bile Selçuklu Mimarisine uygun yapılmasını arzu ediyorum.  İnsanların mutlu yaşayabileceği sosyal donatıların çoğalmasını sağlayacak projeleri Beylikdüzü halkı ile birlikte  gerçekleştirmeyi hedefliyorum. En güzel parkların burada olmasını isterim.  İstanbul'a gitmelerine neden olan şeyleri buraya yapıp insanları buraya çekmek Beylikdüzü’nü DEĞERLİ hale getirmeyi hedefliyorum.  Beylikdüzü’nü  rantiye  talanlarla anılan bir ilçe değil, kültürel faaliyetleriyle, sosyal donatı alanlarıyla anılan bir ilçe olsun. Beylikdüzü’nün  artık görselliğiyle ruh veren  anılan bir ilçe olmasını birlikte sağlayalım istiyorum.



Mevcut yönetim 90 park yaptıklarını söylüyorlar zaten.

Biz ona park demeyelim de  hatta bazıları  parkçık  bile denilemeyen şeyler var. 100 m2 yere demirden iki salıncak iki bank koyup adına park diyorlar. Onlar park sayılıyorsa benim diyecek bir lafım yok. Bu işin sadakası zekâtı o kadar az değil yani, o kadar götüreceksin, bunun yerine bu zekât ve sadakayı vereceksin. Bu ne ahlaka ne dini inançlara  uymaz.



Beylikdüzü'nün gelmiş geçmiş bütün belediye başkanları dinlenmek için hapishaneye giriyorlar, Yusuf Uzun'da gider mi sizce?

Sayın Yusuf uzun hakkında bildiğim görevini kötüye kullanmaktan  hakkında açılmış, daha sonra başka mecralara doğru giden bir davanın olduğunu biliyorum. Sayın Uzun gerçi bu konulara dikkat ediyor, özellikle bir dönem meclise hiç gelmedi, meclisin hiç bir kararına katılmadı, bütün yetkilerini sağa sola devretti. Sayın Yusuf Uzun'un açıkça görevini kötüye kullandığı, görevini yapmadığı işlerin olduğunu çok net görüyorum. Çok üstüne gittiğimizde farklı şeyler çıktığı için şimdilik duruyoruz.



Bu kadar siyaset yeterli, birazda özel hayatınıza değinelim. Osman Gürcan Çelikkol nasıl bir eştir?


Osman Gürcan Çelikkol evinin yolunu bilmeyen sokaklardan toplanan bir eştir. Yaklaşık 7-8 yıldır Beylikdüzü'nü kurtaracağım diye sokaklarda uğraşıp duruyorum. Sevgili hayat arkadaşım Nalan hanım doğal olarak  şikâyetçi tabiki...



Genel olarak duygusal mıdır, gaddar mıdır?


Duygusal olmayan bir adamdan bu sözler çıkar mı? Duygusal olmayan böyle yürekli konuşamaz ki,  hemen kıvırtır, içine atar gizler, nasıl bizde yolumuzu bulacağız diye bakar.  Bizim bir Faik amcamız vardı; geçenlerde ona bir video çekmiştik, Ne yazık ki kaybettik , cenazesinde , yeğeni gelmiş Trabzon'dan oda Fatsa'da yaşıyormuş, konuşmuşlar abi dedi en son konuştuğumuz kişi sensin. Seni konuştuk. Şu çocuk bir şey yapsa ya buraları kurtarır bu çocuk demiş, bunu duyunca çok duygulandım. Duygusallık bazen gözyaşlarıyla bazen de öfkeyle karşımıza çıkar, ben hayatım boyunca haksızlığa karşı dayanamadım ve haykırdım , kalbime dokunan anlarda ise gözlerimin yaşını tutamadım.

Hayatınızda gizli kalmış bir şey var mı?

Benim dünyam açıktır hani bir şarkı sözü var “gönül kapım açıktır çalmadan gir içeri “ diye sözleri var hayatımda gizli bir iş yok çünkü gizlenecek bir  işim yok


En çok hangi yemeği seversiniz?

Karalâhana dolmasını, fasulye turşusu kavurmasını ve dolma çok severim.



Spor yapıyor musunuz?

Siyasette çok spor yapıyorum, mesela çenem baya bir çalışıyor.

 Arabanıza mı, kendinize mi daha çok bakarsınız?

Genelimizde olduğu gibi arabayı nizami bakıma sokuyorum. Kendime ise gayri nizami Ancak saç tıraşımı en geç 25 günde bir sakal tıraşımı ise hafta sonu dahil her gün yaparım .


Giyim konusunda nasılsınız?

Kıyafetlerim seçimi tarafıma aittir, tamamen kendi zevkim bu konuda da iyi olduğumu düşünüyorum.



Son zamanlarda İstanbul sokaklarında umursamadan gezdiğiniz oldu mu?


Öyle bir zamanım yok, hep bir koşturma, hep bir yetiştirmemiz gereken işlerimiz oluyor, ama  Beylikdüzü sokaklarında tüm komşularını tanıyan ve selam veren   , her tarafa dikkat eden, her tarafı algılayan, bütün komşularımın gurur duyacağı Belediye Başkanı olarak, buranın koruyucusu olarak,  dolaşmak istiyorum. Bunun için gayret gösteriyorum. Beylikdüzü halkı çevresi, esnafı, her an beni görebilecek, her an onların ellerini sıkacağım, onlara hayırlı işler dileyeceğim, ilk siftahı atacağım  Güzel günleri yaşayalım istiyorum.



En son balık ekmek ne zaman yediniz?

Üç dört ay önce Eminönü’nde yedim.



Son 10 dakikanız kaldığını söyleselerdi, insanlığa ve çok sevdiğiniz Beylikdüzü'ne son sözünüz ne olurdu?


Hz. Peygamberimizin bu sözüne mutlaka uyun, Haksızlık karşısında susmayın, dilsiz şeytan olmayın, yine Hz. Ali'nin söylediği bir sözü söylerdim, haksızlık karşısında boyun eğmeyin, hakkınızla beraber şerefinizi de kaybetmeyin derdim. Kötülüklere seyirci kalıp dünyayı tehlikeli bir yer yapmayın  derdim, hayatınızı yüksek sesle yaşayın derdim. Doğru bildiğiniz her konuda sesinizi sonuna kadar çıkartın derdim. Son dakikada bile bunları önerirdim. 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.