Öne Çıkanlar otomatik dar giyinmek kısırlığa yol açar mı vln serisi tarımsal destekleme ödemeleri yumurta da zam rekoru

Konuklar Usta Gazeteciler Oldu

 Programın Moderatörlüğünü Gazeteci-Yazar Süleyman Özışık yaparken ANAR Araştırma Merkezi Başkanı İbrahim Uslu, Sabah Gazetesi ve Aktüel Dergisi Yazarı Meryem Gayberi, Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Gazeteci Nevzat Çiçek, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Gazanfer Karakaş katılım sağladı. Esenkent Havana Park Sosyal Tesislerinde gerçekleşen Siyaset Akademi'sine ANAR Araştırma Merkezi Başkanı İbrahim Uslu '' Değişen Seçmenler ve Yeni Siyaset'' konu başlığı ile katılımcılara slayt gösterimi eşliğinde sunumunu yaptı. 


“Değişen Seçmenler ve Yeni Siyaset”
İbrahim Uslu, siyaset analizinin ihmal edilmesinin nedeni, verimsizlik olmuştur dedi. Uslu, “Siyasette, dış faktörlerden değil, artık seçmene odaklanmak gerekir. Yorum, analiz yetersiz kalacaktır. Bunları maddeler halinde sıralayacak olursak bugüne kadar bildiklerinizi unutun. Maddelerden biri; ''Çok iş, çok seçmen kazandırmaz idi. Yeni seçmen eski yargıyı yıkmıştır, bunun sonucunda doğan sonuç ise, ''Çalışkan siyasetçi, hep siyasetçi'' diyebiliriz. Geçmiş Türkiye politikasına göre, ''Yaptıklarını iyi duyur, gerisi gelir” dedi. Siyaset bir iletişim sanatıdır diyen Uslu, yeni seçmenler hakkında bilgi vererek, eğitime katılanlara mikrofonu vererek soruları cevapladı. 

“Erdoğan Bu Millet İçin Baldıran Zehri İçti”
ANAR Başkanı İbrahim Uslu ardından Siyaset Akademisi'nin ikinci oturumunda Sabah Gazetesi ve Aktüel Dergisi yazarı Meryem Gayberi söz aldı. Gayberi, 'Milletin iradesi ve yaşanan süreç'' konu başlığı ile sözlerine devam etti. Meryem Gayberi, “Milletin iradesi 17-25 Aralık sürecini nasıl püskürtüyse bugün ki süreci de yine milletin iradesinin püskürteceğini düşünüyorum” dedi. ‘Barışın adı Recep Tayyip Erdoğan'' diyen, Gayberi bu süreçte, ''Erdoğan, bu millet için baldıran zehri içti. Milletimizin de onun arkasında korkusuz ve dik durması gerek. Kobane ve Suruç olaylarını global bir şekilde ele alan Gayberi, ''Kürtlerin, Türkiye'den başka dostu yoktur'' asimile olmuş toplumların yargılarının aşılması gerektiğinin altını çizen Gazeteci Meryem Gayberi, “Ahbap-çavuş ilişkilerine son verip, artık ehli kişilere yer verilmelidir” dedi. Soru-cevap kısmına geçerek, söz hakkını oturuma katılanlara bıraktı ve soruları cevapladı. 

“İktisadi bağımsızlığı olmazsa, o ülkenin siyasi bağımsızlığı olmaz”
Ortadoğu'nun şekillenmesi hakkında bilgi veren ve tarihsel özelliklerini belirten, gazeteci yazar Nevzat Çiçek,  “Batı Ortadoğu'ya direkt müdahale organlarını bırakarak, dolaylı yoldan müdahale yaptı” dedi. 

Çiçek, “Hakkari'nin, Şemdinli ilçesinde olan biriyle, İstanbul'un merkezinde olan bir insan aynı olanaklara sahip olmaya başladı. Batının Ortadoğu’da yaptıklarını şöyle belirtirsek daha doğru olur. Ortadoğu'yu karıştırmak için mezhep ayrılığını amaçlıyorlar. Ilımlı İslam dinine karşı radikal İslam’ı geliştiriyorlar. Sınır siyaseti yapıyorlar, bunun da dünya İslam birliğini bozmaya yönelik olduğunu iyi anlamalıyız. Bizim ülkemiz üzerinde de bu oyunların hepsi oynandı. Türk mü üstün, Kürt mü? Alevi mi, Sünni mi?'' diye, bizleri birbirimize kırdırmaya çalıştılar. Türkiye'yi, Süveyş kanalından uzak tutmaya çalışıyorlar” dedi. Çiçek, “Bunun en büyük sebebi ise Ortadoğu ile bir bağlantısının kalmaması ve tamamen Türkiye'yi saha dışı ve ticari gelirlerini kısmaya yönelik olduğunu” açıkladı. Konuşması ardından soru cevap kısmına vakit ayıran Çiçek; “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu ülkenin istihbarat başkanı 2007 yılında konuşma yaptı, Güçlü bir lider, güçlü bir dış politika, güçlü bir asker olması gerekir. Devlet kendi paradigmasını oluşturdu. ''Önce güven sağlanmalı, güven normalleşmeyi, normalleşme yasallaşmayı, yasallaşma da silahsızlanmayı getirecektir. Bir şeyi değiştirmek için var mısınız? Bu ülkede en büyük sevginin, eleştirmeyip değiştirmek gerek olduğunu” belirterek sözlerini tamamladı. 

“Medya ve Gazeteci Halkın Vicdanıdır”
Siyaset Akademisine, son olarak katılan Yeni Şafak  Gazetesi köşe yazarı Hikmet GENÇ, konuşmasında sosyal medyayı ele aldı. Globalleşen sosyal medyanın, dünyaya olan etkilerinden en büyük aracı olan ''Twitterin''  hem dünya; hem de Türkiye'ye olan etkilerinden bahsetti. İnternetin gelmesiyle birlikte, artık yeni medya kuruluşlarının, internet üzerinden bir gazeteye göre daha çok okunduğunu ve gazeteciliğin bilhassa önemini yitirdiğinden ve sosyal medyanın daha çok takip edilir hale geldiğinden bahsetti. Dünya çok küçüldü diyen Genç, “sosyal medya çok tartışılır bir yer oldu. Türkiye'de sosyal medya çok hızlı yayıldı” dedi. Medyada algı yönetimini ele alan Genç,  “artık tüm dünya üzerinde toplum algısı sosyal medyada yürütülüyor “diyerek Türkiye'nin sosyal medya konusunda çok aktif olduğunu söyledi. Genç, “Sosyal medyayı bilinçli bir toplum olarak kullanmalıyız” diyerek, birçok soruyu yanıtladı. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.