Erol Temel

Akordeon ve ses sanatçısı Erol Temel ile Gürcü müziğinin geçmişi ve geleceğine ilişkin bir söyleşi gerçekleştirdik. Temel, müzik kültüründe anadil unsuruna dikkatleri çekiyor. Artvin eşrafında akordeon denilince akla ilk gelen isimlerden Erol Temel yıllarını verdiği Gürcü müziği hakkında sorularımızı yanıtladı. Dilden kültüre, ölçüden danslara kadar birçok konuda görüşlerini aldığımız Temel “Kültürü yaşatmak için önce dilimize sahip çıkmalıyız” diyor.

Türkiye’de yaşayan Gürcülerin arasında çeşitli kültürel farklılıklara rastlıyoruz, bunun sebebi ne olabilir?

Türkiye’de yaşayan Gürcü halkı, çok geniş bir alana yayıldığı için gerek dillerinde gerek folklorik kültürlerinde farklılık gözleniyor. 93 harbinden sonra göç eden insanlar hayatta kalma mücadelesi içinde oldukları için bir süre sonra birbiriyle bağlantılarını da kaybedince kültürlerini de yitirmeye başlamışlar. Örnek vermek gerekirse benim köyüm Şavşat Şenocak’ta, başka hiçbir Gürcü köyünde kullanılmayan davul zurna gibi enstrümanlar kullanılır. Bu da kültürel etkileşimin bir göstergesidir. Öte yandan anadilde eğitim eksikliğinin de bir sorun olduğu görülüyor.

Anadilde eğitim ile müziği yaşatmak arasındaki bağdan bahsedelim öyleyse…

Gürcü dilinde eğitim olmadığı için hiçbir Gürcüce türkü notaya alınamamış, sözleri kaydedilmemiş ve kaybolup gitmiş. O günden bu güne sadece sözlü olarak süregelmiş, hatta çoğu Türkçeleştirilmiş ve orijinal olanları unutulmuş. Özgün Gürcüce esere nadiren rastlıyoruz. Ne yazık ki diller kayboldukça orijinallik de kaybolur. Bu durum bir kültürün yok olması anlamına da gelebilir.

Bu türkülere örnek verebilir misiniz?

Türkülerimizde bunların sayısız örnekleri mevcuttur.
Halen Şavşat-İmerhevi Gürcüleri arasında söylenen bu türküde;

Mağla mağla miprinavs
Kvaviyatu kartali
çemi yari gathovla
tkviliyatu vartali

görüldüğü gibi Türkçe “Kartal” ve “Yar” sözcükleri yer alıyor. Öte yandan Gürcistan’la sınırların açılmasından sonra hem konuşma dilinde hem de folklorik anlamda yavaş yavaş bir bütünleşme göze çarpmaya başladı. Örneğin Dari duri, Gogni gogni gogocan, Patara gogo gibi Gürcüce türküler sınır etkileşimi sayesinde Türkiye Gürcüleri arasında da sıkça söylenir.

Peki ya Şeyh Şamil ve Ata Barı melodileri?

Şeyh Şamil’in yöremizde sıkça oynandığı görülür, ritmik figürleri dolayısıyla Gürcü oyunlarına benzer. Ancak Şeyh Şamil’in Dağıstan asıllı bir Türk olduğu biliniyor. Ata Barı ise Artvin Barı’nın sonradan değiştirilmiş halidir.

1936’da düzenlenen Balkan Festivali sırasında Artvin Barı, Artvinli bir ekip tarafından Atatürk’ün huzurunda sergilenmiş. Atatürk de Artvin Barı’nı çok severek ve müziğe eşlik ederek barın başına geçmiş. Folklor ekibiyle beraber oynamış. Bundan sonra da Artvin heyeti Atatürk’e bir yazı göndermiş ve Artvin Barı’nı “Ata Barı” olarak değiştirmek istediklerini dile getirmişler. Atatürk de bunu kabul etmiş ve bundan sonra Artvin Barı, Ata Barı olarak anılmaya başlanmış.

Gürcüce türkülerin ölçülerinden ve Gürcü müziğinde kullanılan enstrümanlardan bahsedelim biraz da…

Genelde 5/8’lik, 6/8’lik, 10/8’lik ölçülerde türküler söylenir. Enstrümanlar ise ağırlıklı olarak tulum, el armonikası (mızıka), garmon ve akordeondur. Son zamanlarda yer yer akordeon eşliğinde tulum görülür. Panduri gibi sazlar ise şu an sadece Gürcistan’da kullanılıyor.

Gürcü danslarından “Bıçak” oyununa dair neler söyleyeceksiniz?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Türkiye’de Trabzon ve çevresinde oynanan Bıçak Horonu Gürcistan’da oynanandan farklıdır. Gürcistan’da grup halinde, Trabzon’da ise iki kişiyle oynanır. Öte yandan Türkiye Gürcüleri arasında Bıçak oyunu yaygınlaşmamıştır.

Gürcü müzik kültürünü tam anlamıyla yaşatabilmemiz için neler yapabiliriz?

Öncelikle dilimizi korumamız, geliştirmemiz lazım. Daha sonra da Gürcü müzisyenlerle diyalog içinde olarak, müzikal etkinliklere katılmalıyız. Hatta uzun vadede, şu anda var olan Gürcü şarkılarının orijinal sözlerini bularak onlarla bütünleştirebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.