Bir dünya kadınlar günü daha kutlanmaya hazırlanılıyor. Kadınlarımızı en çok andığımız hafta olarak çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Başta hükümet kadınların özlük hakları ile ilgili reformlar gerçekleştirirken sivil toplum kuruluşları ise kimi neyle nasıl ödül ve plaketle ödüllendirecekler onun telaşını yaşıyorlar. Bunlardan en ilginç olanı ise bir belediyenin çalışanlarına verdiği özlük haklarına eşine şiddet uygulaması halinde kendisine ödenecek iyileştirme özlük haklarını şiddet kullandığı eşine devredeceğine dair sözleşme imzalaması.
Bunu ilginç kılan ise yaptırımın sözleşme imzalama olması. Aslında bireylerin ister kadın ister erkek o evlilik denen kutsal çatıyı kurduklarında beyan ettikleri sadakat sözlerine sadık kalmak için insan olmaları yeterli. Bu unutulmadığı zaman aile içi şiddetin olma ihtimali kalmaz. Unutulur ise bilinmeli ki unutanlar aile dışı şiddeti yaşayan ve yaşatanlar ile aynı sınıfa girer. O halde mesele kadına şiddet olarak ele alınmamalı.  Şiddet her ne şekilde olursa olsun kim tarafından ne maksatla yapılmış olursa olsun kabul edilmemeli.
 Uygulayanlar için başta gelire göre yüklü maddi ceza ile beraber maddi tazminatın yanında da ceza olarak hâkimlerimizin son zamanlarda verdikleri kamu hizmeti cezaları ile itibarsızlaştırılmalı sonuca göre gerektiğinde hapis cezası verilmeli. Sözün özü ise şiddet uygulayanlar toplum tarafından dışlanmalı buna cüret edecek olanların toplumun kabul etmediği sınıfa gireceklerini bilecek kadar eğitilmeliler.
“şartlar ne olursa olsun şiddete başvurduğun zaman haklılığını yitirirsin”

Bu cümle her kim tarafından kurulmuşsa benim çok beğendiğim bir cümle. Çok beğendiğim bir diğer makalede ise bir anne karnındaki bebeğin yaradan yüce ALLAH İçin serzenişi. Bebek dünyaya geleceği anda yaratana yalvarır.
 “ Ben dünyaya gideceğim ama doğduğum an yürüyemeyeceğim kendi başıma yiyip içemeyeceğim gibi ne isteyeceğimi dahi beceremeyeceğim. Bir yerim acıdığında kendimi ifade edemeyecek hatta yıllarca bu böyle devam edecek ben doğmak istemiyorum” 
 
Yaratanın cevabı şu olmuş.
  “Sen doğduğunda sana bir melek görevlendireceğim sen kendi başına hareket edip düşünecek duruma (Akil baliğ) gelene kadar sana hizmet edecek sen rahat ol”
   
Bebek son bir kez sorar
 “ ya rabbim bana o meleğin adını söylerimsin?”
 
Yaratan şu cevabı verir.
  “Sizi dünyaya getiren o kullarım siz rahimlerine düştükten sonra melek durumunda olurlar ve o meleklerin adları farklı farklı isimler olsa da siz onlara anne diyeceksiniz.”
Dünya kadınlar günü ülkemdeki kadınların mutlu huzurlu geçmesi temennisi ile kadınlarımızın önemini anlatan küçük bir hikâyeyi aktararak kadınlarımızın bir nebze olsun başka bir yanları olan annelik duygusunu insanlara hatırlatmak ve bu özel günde kadınlarımızı annelerimizi anmak yerine her zaman onlara saygı sevgi ve hoş görü göstermek temennisi ile.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.