Hepimizin ağzında pelesenk olmuş bir dava söylemdir gidiyor... Bu oldukça ciddi ve derinlikli  kavramı bilincinde olan da olmayan da, samimi olan da olmayan da, adeta önüne gelen herkes dillendiriyor... Dolayısıyla da lüzumlu lüzumsuz fazlaca gündeme gelmesinden mütevellit Dava Kavramı gitgide görkemli etkisini yitiriyor...
 
Efendim ben davama sıkı sıkıya bağlıyım, ölürüm, öldürürüm, yakarım, yıkarım, uçarım diyenlere bir bakıyorsun koltuk gidince düşman kesilmiş... Adamın davasına bağlılığı koltukla doğru orantılı... Koltuk var, makam var dava var... Koltuk gitti davası bitti...
 
Şu modern ve süper hızla değişen, evrilen hayatın en  kötü etkilerinden bir tanesi, tüm güzel duygu, kavram, mana adına ne varsa hepsini çarçabuk tükettiriyor insanoğluna... Ve derinlik... Düşünce ve duygu dünyamızı terk edeli epey zaman oldu...
 
Yalnızca makam başında güttüğünü ya da bir parçası olduğunu iddia ettiğin dava, dava değildir... Gerçek dava insanları ister kadın olsun, ister erkek bedelini bir şekilde öderler, ödemişlerdir... İnandığı uğruna ölümü bile göze alanlar zaten bunu söylev malzemesi yapmayanlardır... Genelde de  Davaları filizlenip  çiçek açsın diye onlar çoktan toprak olmuşlardır...
 
Tıpkı yediğimiz gıdalardaki yapaylık gibi şu an insanlığın en büyük sıkıntısı; olduğu gibi görünen doğal insanların artık ziyadesiyle azalmasıdır... Kahir ekseriyet aslında olmadığı, olamadığı ve olamayacağı  bir  sahte kimlikle dolaşıyor.. Bu durumda olan insan da ne kendine, ne çevresine, ne de cemiyete bir katkı sağlayabiliyor... Ve DAVA kelamı böyle ağızlarda olabildiğince eğreti duruyor, tenakuz oluşturuyor, hiç  de yakışmıyor...
 
Bu demek değil elbette gerçek dava insanları tedavülden kalktı... Sadece güzel olan her şey gibi miktarı azaldı... Zamanların en zoru olan Ahir zamanın bir getirisi muhtemelen...
 
Haini, sahtesi, riyakârı, vefasızı, uslanmazı çok olan ülkemizde  Kahramanlarımızda var bizim... Davasına sevdalı, Vatanına sevdalı, Milletine sevdalı Has insanlarımızda var...
 
Ve Bizim bin yıldan fazla zamandır uğruna nice canlar verdiğimiz ulvi Davamızın adı ‘İla-yı Kelimetullahtır.’ Bilenler bilir, bilmeyenler de öğrenir ve lakin bilmek istemeyenler de kendileri bilir..
 
Ve bu uğurda ölmek en büyük şereftir bizler için...
 
Son söz olarak; içimizde azalsa da hala mevcut olan kaliteli insanları görmeyip sadece yanlışlara, hatalara, çarpık ve çapsız insanların çokluğuna bakarak davadan elini eteğini çekenler, küsenler...
 
DAVANA KÜSMEK KENDİNE KÜSMEKTİR... VE BİN YILDIR BU YOLDA YÜRÜMEK HİÇ KOLAY OLMADI Kİ ŞİMDİ OLSUN...
 
HER ŞARTTA, HER HALÜKARDA  VE DAİMA
 
‘DURMAK YOK YOLA DEVAM’
 
Sevgiyle kalın efendim...
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Bahttin demirel 1 ay önce

Çok güzel özet lemişsiniz neslihan soyhan hanım ağzına yüregine sağlık bu ülkenin sizin gibi cesur yürekli insanlara ihtiyacıvar inşAllah ilerleyen günlerde sizi vekilimiz olarak gömek isteriz yolunuz açık olsun Allah sizi kötülüklerden korusun

Misafir Avatar
Hüseyin dolapci 1 ay önce

Samimiyetsiz ve menfaaçi kişler tarafından tüketilen veya tüketilmekte olan bir değeri daha hatırlattığınız için teşekkürler Neslihan hanım yine nokta atışı yapmışsınız Teşekkürler