CAMİDE KADIN OLMAK..
Günümüzde kadın aktif olarak çalışma ve sosyal hayatın içinde. Veya sosyal sorumluluk projelerinin vazgeçilmez üyesi. Dolayısıyla gününün önemli bir kısmı evinin dışında geçiyor. İşte bu veya başka nedenlerle kadınlar dışarıda vakit namazlarını kaçırmamak için hep yakınlarda bir cami veya mescit arayışına girerler. Hele bir de abdest almaları gerekiyorsa işleri daha da zorlaşır.

Ne yazık ki son yıllarda alınan önlemlere rağmen halen birçok cami lavaboları çok bakımsız ve kirli.  Birçoğunda bayan bölümü yok. Olsa bile abdest alacak yer yok. Erkekler için durum daha kolay dışarıda şadırvanlar da rahatça abdestlerini alabiliyorlar. Ama bayanlar hiçde uygun olmayan koşullarda abdest almak zorunda kalıyorlar bazen de uygun yer bulamadıkları için alamıyorlar.

 Namaz dinin direği ve üstümüze farz. Dolayısıyla inancının gereği olan vakit namazlarını kılabilmek için şartlar oluşturulurken kadın,  negatif ayrımcılığa tabii tutulmanın acısını yaşıyor zaman zaman. Vaktinde eda etmeleri gereken vakit namazlarını uygun fiziki alanlar bulamadığı için kaçırmak durumunda kalıyor.

İnancını rahatça yaşayabilmesi için şartların oluşturulması “İnsanca Yaşamın” ve en önemlisi “İnsan Onuru” nun gerekliliğidir. Aynı zamanda demokratik bir haktır. Bu sıkıntılar sadece camilerde değil bazı alışveriş merkezlerinde bazı kurumlarda dinlenme tesislerinde de ne yazık ki yaşanıyor. Bunun yanı sıra pırıl pırıl mescitleri, tuvaletlerden bağımsız gerek kadın gerek erkek için abdest alma alanları ile göz dolduran camileri, alışveriş merkezlerini ve işletmeleri konumun dışında tutarak onları takdir ediyor teşekkürlerimi bildiriyorum.

Her ne kadar abdest alma konusunda kadınlar sıkıntı yaşasalar da; şöyle geriye dönüp baktığımızda son yıllarda camilerde kadınlara ayrılan bölümlerde yapılan olumlu düzenlemelerin takdir edilmesi gerektiği gerçeğini de göz ardı etmemek gerek. Daha önceleri camilerin en kuytu, havasız, nemli alanları, merdiven altları  ya da depo gibi kullanılan bölümleri alelacele döşenerek kadınlara tahsis edildiğini düşünürsek eksiklerine rağmen bugünkü duruma şükretmemiz gerektiğini düşünüyorum. Camiye gelen kadın küf kokusu altında mihrabı, minberi , hatta caminin içini bile doğru dürüst görmeden,  cemaat feyzini doya doya yaşayamadan  arka kapılardan camiyi terk ederdi. Üstelik camii cemaatinin de zaman zaman psikolojik baskısını üstünde hissederek.

Ama diyanette kadın idarecilerin, vaizelerin bu serzenişleri dikkate alması sonucu yaptıkları çalışmalar nispeten olumlu sonuç verdi kadınlar şimdilerde daha insani şartlarda namazlarını eda etmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Sadece namaz kılmak için camiler kullanılmıyor aynı zamanda camiler bir kültür, ilim, irfan olma yolunda ilerleyerek yavaş yavaş  asıl misyonuna dönüyor. Tabii bu olumlu gelişmeler yanı sıra gerek kadın ve gerekse erkekler camilerin gerek içleri ve  gerekse lavabolarını son derece temiz görmek istiyorlar. Temiz görmek isteyenlerin dini mabetleri de öyle bırakmaları gerekmektedir. Kalite caminin her yerine yansıtılmalı. İnsanlarımız da bu kaliteyi muhafaza etmesini bilerek görevlilere yardımcı olabilmelidirler.

Kadınlar ve çocuklar asla camilerin dışında tutulmamalı hatta teşvik edilmeli. Kadınlar en ücra camide bile abdest alacak tertemiz şadırvan lavabo beklerken aynı zamanda cami adabına uymak için gereken titizliği göstermelidir.

En ücra yerlerde bile yapılacak düzenlemelerin şu bu değil aslolan “İnsan Onuru” na yakışır olmasıdır.
Üstelik bizim dinimiz zarafet, nezaket ve barışın yanı sıra “Temizlik İmandandır” derken.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.