Bu Benim Savaşım

Yaşamım boyunca sevmek için nedenler aradım. Hayatıma giren herkesi hatta her eşyayı çok sevdim. O beni sevmemiş, canımı acıtmış, kalbimi kırmış, iyiliğime kötülükle cevap vermiş banane ben onu seviyorum ya...

Bu duygu büyüttü beni. Mutlaka sevmem lazım çünkü. Bir hırkayı giyebilmem için sevemem lazım. Bir yemeği yiyebilmem için sevmem lazım. Hiç durmadan kendime amaçlar edinmem, üretmem, düşünmem lazım...

İnsanın yaşı ilerledikçe kendini daha iyi tanımaya, keşfetmeye başlıyormuş. Ben kendimde keşfettim ki kavuşmaları sevmiyorum. Kavuşmaya giden yolculuğu seviyorum. O yolculukta edilen duaları, yapılan fedakârlıkları, kurulan hayalleri seviyorum. Amaçlarımın gerçekleşme arzusu beni geliştiriyor. Her geçen gün o duygu ile pes etmeden koşabiliyorum. Amaçlarım sonuca bağlanınca tekrardan yeni hedefler belirliyorum. Ve bunu yaparken de kimin bana ne verdiğinden çok hayatın bana ne verdiği ile ilgileniyorum.

Her gün biraz daha büyüyorum. Mesela son zamanlarda yeni bir amacım var. Dünüm bugünümle aynı olmasın. Yeni bir söz öğreneyim veya yeni bir yemek tarifi, kızımla oynayacak bir oyun, bir anı, bir şarkı mesela. İlla hayatımda ilk olması da gerekmiyor eski olamaması yeterli. Bunu yapamazsan o gün hiç yaşanmamış olur çünkü. Başka bir günün tekrarı gibi sadece.

Amaçlar üretmeye ve gerçekleştirmeye çalışıyorum. Bu yorgunluğu seviyorum. Kimin bana ne yaptığından çok neyi öğretmek için gönderildiğini bulmaya çalışıyorum. Hiç kimse sebepsiz girmez hayatımıza çünkü. Kimi insan yara olmaya kimi insan merhem olmaya gelmiştir. Kendimize sormak lazım Yara mıyım?
Merhem miyim acaba?

Başa çıkamadığım bir olayla karşılaştığımda olayın görünen yüzünden cok icebergin görünmeyen parçasını kavramaya çalışıyorum.
Ben ne yaptım?
Bu olay bana neyi anlatmak istiyor?
Hangi günahımın kefareti acaba?
Kimseyle derdim yok ki kendimden başka. Çünkü biliyorum ki bugün yaşadığım her şey geçmişimin bir yansıması. Belki yaptığım bir duanın kabulünü yaşıyorum şuan belki de kırdığım bir kalbin bedelini ödüyorum. Geleceğimin ne kadar güzel olmasını istiyorsam bugün onun için çalışmalıyım biliyorum.

Durmak isyan etmek beklemek bana göre değil. Duramam çünkü durursam acır. Hem de çok acır. Yaralarım kanamaya başlar. Hatırlamak istemediğim her ne varsa hepsi bir anda aklıma hücum eder. Savaşamam. Ne kadar affetmeye çalışsam da beceremediğim herkes koşa koşa kalbime gelir başa çıkamam. Nereye koyduğumu unutmaya çalıştığım tüm hayal kırıklıkları batmaya başlar teker teker. O yüzden duramam. Durursam acır çünkü...
Kendimle olan yolculuğumda hala çıkmaz sokaklarım var girmeye korktuğum. Tek tek aydınlatacağım tüm sokakları elbet. Zamanı geldiğinde. Ama şimdi değil bunu biliyorum.

Bu hafta kendi hayatımdan yazmak istedim. Herkesin herkesle savaştığı bu zamanda kendimle olan savaşımdan bahsetmek istedim. Çünkü biliyorum ki "sen değişirsen kâinat değişir". Daha iyi bir insan olmak için başladığım bu yolculuk uzun sürecek belli. Belli ki çok yorulacağım, çok yara alacağım ama vazgeçmeyeceğim. Biliyorum ki iyilik bulaşıcıdır. Eğer ben iyi olursam tüm etrafım iyi olacak. Tüm çıkmaz sokaklarım elbet aydınlanacak. Beceremezsem de en azından bu yolda son bulur hikâyem. Hem Rabbim yolun sonuna değil gidişatımıza not vermiyor mu?

Herkese iyi yolculuklar. Dilerim güzel bir durakta karşılaşırız sizinle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zeynep 2 hafta önce

Yine harika bir yazı cok güzel

Avatar
Mustafaturgul 2 hafta önce

Bir sonraki yazını sabırsızlıkla bekliyorum
Tebrik ederim kardeşim yazın harika .. başarıların devamını diliyorum