“Küstürdüm gönülü güldüremedim .Baharım güz oldu yazım kış oldu
Gönüle yarini bulduramadım. Baharım güz oldu yazım kış oldu”
Saza her vuruşunda dinleyenlerin gönül telini titreten, duygusallıkta zirve yaptıran,  sazı konuşmaktan ziyade inleten Merhum Sanatçı Neşet Ertaş her nakaratta “Baharım güz oldu, yazım kış oldu” derken yarini bulamayanların gönlündeki hazanı ve hüznü hicvetmiş. Nice şairin mısralarında, şarkıların güftelerinde, yazarın paragraflarında böyledir illa ha ki bahar ya da sonbahar. Kış pek öksüzdür romantizm içeren eserlerde. Üvey evlat muamelesi görür. 
Sevdalar ilkbaharda filiz verir. Yaşam sevinci, huzur ve aşkın mevsimidir diye geçer ilkbahar. Yine ilkbaharda tüm canlılığı ile dile gelen duygular yazarın ve şairin kaleminden bir bir dökülür satırlara.
Sonbahar ise nedense  hüznün, ayrılığın, terk edişin mevsimi diye geçer şiirlerde. Sonbaharı anlatan şiirlerde hazan ve hüzün birlikte yer alır. İlkbahar aşkın, sonbahar vedanın mevsimidir. İlkbahar yeniden doğuşu, sonbahar ise ölümü hatırlatır.
Oysa her mevsim içinde barındırdığı gizemleri, insanlarda yaşattığı duyguları, tablo gibi resmedilen görünümü ile apayrı güzellikte. İçinde bulunduğumuz mevsim “ Kış “ ve biz bu günlerde kışı olanca şiddeti ile yaşıyoruz. Kış mevsimi diğer mevsimler kadar şair ve yazarlara ilham kaynağı olamasa da sıcacık bir yuvası, doyumluk aşı olanlar için apayrı  güzelliğe sahiptir.  Evrenin baharda yeniden doğmak için uykuya daldığı bu mevsim hele tüm çirkinlikleri örten kar ile bezenmişse işte o zaman değmeyin manzaranın keyfine.
Kartopu, kızak, kayak, kardanadam büyük küçük herkesin eğlencesi oluverir. Her birimiz lapa lapa yağan karı seyrederken gözlerimiz dalar eski kışları ve kış eğlencelerini düşünmekten alıkoyamayız kendimizi. Her ne kadar son günlerde artarda gelen şehit haberleri ile gönüller hüzne bulansa da bir nebze ülke gündeminden kendimizi soyutlayarak dışarıdaki yılbaşı kartpostallarını andıran manzara eşliğinde içlerimizi ısıtan sımsıcak çaylarımızı yudumlarız.
Kış aslında tüm aile ile birlikte olmanın komşuluk edebilmenin evde nitelikli vakit geçirebilmenin mevsimidir. Uzun kış gecelerine sığdırılan kestane, mısır patlatmanın yanı sıra daha çok okuyabilmenin, daha çok sohbet edebilmenin, her yöre yemek kültürüne uygun davetlerin daha sık yapılmasının fırsatıdır. Kış geceleri aynı zamanda bizi biz yapan unutulmaya yüz tutmuş kültür değerlerimizin yaşatılması. nesilden nesile aktarılması için en bulunmaz vakitlerdir. 
“Kış” ve “Kar”; nasıl da birbirini tamamlayan bir ikili. Kış mevsimi hele ki kar tüm çirkinlikleri, tüm kirlilikleri örten bembeyaz  örtüsü ile bir şehri sanki sihirli bir dokunuşla baştanbaşa restorasyona sokmuş, yenilemiş havasını verir. İçinizden geçer kar hiç kalkmasa çarpık yapılar, kirlilik bu denli göze batmasa. Hatta hatta daha ilerisi olsa. Dünyadaki tüm kirliliklerin, pisliklerin, kötülüklerin üstünü örtse. Dünyadan hiç kalkmazsa. Ne çocuklar ağlasa, ne fidan gibi bedenler kalleşçe vurularak toprağa düşse ne de ülkeler işgal edilse. 
 Evet bu yüzden kar hiç kalkmazsa. Ama üşüyen, bir çorbaya hasret sokakları mesken edinen kimsesizler ile yakacağı, yiyecek ekmeği olmayan, hele hele bizler bu vatan üzerinde rahat yaşayalım diye canı pahasına eller tetikte yirmi dört saat dondurucu soğukta nöbet tutan aslan gibi  vatan evlatlarımızı düşününce içimiz burkulur. İşte o zaman ne manzara ne kar ne de elinizde sımsıkı tuttuğunuz çayınız bir anlam ifade eder. Bir de karın altında yiyecek sıkıntısı çeken canlıların varlığı ile savaştan kaçan yaşlı çocuk ve kadınlar aklınıza gelince böyle düşündüğünüz için çok utanırsınız. İşte o zaman dua vakti gelmiş demektir. Hemen tüm benliğinizle duaya kalkar elleriniz.
Bunca yürek yangın yerine dönmüş, gönüllerde hazan yaşanırken, güzel ülkemin üzerinde kara bulutlar kol gezerken bu soğuk mu soğuk kış gününde sımsıcak bir yazı ile yüreklerinizi bir nebze ısıtabildiysem ne mutlu bana. 2016 da yaşadığımız tüm acı günlerin geride kalması en büyük dileğimiz. 2017 yılı umutlarımızın yeşermesine vesile olsun inşallah. Birlik ve beraberlik içinde, kardeşçe değişmez sınırlarımızla bu güzel vatanımızda aynı bayrak altında özgürce ve huzurla, gayet adil bir şekilde yaşamak temennisiyle yeni yılınızı kutlar , hepinize sağlık , afiyet  ve esenlik  dilerim….  
        
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ismail yıldız 2 yıl önce

Çok güzel bir makale fikrinize saygı kaleminize kuvvet hocam