BİR DEVLET ADAMINI İHRAÇ ETMEK?
Elbet!
Ahmet DAVUTOĞLU'dan bahsediyoruz;Ak parti hükümetlerinde "Dışişleri bakanlığı görevini ifa ettikten sonra-partinin başına geçerek-Genel Başkanlık koltuğuna oturmuş Ve de Başbakan olarak da-devleti sevk ve idare etmiş-görevli ve sorumlu bir adamdan(görev ve sorumluluğunu) bilen ve bilmesi gereken "Bir devlet adamından" bahsetmek istiyoruz..
Peki..
Ahmet DAVUTOĞLU gibi(dün olan/biteni ortaya çıkıp açık yüreklikle söylemesi gerektiği halde, makam ve prestijini kaybetmemek için milletten gizleyerek erteleyen ve makamını kaybettikten sonra da, bugün-Akpartinin Lider ve kadrosunu" ima ederek-muğlak ve kapalı bir dille-söylemek istediğini ancak, bu kez de muhataplarından gelen tepkiden korktuğu için,hiç ilgisi olmadığı halde işin içine MHP'yi de katarak dikkatleri başka yöne çevirerek kıvırıp-kendini inkâr eden) insanlara "DEVLET ADAMI" denir mi?
Bence denilmez/asla ve kat'a denilemez!
Çünkü..
Bırakın "Devlet Adamı"olmayı falan,Adam olmak isteyen bile-önce;Kendini,Halkını,hakkını,haddini bilmek ve ona göre de davranmak zorunda..

Ancak,sanıyorum ki!
Sayın DAVUTOĞLU'nun böyle bir derdi yok..
Eğer olsaydı!
Üyesi olduğu Ak partinin(üye olmadan önce)hiç olmazsa:
1)Kuruluş felsefesini,ilke,amaç ve hedeflerini,
2)Parti tüzüğünün bu felsefeye uygun olarak hazırlanıp/hazırlanmadığını ve de onun insan ve ihsan eksenli evrensel/medeni hukuk norm  ve nosyonuyla, insan hak ve özgürlükleriyle çelişip/çelişmediğini yani "Hâk ve adalete" uygun olup/olmadığını,
3)Uygulanan Plan Ve proğramınin bütün toplum katmanlarını kapsayıp/kapsamadığını,bunun da toplumsal ve de ulusal bir fayda yarar ve katma değer yaratıp/yaratmayacağını araştırıp bilmesi gerekirdi..
Belli ki!
Bunları asla hiç araştırma gereğini duymadan gözü kapali(Baliklama dalıp) katılmış..

Sonra da!
Makamı altından kayinca-Nerdesin demokrasi, Hak,hukuk,adalet ve insan hakları- diyerek, tıpkı yeniçeriler gibi;Kazan kaldırmış..
Yani..
Kazan kaldırmak kolay da,tarihten anladığımız kâdarıyla-onu taşımak zor;Tarihten de hiç ibret almamış-Devlet adamımız galba,ki kendini bu anlamsız kısır döngünün kucağına düşürdü..
Şimdi..
Ayıklasın bakalım;Kazanda pişmeye bıraktığı aşın muğlak taşını-Ayıklayabilirse tabi ki..

Evet,ama!
Eğer bu arada-Ayıklamaya fırsat bile bulmadan- Akpartiden-koparılip;İhraç edilmezse tabi..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.