Eyüp Sultan Amcaoğlu Vehap Sultan

Biri şarka biri garba komutan

ikramı Feyz-i alır Haktan

İstanbul'a kardeş olmuş Bayburt'um

            Şair ZİHNİ

Yaklaşık 5000 yıldır, kimileri Gymnias Paipertes, Paypert, Payper, Babirt, Baybert desede, biz ona asırlardır BAYBURT diyoruz.

Bayburt'un İslam dininin Anadolu'ya açılan ilk kapısı olduğu ve Malazgirt'ten 347 yıl önce fethedildiği, Osmanlıca belgeler ile de teyit edilmiştir.

Bayburt, M.S. 705 yılında Peygamber Efendimizin Sancaktarı, Eyüp Sultan Hazretlerinin, amcaoğlu Abdülvehap Sultan tarafından fethedildiği söylenir.

Şehrin fatihi Abdulvehap Sultan'nın türbesi, Bayburt'un Erenli (Duduzar) köyünde bulunmaktadır.

Şehrin diğer fatihi ise, şehit Osman tepesinde medfun bulunan, Serasker-i Fahr-i Kâinat, Ensarî, Şehid Osman Gazi'dir.

Osmanlı Devleti'nin arşivine intikal etmiş Hicri 1170, Miladi 1757 tarihli bir belgede burada medfun şahıs için  "…Bayburd-ı Erzurum (Erzurum Bayburd'unda) medfun Serasker-i Fahr-i Kâinat, Ensarî, Şehid Osman Gazi türbesi…" ibaresi geçmektedir. Yani bu belgede Şehit Osman Türbesinde yatan zatın Peygamberimizin Medineli sahabe komutanlarından biri olduğu beyan edilmektedir.

Bayburt 5000 yıllık tarihinde büyük roller üstlenmiş, tarihe adını yazdıran olaylara sahne olmuştur. Bayburt tarihinde başkentlik yapmış,  Diyarbakır, Ahlat, Bağdat, Har put, o dönemde Bayburt'a bağlanmştır.

Bayburt'un yakın tarihindeki vahim hadiselere ise kulaklarımız şahitlik etmiştir.

Bayburt'ta yaşayamadım ama Bayburt'un tarihi ile büyüdüm. Rahmetli annemin ve babamın anlattıkları hâlâ kulaklarımda çınlıyor.

Gençler bilmez kanlı koyağın ne demek olduğunu. Bilemezler kışın derenin buzlarını kırıp altında günlerce saklanmanın soğuğunu. Kelimelerin dahi hicap ettiği acıların yaşandığını bilemezler. Bilemezler, çocuklarının gözünün önünde, annelerinin Rus askeri tarafından şehit edildiğini, küçücük çocukların kendi elleriyle annelerini gömdüğünü. Mezar taşı dahi olmayan binlerce şehidi bilmezler.

16 Temmuz 1916'da Bayburt’a giren Rus Kuvvetleri ve onların işbirlikçisi Ermeniler halka pek çok zulüm yapmışlardır. Ermeniler 1918 yılının Şubat ayında yüzlerce Bayburtluyu taş mağazalara doldurmuşlar ve diri diri yakmışlardır.

Rus işgali sırasında, Ermeniler tarafından, mahpushane yapılan, Salih Hamdi Efendi'nin ticaret hanesine, Bayburtlu Müslüman erkekleri, onun karşı tarafındaki Haydar Bey'in ahşap oteline ise kadınları doldurdular.

İlk önce Salih Hamdi Efendi'nin ticaret hanesinde bulunan erkeklere vahşice saldırdılar. Baltalarla, kazmalarla, satırlarla adeta doğradıktan sonra, üzerlerine gaz yağı döküp ateşe verdiler.

Sıra Haydar Beyin evindeki kadınlara gelir.  Kadınlara hicabınızı açın derler.  Kadınların bir kısmı bunu kabul etmeyip kendilerini camdan dışarı atıp kaçmaya çalışırlar, fakat bir tanesi yere yığılır. bacakları kırılmıştır, iki kızı feryatlar içinde, camdan annesini izlemektedir. Onları da aşağı alırlar ve kızlarının gözü önünde annelerini katlederler.

Bu iki yapının içinde ve etrafında, tüm bu zulüm devam ederken, mahalleler arasında da yağma ve yangınlar başlar.

500 Müslüman kadının onuruna dokunup, derisini yüzmek suretiyle ibret olsun diye yol kenarına atarlar.

Yollara atılan bu bedenlere, bin türlü işkence sonrasında, yakılmış küçük çocuk bedenleri de eklenir.

Çaresiz insanlardan yükselen feryatlar, Bayburt'un heybetli dağlarını bile titretir.

Zori Balayanın, Hocalı katliamında, Türk çocuklarına neler yaptığını keyifle anlattığı kitabını görünce, vahşeti anlamak hiç de zor değil.

Bayburt'un kurtuluşunun yıldönümünde, bu mezalimi unutma, unutturma ki, yeni nesil gelecekteki dostunu düşmanını iyi tanısın.

Soykırımı unutma, unutulan soykırım tekrarlanır.

      Aliya İzzet Begoviç

Kadim şehrimiz Bayburt, tüm düşmanlara ve düşmanlıklara  inat, varlığını bütün ihtişamıyla devam ettiriyor. Bayburt'un Bayburt kadar Kadim ve Emin insanları da bu ihtişamı ilelebet devam ettirecektir

Dünya'da bir eşi daha bulunmayan, bir hadiseyi de ifade etmek istiyorum. Bayburt'ta semt pazarı bir gün öncesinden kurulur ve öylece ortada bırakılır. Herkez evine çekilir. Emanete kimse yan gözle bakmaz. Ertesi gün tezgah sahibi besmelesini çeker emin bir şekilde satışına başlar.

Bu örneği dünyanın hiçbir yerinde görmeniz mümkün değildir. Bayburt ne kadar kadim ve emin bir şehir ise, halkı da o kadar kadim ve emindir.

Ne diyelim, Şen Olasın Bayburt.

Kıyamete kadar var olasın Bayburt.

         Lütfiye Aydın Bike

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.