AH ŞU GÜNLER

Mesela Babalar gününde, koltuğunu bir Babaya bırakmış ve yanıbaşında ayakta

bekleyen bir Vali, bir Komutan, bir Belediye Başkanı, Bir Başbakan gördünüz mü?

Göremezsiniz!

Ne yaşlılar gününde bir ihtiyara,
Ne 1 mayısta bir işçiye,
Ne kadınlar gününde bir ev hanımına,
Ne ondokuz mayısta bir gence o koltuk bırakılmaz.

Çünkü onlar konuşur...
Sitem eder,
Sorgular.

Bu yüzden 23 nisan ve 29 ekim,
Korkusuzca koltukları sadece çocuklara bırakma geleneğinde zekice bir tarihtir.

Çocuklar, çocuk olduklarından bilmezler... söyledikleri bildiklerinden olmaz.
Saflık temizlik ve masumiyet kokarlar...

O gün oturtuldukları koltuklarda ve patlayan flaşlar altında, kendilerine tembih edilen
sözler söylerler. İzleyenler " nede büyük laflar ettiler " demeleri bundandır.

Ben çocukları iyi tanırım...
Ben çocukları kendi çocuklarımdan tanırım...

Mutfakta bardakları tek tek kağıda sarıp kutuya doldururken,
Halıları toplayıp rulo yaparken, perdeleri kornijden çıkartırken, Elbiseleri katlayıp
valizlere yerleştirirken sormuşlardı;

- Baba nereye?

Önce durmuştum!
Sonra  yutkunmuştum!
Ve tekrar işe koyulmuştum...

Onlar bir taraftan zıplayıp bir taraftan yine sordular;

- Baba nereye?

Meçhule çıkılan göç hazırlığını anlatamadım...
Sözümü tamamlayamadım.
Oturup ağladım...! 

Ben çocukları iyi bilirim. Ben çocukları kendi çocuklarımdan bilirim.

ülkemin bahtsız çocuklarıdır onlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.