Acaba Şimdi Nerede?

1970 li yılların sonlarıydı. Amasya Ziyaret Ortaokulu müdürlüğünü yapıyordum. Ziyaret Kasabası Amasya merkezine 4 km mesafede kiraz başta olmak üzere meyve üretiminde önemli bir konumdaydı. Halkı çok çalışkandı.

Ziyaret kasabasında bir ilkokul, bir ortaokul, birde bir cemaatin yönettiği yatılı Kur'an Kursu bulunuyordu.

Ortaokul binası yeni yapılmıştı. Oldukça büyük bir binaydı. Öğrenci sayısı 100' ü geçmiyordu. Öğretmen kadrosu tam olup kaliteli eğitim yapılıyordu.

Kur'an Kursunda ise başka köylerden gelen yetim, öksüz ve kimsesiz çocuklar eğitim görüyordu.

Bir gün Kur'an kursu öğrencilerini ortaokula kayıt edip devlet okullarında eğitim almaları gerektiğini düşündüm. Kurs yöneticileri ile diyaloğa geçtim. Konuyu onlara anlatmaya çalıştım. Aylar süren görüşmelerden sonra ikna etmeyi başardım. Kasabadan gönüllü veliler bulduk ve 30 kadar öğrenciyi ortaokula kayıt ettik.

Bu öğrenciler gündüz ortaokula geliyorlar diğer zamanlarda kur'an kursunda dini bilgilerini alıyorlardı. Bir taraftan da Kur'an kursuna yeni kayıt olanları da ortaokula kayıt ediyorduk. Mezun olanlar liseye devam etmek için araştırma yapıyorlardı. Bunların bir kısmı yüksek tahsil yapma şansı yakaladı.

1980 li yılların sonlarına doğru Milli Eğitim Bakanlığındaki bir işim nedeniyle Ankara'ya gitmiştim. Ocak ayı ve hava çok soğuktu. Bir gün sabah saatlerinde Ankara'nın kavurucu soğuğunda Ulus'ta tek başıma yürüyordum. Cadde oldukca kalabalıktı. Karşıdan gelmekte olan Askeri üniformalı uzun boylu biri ile geçiştik. Geçerken bana dikkatli baktığını hissettim. Biraz sonra aynı kişi arkamdan gelerek hızla beni geçti biraz ileride birden durdu, benim geçmemi bekledi. Ben onu geçerken yine dikkatli bir şekilde beni süzdü. Ben onu geçtim. Biraz ilerlemiştim ki. Sağ omuzumda bir el hissettim. Geriye bir baktım askeri paltolu bir subayla göz göze geldim. "Hocam siz benim müdürüm Burhan Çınar' mısınız?" diye sordu. Ben de "evet benim ismim Burhan Çınar" dedim. Hemen elimi öptü. Hocam bir çorba içebilir miyiz? diye sordu. Ben de siz kimsiniz dedim. "Hocam ben Kur'an kursu ögrencilerinden biriydim. Sizin sayenizde okuma fırsatı buldum. Subay oldum. Dahiliye mütehassısı oldum. Askeri hastanede doktorluk yapıyorum" dedi.

Beni kolumdan tuttu zorla bir kafeye gittik. Bana sütlü kahve ısmarladı. Bana dualar ettiğini söyledi. Ve ayrıldık. Birbirimize adres vermeyi akıl edemedik.

Çok merak ediyorum. "Acaba şimdi nerede?"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.