88. Türk Dil Bayramımız Kutlu Olsun

Bugün Türk Dilimizin, bizim dilimizin, Cumhuriyet tarihinde resmi olarak tekrar anadil ilan edilmesinin 88.yılı hepimize kutlu olsun!
26 Eylül-6 Ekimde 1932 yılında gerçekleşen ilk kurultay ile özümüze dönmemizi, halk dili ile resmi dilin aynı olmasını, tarihimize ve değerlerimize sahip çıkmayı sağlayan en büyük güce sahip olduğumuz gündür; bugün! Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu fark ederek İş Bankası için kendi imkȃnları ile koyduğu hisseleri Türk Dil Kurumu’na ve Türk Tarih Kurumu’na bırakmadı mı? 
Okullarda Arapça, resmi noktalarda Osmanlıca ve halkın arasında Türkçe konuşulan, 3 dil karışımı (Arapça-Farsça-Türkçe) olan kozmopolit bir iletişim vardı! İşte o karmaşıklığı, asırlar öncesine dönerek, kendine, aslına sahip çıkmadır; Türk diline dönüş! Düşünebiliyor musunuz? Divan edebiyatı dediğimiz 19. yy. sonlarında okunan aruz veznini anlamak için uğraşırken, 13. yy. yayınlanan Dede Korkut’u hemen anlayabiliyorsunuz! Bir insan neden değerlerini kaybetmek ister ki?

İnsanın yapılan yanlışlardan değerlerini kaybetmesinden çok, bazı fitne kişiler istemediklerine, sevmediklerine değer kaybettirmeye çalışırlar. Kişi karşısındaki ile iletişimini kaybettikçe, birbirini anlayamama, ayrışma söz konusu olur. Bu nedenle inşaattaki harç gibidir; dil! Harç sağlam olmayınca, en güzel malzemeyi de kullansanız; en güzel dekoru da sunsanız; nafile… Siz İngiltere’deki, Fransa’daki, Almanya’daki dükkȃnların girişinde, hiç farklı dilde yazılar gördünüz mü? Yurt dışında işe başlayınca, hiç sizinle kendi dilinizde konuşmaya çalışan birisi olur mu? Benim yurtdışında gözlemlediğim, bulunduğu ülkenin dilini bilmeyen kişi/ler işe giremezler. Ülkemizde ise yabancı olup, yabancı dil konuşan, bizlerin ise kendi ülkemizde o yabancı ile yabancı dille konuşmaya çalıştığımız çok olur. Örneğin 9 yıl Fransız şirketinde çalıştım. Direktörümüz Fransızdı. Herkesin İngilizcesi vardı ama herkesin Fransızcası yoktu. Direktörün eşi Türk olduğu için, kendisinin Türkçesi vardı ama tüm toplantılar Fransızca gerçekleşirdi. Çünkü Fransız halkı; en önemli harcın, dil olduğunu okulunda öğrenmişti!
Farklı diller öğrenmek insanın dünyaya bakış açısını da geliştirir; tabi ki öğrenelim ama değerlerimize de sahip çıkarak! Senelerce kölelik uygulayan ülkeleri düşünelim. Cezayir’e gidin Fransızca, Hindistan’a gidin İngilizce, Meksika’ya gidin İspanyolca konuşulur. Bizler 3 kıtaya yayılmıştık ama hiçbir zaman ‘Türkçe konuşulacak’ diye baskı yapmadık; her zaman, her konuda olduğu gibi insanları en önemli harçları olan dillerinde serbest bıraktık. Bugün ‘insan hakları’ diyenlerden, çok daha önce ‘insan haklarını’ uygulamış kişileriz. 

Dikkat edelim uluslararası reklamlarda bize hep farklı dillerde okuma öğretmiyorlar mı? HSBC bankasını, CNN kanalını, IBM şirketini okurken harfleri, Türkçe mi, İngilizce mi okuyorsunuz? Almanya’da veya Fransa’da olsaydınız nasıl okurdunuz? Hamburger, selfy, printer, scanner,  enternasyonel gibi kelimeler dilimize işlemedi mi? Birçok kişi namütenahi, müteşekkir, feriştah, sirayet gibi Arapçadan, Farsçadan geçmiş kelimeleri özellikle seçmiyor mu? Diğer taraftan, dizilerde, reklamlarda Türkçemizde olmayan, ka oldum, musmutlu gibi kelimeler, dilimize pelesenk edilmiyor mu?    
Dünya çapında biz Türklerin en kalabalık millet olduğunu biliyor muyuz? Bir araştırma yapın, söylediklerimin gerçek olduğunu göreceksiniz. Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ ile biz Türklerin tarihinin Sümerlere dayandığını, Mu Adasını anlatan James Churhward ile Mu Adası ile bize dayanan tarihi benzerlikleri gözlemleyeceksiniz. Tarih yalan söylemez; eğer doğru okumayı bilirseniz! Dilimize gerektiği kadar sahip çıkmaya başlayınca, bunları daha iyi göreceğiz.
Ayrışmaların değil, birleşmelerin olması gereken özellikle bu dönemde, harç görevi gören dilimizin bozulmaması, tam aksine kuvvetlenerek gelişmesi, geliştirilmesi için bu özel günde hepimizi bu konuda bir kere daha hassasiyete davet ediyor, hepimizin bu özel gününü kutluyorum!  88. yılımız kutlu olsun. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.