İşimiz gereği haftanın en az 4 günü okullardayız. Ziyaret ettiğimiz okullarda, önce okul idarecilerine bir uğrarız. Okul Müdürü okulda bulunuyorsa, kendisini ziyaret eder, okul ile ilgili bilgi alır ve eğitim-öğretim faaliyetleri hakkında sohbet ederiz. Hani derler ya, ”bir dokun bin ah işit” misali, okul müdürleri çok dertli. Özellikle; okul da çeşitli şekillerde yapılan masrafları karşılayamadıklarından şikayetçiler, giderler çok fazla. Amirleri kendilerine; bağış toplamayacaksınız, işleri yürüteceksiniz, sorun çıkmayacak, bu işi yapamıyorsanız bırakın, sırada bekleyen çok adam var diyorlar.

Okul müdürleri de haklı olarak soruyor, bu iş nasıl olacak, bağış toplamayacağız, siz para göndermeyeceksiniz, biz bu işi nasıl yürüteceğiz? Tabi, bu soruyu sadece biz okula gittiğimizde, dertleşme babında bize soruyorlar. Konunun muhataplarına böyle bir soru sorma lüksleri de yok. İşin muhatabı olması gerekenlere hiçbir sorun ulaştırılmıyor. Çünkü; kendilerine sorun ulaşanlar,hemen
köpürüyor,nasıl olur kardeşim,sorun istemiyoruz,yapamıyorsanız,yapıve recekler var.… okulu idare edemediğinizi söylüyorsanız bırakın gidin diyorlar (bu tavır dolayısıyla, sayıları çok olmasa da
istifa eden okul müdürleri var). Geçtiğimiz hafta arası, Avcılardaki okullarımızdan birinin müdürü de canından öyle bezmiş ki ”biz bütün bu sorunların dışında 5 vakti de okulda geçiriyoruz“ dedi.

5 vakit deyince, önce şaka yaptığını düşündüm ve sordum, nasıl yani, izah edebilirisiniz? Müdür başladı anlatmaya, ” her mesai günü okula yetişebilmek için sabah namazından önce kalkarım. 05.30
civarında evden çıkarken sabah namazı okunuyor. Gün içinde okuldayız. Öğle, ikindi ve akşam ezanları ve nihayet çıkışa yakın da, yani 18.20 gibi yatsı ezanı da okunuyor ve nihayet bizimde derslerimiz yatsı namazından sonra 18.30 da sona eriyor. Öğrencilerin okulu boşaltması,öğretmenlerin ve diğer çalışanların işlerini bitirip çıkması 19.00 u buluyor. Artık, yavaş yavaş bizde idareciler olarak okulu terk edip, ertesi gün sabah ezanını yolda karşılamak üzere tekrar yola revan oluyoruz ” dedi.

Evet, gerçekten doğru. İkili eğitim yapılan okullar da durum bu alemde.Bu kadar yoğun mesai yaparken, bir de eğitimin dışında, okulun maddi problemleriyle uğraşan okul idarecilerinin ne kadar verimli olacağını,eğitim- öğretim faaliyetlerine hangi artı değeri katacaklarını birde siz düşünün.


Enver DEMİR
Türk Eğitim-Sen İst.9 Nolu
Şube Başkanı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.